İnsan Haklarında Çifte Standart’a Hayır

Batı dünyası kendi mahfillerinde Eşcinsellere yönelik hakları meşru görebilir, bazı çevreler de bu tür haklar için rahatsız edici bir şekilde çağrıda da bulunabilirler, elbette bu konuda özgürler, ancak rahatsız edici olan, ABD ve Batı dünyasının sınırları dışında, yani bizim kendi topraklarımızda bu hakları dayatmaya çalışmalarıdır. Hiçbir semavi dinin kabul etmediği hususları bir hakmış gibi savunmaya çalışıyorlar.

Süleyman Cevdet-Şarkul Awsat

Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, her yıl ilan ettiği gibi bu ayın dördünde yeni Oscar töreninin hazırlıklarının yapıldığını açıkladı.

Bu yılki töreni sunmak için ABD’li komedyen Kevin Hart tercih edilmişti.

Ve bu tercih birkaç seçenekten biriydi.

Önümüzdeki tören ise 27 Şubat’ta yapılacak!

Akademi, Oscar’a dair haberleri henüz duyurmuştu ki bütün dünya ayağa kalktı.

Töreni sunacak olan sanatçıyı geri çektiğini, yeni bir arayış içerisine girdiğini, töreni Kevin Hart’ın sunmayacağını açıklayıncaya kadar da dünya sakinleşmedi.

Sunucu tercihini kötü yapmak, bir özür gerektiriyorsa bunu yapacaklarını, Hart’ın da herhangi bir kötü niyet taşımadan yaptığı hatadan dolayı (!) özür dileyecek cesaretinin olduğunu ifade ettiler.

Mesele bu noktada durmadı, sanatçının bizzat kendisinden benzer bir özür talep edildi.

Ünlü sanatçı ise töreni sunmayacağını, her yıl büyük bir merakla beklenen ve zevkle takip edilen bir töreni berbat etmek istemediğini, şayet töreni sunma haberi birilerini rahatsız etti ise bundan dolayı da üzgün olduğunu, bu geceyi daha şimdiden beklemeye başlayan her sanatsever için sevinçli bir gece temenni ettiğini ifade etti.

Peki, hikâyenin aslı tam olarak neydi?

Akademi ve ünlü bir sanatçı açısından bu kadar büyük karmaşaya neden olan konu nedir?

Haberin duyulmasıyla, Akademi’nin tercihlerini gözden geçirmesi gerektiğine dair yaygara koparılmasına neden olan hadise nedir?

Zira karşı karşıya kaldıkları bu fırtına karşısında, geri adım atma durumunda kaldılar.

EŞCİNSELLERDEN HOŞLANMAMA HAKKINI KULLANMASI BÜYÜK SUÇ

Hikâyenin aslı ise; Hart’ın yıllar önce dünyadaki eşcinsellere yönelik takındığı olumsuz tutum.

Twitter’daki hesabından eşcinsellerle alay etmesi ve onlara saldırması… Amerikan sanat dünyasında bir yıldız olduğu için bu paylaşımları dikkat çekti, zira kendisi herhangi bir insan değildi ve bu paylaşımları başkası yapsa belki de dikkat çekmeyecekti.

Bulunduğu bu konumdan dolayı, eşcinsellerin birçoğu saldırıya geçti, onu tehdit etmeye başladılar, ona adeta savaş ilan ettiler, Oscar vesilesiyle bir nevi ondan intikamlarını almış oldular.

Bu arada Twitter hesabından yaptığı paylaşımların silinmesini sağladılar. Twitter’daki hesabından geniş kitlelere yayılan bu eski paylaşımlar belli ki onları rahatsız etmişti!

Doğal sınırları içinde hikâyenin aslı bu şekilde. Yani Akademi ve sanatçı açısından gelişmeler bu çerçevede yaşandı.

Kendi özel Twitter hesabından yaptığı paylaşımlar birilerini kızdırmıştı. Ancak, hikâye bundan daha büyük duruyor. Batı dünyası kendi mahfillerinde eşcinsellere yönelik hakları meşru görebilir, bazı çevreler de bu tür haklar için rahatsız edici bir şekilde çağrıda da bulunabilirler, elbette bu konuda özgürler, ancak rahatsız edici olan, ABD ve Batı dünyasının sınırları dışında, yani bizim kendi topraklarımızda bu hakları dayatmaya çalışmalarıdır.

İşte bu konuda özgür değiller!

BATININ KAFASI İNSANLARIN GENELİYLE DEĞİL EŞCİNSEL HAKLARI İLE MEŞGUL

Bunu söylüyorum, çünkü son dönemde iki Mısırlı yetkiliyle iki ayrı toplantıda bir araya geldim ve Avrupa’daki meslektaşlarıyla bir araya geldiklerinde bazı gözlemleri olmuştu, onları bana aktardılar. Bu Batılı meslektaşlar, bölgedeki yetkililerle bir araya geldikleri toplantılarda, genel olarak insan hakları meselesini, özellikle de tartışılmaz temel hakları dillendirmiyorlar.

