Bender, Kral Abdullah ile Bush arasında gerçekleşen görüşmenin ayrıntılarını anlattı

Independent Arabia’nın Suudi Arabistan eski İstihbarat Başkanı, Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ve Washington Büyükelçisi ünlü Suudi siyasetçi Prens Bender bin Sultan ile gerçekleştirdiği özel röportajın dördüncü bölümünde Bender, Kral Abdullah’ın ABD eski Başkanı George Bush ile Texas Crawford’daki çiftlikte aralarında geçen konuşmaları anlattı.

Prens Bender bin Sultan, kendisi ile gerçekleştirilen özel röportajın üçüncü bölümünde Esed’in planladığı reformları gerçekleştirmesi için paraya ihtiyacı olduğunu söylemesinin ardından Suudi Kralı Abdullah bin Abdulaziz tarafından kendisine 200 milyon dolar gönderildiğini söylemiş, ayrıca Suriye devrimi başlangıcında Kral Abdullah’ın Esed’e gönderdiği özel elçiler ile ilgili ayrıntıları ortaya koymuştu.

Prens Bender bin Sultan, bu bölümde, Kral Abdullah bin Abdulaziz ile ABD eski Başkanı George Bush arasındaki anlaşmazlığın ayrıntılarını dile getirerek, Filistin meselesi hakkında konuşmaya devam ediyor. Ayrıca Prens, Katar, Katar eski Emiri Şeyh Hamad bin Halife, Katar eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Hamad bin Casim ve Kuveyt’in kurtarılması savaşından önce ve sonra onları bir araya getiren konular hakkında açıklamalarda bulundu. Ayrıca Suriye ve Irak’ta terör örgütü DEAŞ’ın kurulması ile ilgili kendisine yöneltilen suçlamalara ve 2010’dan bu yana Suriye’deki radikal gruplara yardımlarda bulunduğuna dair söylentilere değindi.

Bush’un çiftliği ve Filistinli yaşlı kadın meselesi

Kral Abdullah, henüz Veliaht Prens olduğu 2002 yılında ABD eski Başkanı George Bush’u ziyaret etti. Fakat bu defa Bush’un Texas Crawford’daki çiftliğinde bir araya geldiler. Prens Abdullah, Bush’u daha önce Beyaz Saray’da ziyaret etmişti. Bush, Suudi Arabistan’ı ziyaret ettiğinde, Kral Abdullah onu Cenadriye’deki çiftliğine götürdü. Bunun ardından gerçekleşen ikinci toplantının mekanı olarak ise Bush’un Texas Crawford’daki çiftliği tercih edildi.

Prens Bender bin Sultan Kral Abdullah ile Bush arasında gerçekleşen ikinci görüşmenin ayrıntılarını şöyle anlatıyor:

“Kral’a çiftliğin bulunduğu Crawford’da havaalanı olmadığını ve oraya arabalarla gideceğimizi söyledim. Kral kabul etti ve öncesinde Baba Bush ile de görüşmek istediğini söyledi. Ben de ona protokol gereği önce devlet başkanıyla sonra diğeriyle görüşebileceğini söyledim. Misafirlerin karşılanması için tahsis edilen oğul Bush’un çiftlikteki evi küçük ve mütevazi bir evdi. Suudi heyeti ile ilgili düzenlemeler hususunda yetkililerle anlaştım. Kral Houston’a ulaştığı sırada kendisine Condoleezza Rice eşlik edecekti. Hatırladığım kadarıyla Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Dışişleri Bakanı Colin Powell ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice da Bush ile birlikteydi. Girdiğimiz sırada George Bush kapıda Kral Abdullah’ı selamladı. Ev, mutfak ve yemek odası olan küçük ve mütevazı bir evdi. Girişte birçok özel güvenlik bölümü bulunuyordu.”

 

“Kral Abdullah’ın gelmesinden kısa bir süre sonra Bush, antika bir pikap ile çiftlikte birkaç dakika gezinmeyi teklif etti. Kral tercümeyi kimin yapacağını sordu. Bir süre düşündüler ve şakalaştılar. Sonra tercüman olarak beni seçtiler. Pikabın bagajı dışında yer olmadığı için tercümeyi camdan yapacaktım.”

 

    • “Çiftlikteki öğle yemeğinin ardından Kral Abdullah, İsrail askerinin Filistinli yaşlılara yaptığı saldırı hakkında konuştu. Sonra öfkelendi ve oturmayı reddederek aracın hazırlanması yönünde talimat verdi. Ortamı sakinleştirmeye çalıştık.”

