Hoşgörünün kurucusu Şeyh Zayid 68 yıl önce Vatikan’ı ziyaret etti

Avrupa’ya birçok kez denizaşırı ziyaretlerde bulunan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nin Kurucu Lideri Şeyh Zayid bin Sultan Al Nehyan’ın, 1951 yılında kardeşi Abu Dabi hükümdarı iken Vatikan’ı ziyaret ettiğini gösteren bu fotoğraf karesi, ülkesinin ve hoşgörünün geleceğini yansıtıyor.

Şeyh Zayid ve arkadaşları, 1951’in Ağustos ayında Fransa’dan Abu Dabi’ye geçmeden önce Roma, Türkiye, Mısır ve Lübnan’ı geçerek mini bir tur gerçekleştirdi.

Fransa’da çekilen resimlerde Şeyh Zayid ve arkadaşları Paris’teki Notre Dame Katedrali’ni, St Peter Meydanı ve Vatikan’ı gezdiği görülüyor. Fransız-Lübnanlı Haşim ailesine ait bu nadir koleksiyon, Şeyh Zayid’in 1951’e kadar Avrupa’da çekilen 5 fotoğrafını barındırıyor.

Söz konusu fotoğraflar “Şeyh Zayid ve Avrupa” sergisinde de sergilenmişti.

Kurucu Lider o an, dünyanın farklı halklarının kültürlerine yani Şeyh Zayid’in bilişsel araçlarından biri ve daha sonra büyük projesinin temeli olacak insancıl bir yaklaşımın bir parçası olan medeniyetin insanlığa bıraktığı mirasına bakıyordu: Birleşik Arap Emirlikleri…

Fotoğraflar geleneksel Arap kıyafetleriyle çekildiği için gerçekleştiren heyet ziyaretinin resmi olup olmadığı bilinmiyor. Fotoğrafta, Şeyh Zayid’in solundaki Sahab’ın iki üyesi, kendine özgü elbisesiyle duruyor.

“GAYRİMÜSLİM ÜLKELERLE OLAN ÇİZGİMİZ, SEVGİ VE HOŞGÖRÜYE DAYANIYOR”

Şeyh Zayid’in 1951’de Vatikan’ı ziyareti, gayrimüslim toplumlarla olan ilişkilerinin temel taşlarından birini oluşturuyor. Şeyh Zayid o zamandan beri farklı dinlerle kişisel ve kurumsal düzeyde entelektüel ve davranışsal bir yaklaşım olarak hoşgörü kurallarını belirlemiş, “Gayrimüslim ülkelerle olan politikamızın çizgisi, sevgi ve hoşgörüye dayanan tamamen insancıl bir çizgidir. İnsanlığa karşı bir sorumluluğumuz var, insan olarak onlara saygı duyuyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

Şeyh Zayed’in Batı ile olan yakın ilişkileri, BAE’yi uluslararası haritada değerli bir ülke haline getirmeyi başaran uluslararası ilişkilerin dengesini sağlamada olağanüstü bir siyasi yetenek olduğunu kanıtladı. Bu temele dayanarak, İslam dininin gerçek değerlerini ortaya koymayı, hoşgörüyü temel alarak sevgi ve işbirliği ruhunu yeryüzünün çeşitli halkları arasında yaymayı hedefledi.

1999’daki BAE Arap Terörizminin Korunması Sözleşmesi ile bu düşüncesini onayladı. Ayrıca 30 Ekim 2001 tarihinde de Manama’da düzenlenen terörle mücadele, fon kaynaklarını kesmek ve nedenlerini ele almak için uluslararası eylem ve işbirliğine destek verdiğini açıkladı.

Al İttihad