Ancak ABD’li sanatçıyı bu yılki ödül töreninden çıkarılmasına neden olan hakları dillendiriyorlar!

Kamu forumlarında her insan hakları tartışmasında bu türden konuları sürekli gündemde tutuyorlar, yani hep bu konularla meşguller!

Birkaç yıl önce, ABD’nin eski Kahire Büyükelçisi Margaret Scobey’in evinde bir akşam yemeğinde meslektaşlarımla yaptığım bir toplantıyı çok iyi hatırlıyorum.

Bu toplantı boyunca merak edip öğrenmeye çalıştığım husus, ABD’nin Mısır’a özellikle eğitim konusunda vereceği desteğin ne kadar olacağıydı. Zira Washington’un bu konuya verdiği destek oldukça mütevazı idi ve pek de bir önem taşımıyordu. Verilen destek son derece kısıtlıydı.

Her ne zaman eğitim hakkından bahsetsek, Büyükelçi Scobey, ifade özgürlüğü, gösteri yapma özgürlüğü, grev yapma hakkından bahsetmeye başlardı.

Benimle tesadüfen tanışan iki Mısırlı yetkiliden anladığım kadarıyla, bunlardan birisi, bir grup Avrupalı yetkiliyi, birkaç hafta önce bir Avrupa başkentindeki bir toplantı sırasında, Mısır ve Arap dünyasındaki vatandaşların sahip olması gereken temel haklar konusunda ikna etmeye çalışmıştı.

Halk, özellikle eğitim, tedavi, barınma ve insanca yaşama hakkına –en azından makul bir seviyede- sahip olmak istiyor.

Hükümetleri de her zaman ilgilendiren hususlar değil midir bunlar!?

EŞCİNSEL HAKLARI TANINMADIĞINDAN ÇOCUKLAR SAĞLIK HAKKINDAN YOKSUN

Mısırlı yetkili bu konuları, mümkün olan her dille ve akla gelebilecek her mantıklı açıklamayla izah etmeye çalıştı ama neredeyse bir işe yaramadı. Her konuşulan meseleye kulaklarını tıkamaktan başka bir şey yapmamaları Mısırlı yetkiliyi de şaşırtmıştı.

Her konuşmada aynı şeyler yaşanıyordu. Mısırlı yetkili her ne zaman konuşmasını bitirse, onlar Kevin Hart’ı Oscar törenini sunmaktan men eden, etrafına sis bombaları atan, her türlü hakareti yapan kimselerin konuştuğu meseleleri (eşcinsellerin hakları vs.) konuşmaya başlıyorlardı.

Mısır hükümeti şu anda 100 milyon Mısırlıyı kapsamlı bir sağlık taramasından geçiriyor. “100 Milyon Sağlıklı İnsan” adlı iddialı bir sağlık projesini hayata geçiriyor.

2020’de Mısır’ın Hepatit C virüsünden tamamen temizlendiğini ilan etmek istiyorlar.

Hükümet, Kahire’deki çalışmaları, 27 valilik seviyesinde ve üç aşamalı olarak başlattı. Birinci aşama tamamlanmış, ikincisi devam etmekte ve neredeyse üçüncü aşamaya geçilmiş durumdadır.

Üçüncü aşamada vatandaşın varsa hastalığı tespit edilecek, gerekli tüm teşhisler konulacak, tedavisine başlanacak ve tüm vatandaşların ilaçları ücretsiz karşılanacak.

Bu çapta bir proje sadece bir örnektir ve iyi bir tedavi görme hakkı da dâhil olmak üzere, insan haklarından bahseden herkesten destek bekliyor.

Bu projeyi uygulayan Hükümet, insan haklarıyla ilgili çalışmalar yapan herkesten ciddi bir destek, yardım ve tebrik bekliyor!

Ne var ki, her ne zaman bu türden ciddi bir dosya konuşulmaya başlansa, Batılı forumlarda hemen, kendi anladıkları tarzda insan haklarından bahsedilmeye başlanıyor.

Eğitim hakkından mahrum kalmış sokakta yaşayan çocukların haklarından bahsetmeden önce,  Hart’ı cezalandıranların haklarından bahsetmeye başlıyorlar.

Hiçbir semavi dinin kabul etmediği hususları bir hakmış gibi savunmaya çalışıyorlar.

İnsan hakları tek bir sınıflandırmaya sahip olmasına rağmen bu şekilde davranmaya devam ediyorlar.

Kaynak: Şarkul Awsat