 

“Ziyaretin ana hedeflerinden biri Filistin sorunu ve Arap-İsrail barış dosyasıydı. Kral Abdullah, bir İsrail askerinin Batı Şeria’dan yaşlı bir kadını yere attıktan sonra ayakları ile kadının ellerine ve omuzlarına basması ile ilgili bir haber görmüştü. Kral videonun ve fotoğrafların bir kopyasını muhafaza etmemizi ve ABD’ye gideceğimiz zaman yanımıza almamızı söyledi. Çiftliğe geçtik ve öğle yemeği için sofraya oturduk. Başkan Bush konuşmaya başladığı sırada Kral Abdullah araya girip şöyle dedi; “Bizim yemeğimiz bir parça et, patates ve sebzedir. Mutfak işleri ile eşim ilgileniyor. Öncelikle yemek yenilmesi ve sonrasında gerektiği kadar oturulup konuşulmasını söyler.” Kralın üstünde bir huzursuzluk vardı. Herkes çiftliğe girdiğinden beri Kralın her an bir şeyler söyleyeceğini ve herhangi bir tartışma başlamadan önce içindeki huzursuzluğu dile getirmek istediğini hissediyordu. Yemeği bitirdik ve Başkan Bush ortak meseleleri görüşmek üzere salona geçmeyi teklif etti. Kral öncelikle kendisi ile yalnız görüşmek istediğini ve benim de tercümanlık yapmam için kendileri ile bulunmamı istedi. Salona geçtik. Kral, “Yemeğe hürmeten konuyu açmak istemedim. Bir sahneye tanık oldum ki, kadınlara ve yaşlılara bir parça saygısı olan birinin bunu kabul etmesi mümkün değil” dedi. Sonra Kral Abdullah, İsrail askerinin Filistinli yaşlılara yönelik saldırıları hakkında konuştu ve bir İsrail askerinin Batı Şeria’dan yaşlı bir kadını yere attıktan sonra ayakları ile kadının ellerine ve omuzlarına bastığını söyledi. Bush, Kral’a bunu nerede gördüklerini sordu. Kral ise kendisine “Siz görmediniz mi?” diye sorunca Bush, televizyon izlemediğini, fakat bu durumu soracağını söyledi. Kral hemen benden videoyu ve İsraillilerin yaptığı çirkin davranışları gösteren fotoğrafları istedi. Bush bunları gördükten sonra, durumun oldukça tuhaf olduğunu söyledi ve fotoğraflara ve videoya dikkatlice baktı. Kral kendisine neyi görmeyi umduğunu sordu. Bush ise cevap olarak, “Kadının elinde bıçak veya tabanca olabilir mi?” diye sordu. Kral bundan rahatsız oldu ve Bush’a dönerek, “İnsan hakları ve insaniyet nerede kaldı? Arap ve Müslüman dünyasının bu adaletsizliği ve aşağılanmayı kabul etmesini nasıl beklersiniz” dedi. Kral Bush’a sorular sormaya devam ederek hissettiklerini dile getirdi ve sonra bana arabaları hazırlamamı söyledi. Bush, Kral’dan kalmasını istedi ama Kral reddetti. Kral’a, başkanın konuşmasını tamamlamak istediğini söyledim. Bana döndü ve “Git arabaları hazırla” dedi. Bush, Kral’ın Filistinli kadın hakkındaki haberden bu kadar etkilendiğini görünce şaşakaldı.”

Evin küçük olmasından dolayı herkesin tartışmayı duyduğunu dile getiren Prens Bender sözlerini şöyle sürdürdü:

“ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ve Suudi Dışişleri Bakanı Prens Suud el-Faysal, odanın dışındaydılar. Onlara içeride tartışmanın başladığını söyledim. Powell, bunun imkansız olduğunu ve görevimizin Kral’ın buradan öfkeyle çıkmamasını sağlamak olduğunu söyledi. Ben de ona “Git ve kendin söyle” dedim. Powell, benden kendisine eşlik etmemi istedi. Araçların hazırlanmasını söyledikten sonra kendisine eşlik ettim. Kral’a dediği gibi yaptığımı ve Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın kendisine bir şeyler söylemek istediğini belirttim. Kral, Powell’a döndü ve “Sen de mi televizyon izlemiyorsun?” diye sordu. Powell, “Kimse bana bir şey söylemedi” dedi. Ona durumu anlattım. Sonra Powell, Kral Abdullah’a, “Bu benim hatam. Riyad’daki ABD Büyükelçiliği beni olaydan haberdar etti ve başkana göndermek için bir rapor hazırladık. Ancak başkan çiftlikte olduğu ve olay da devam etmediği için daha sonra başkana iletiriz dedik” dedi. Kral, “Senin hakkında iyi şeyler duyuyorum ve Kuveyt’in kurtarılması savaşından bu yana seni tanıyorum. Bize yalan mı söylüyorsun yoksa durum anlattığın gibi mi?” diyerek cevap verdi. Powell, “Size yalan söylemeye cesaret edemem” dedi. Kral bana döndü ve “Başkan Bush’a içimdekileri döktüğümü ve öğle yemeği için kendilerine teşekkür ettiğimi söyle. Babası ile görüşmem gerekiyor, bundan dolayı kendisine veda etmeliyim” dedi. Bush Kral’a konuyla kişisel olarak ilgileneceğine dair söz verdi ve sonuçlar ile ilgili olarak benim aracılığımla kendisini bilgilendireceğini söyledi.”

Şarkul Avsat