Martin Griffiths’in Yemen vaatleri..

Martin Griffiths, Şubat 2018’de Birleşmiş Milletler’in (BM) Yemen Özel Temsilcisi olarak atandığında görevini ciddi şekilde üstlenme ve eski BM temsilcileri Faslı Cemal Bin Ömer ile Moritanyalı İsmail Vild Şeyh Ahmed tarafından takip edilen anlaşmazlığı sonra erdirmeye çalışma sözü vermişti. Griffiths’e göre “umut tüm arabulucuların sermayesi ve taraflar, iyimserlik ve umut duyguları sunulmadığı takdirde ilerlemeye teşvik edilemez.” Ancak Yemenli yetkililer, BM Temsilcisi’nin çatışan tarafların ulaştığı anlayış ve anlaşmaların hiçbirini yerine getirmediğine inanmıyor.

Avrupa Birliği (AB) ve Suudi Arabistan önderliğindeki Koalisyon’un yanı sıra Griffiths’in atanmasından ve BM ile Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 5 daimi üyesinin sağladığı destekten yaklaşık 1 yıl sonra da krizi çözme hareketliliği halen yavaş. Husiler, aldatıcı faaliyetlerine devam ediyor.

Martin Griffiths, Sana’ya ilk ziyaretini 22 Mart 2018’de gerçekleştirdi. Güvenlik ve lojistik nedenlerle Aden ve el-Mukelle şehirlerine düzenleyeceği 5 Nisan’daki ziyaretlerini ise ertelemek zorunda kaldı.

BM Temsilcisi, 30 Mart 2018’de BMGK’ya verdiği ilk brifinginde ilerleme kaydettiğinden emin görünürken Konsey’e iki ay içerisinde müzakereler için bir çalışma tasağı sunmayı planladığını aktardı. Griffiths, 5 Haziran’da Sana’ya düzenlediği ikinci ziyaretini de sonlandırdı. Ardından aynı ayın 28’inde Hudeyde krizini politik süreci sürdürme fırsatına dönüştürme yollarını bulmak için Aden’de Devlet Başkanı Abdurrabbu Mansur Hadi ile bir toplantı gerçekleştirdi. Aynı gün Ensarullah ile de Maskat’ta bir araya geldi. 2 Ağustos’ta Yemenli taraflara 6 Eylül Cenevre müzakerelerinin yeni turunu başlatma niyetini açıkladı. Aynı ayın 3’ünde BMGK’ya brifing vermeden önce görüşme turu çağrısında bulundu.

BM Yemen Özel Temsilcisi, 5 Eylül’de Cenevre müzakerelerinin siyasi süreci canlandırmaya, taraflar arasındaki istişareler çerçevesindeki faaliyetlere ve güven arttırıcı çalışma yollarına odaklanacağını belirtti. Ancak ilk istişare gününde sadece Halid el-Yemani başkanlığındaki hükümet heyeti ile toplantı düzenlemek zorunda kaldı. Aynı şekilde istişarelere henüz gelmeyen Sana heyetinin toplantılara katılmasını umduğunu belirtti. Griffiths, darbeci heyetin üç günlük Cenevre toplantılarına katılmaması sonrasında, 8 Eylül’de tekrar barış görüşmelerinin başladığını ilan etmek zorunda kaldı. İstişarelerin Maskat ve Sana’da devam edeceğini duyurdu.

11 Eylül’de ise BMGK’ya Cenevre istişarelerinin planlandığı gibi gitmediğini aktaran BM Temsilcisi yine de barış sürecinin başladığına dikkat çekti. Martin Griffiths, içinden geçtiği zor zamanlara rağmen istişarelere katılımından dolayı hükümet heyetine teşekkürlerini iletti. Başta esir ve tutuklu değişimi ile Sana Havalimanı’nın açılmasını kapsayan adımlar inşa etmek ve güven artırmak amacıyla siyasi liderlerle görüşmek üzere Maskat ve Sana’yı ziyaret edeceğini belirtti.

BM Özel Temsilcisi sadece 7 gün sonra Sana’daki Husi liderleriyle bir araya geldi. Esirlerin serbest bırakılması, ekonomik durum ve Sana Havalimanı’nın yeniden faaliyete açılması da dahil olmak üzere istişare ve güven artırıcı uygulamalara devam etme hususlarında ilerleme kaydedildiğini duyurdu.

Griffiths, 19 Kasım’da Husiler tarafından yapılan “balistik füzelerin ve uçakların kullanılmasının durdurulduğu” açıklamasını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Ancak bu taahhüt uzun sürmedi. Milislerin hem Yemen hem de Suudi Arabistan şehirlerine füze ve hava saldırıları tekrar başlarken, Griffiths de milisleri limanları teslim etmeye zorlamak için 23 Kasım’da ziyaret ettiği Hudeyde’deki mevcut durumu sakinleştirmeye çalıştı.

Martin Griffiths, 5 Aralık’ta yaptığı açıklamada Yemenli taraflar arasındaki siyasi sürecin 6 Aralık’ta yeniden başlayacağını ve tarafların anlaşmanın ana hatlarını belirleyeceğini duyurdu. 12 Aralık’ta İsveç istişareleri “Hudeyde şehri, limanı ve Taiz” hususlarında tarafların anlayış ve taahhütlerine ulaşarak sonuçlandı. Bu çerçevede 18 Aralık gecesi itibariyle Hudeyde’de ateşkes ilan edildi ve Yeniden Düzenleme Koordinasyon Komitesi’nin faaliyete başladığı duyuruldu. Aynı şekilde esir, tutuklu ve kaçırılanların takas edileceği yönünde uzlaşı sağlandığı açıklandı.

Yemenli bir hükümeti yetkilisi, Griffiths’in sürekli olarak ilan edilen bir anlayışın uygulanmasında başarısız olması dolayısıyla hayal kırıklığı yaşadıklarını belirtti. İsminin verilmesini istemeyen yetkili konuya dair şu değerlendirmelerde bulundu:

“Milisler ihlallerini sürdürüyor ve kargaşa devam ediyor. Barışın değil, savaşın işaretlerine tanık oluyoruz. Martin Griffiths, Husilerin vaatlerini yerine getirmede başarılı oldu. Ancak ne yazık ki Hudeyde, Taiz ve esir takası konularındaki hiçbir anlaşmanın uygulamasında başarı kaydedilemedi. Ayrıca Griffiths hangi tarafın engel koyduğunu da ilan etmedi.”

Martin Griffiths, 2018 yılının sonlanmasıyla birlikte Yemen’i “korkunç” olarak nitelendirirken Yemen’e ilişkin umutlarını da dile getirdi. Ancak şu ana kadar Stockholm Anlaşması’nı uygulamak için herhangi bir adım atmadı.

Geçen hafta ilk aşamada el-Salif ve Ras İsa, ikinci aşamada da Hudeyde limanlarına yeniden konuşlanma hususunda uzlaşı sağlandığı ilan edilmesine rağmen Husi milisler, anlaşmanın kendi yorumladıkları şekilde uygulanmasına dair ısrarlarından vazgeçmedi.

Şarkul Avsat