Yemenli kadının Husi cezaevinde geçirdiği 75 korkunç gün

Yemenli bir kadın olan Ummu Selma, 75 gün boyunca Husi milisler tarafından tutuklu kaldı. Kadın, hala cezaevlerinde tutulan Yemelilere dair farkındalığı artırmaya çalıştığını belirtti.

Ummu Selma, Şarku’l Avsat’a hikayesini anlatırken, Husiler tarafından Ekim ayı başlarında maaş talebiyle yürüyüşlere katılan 15 kız çocuğu ile birlikte başkent Sana’da bulunan Tahrir Meydanı’nda tutuklandıktan sonra gözaltı sürecinde işkence gördüğünü belirtti.

‘KANIMIZ VE CANIMIZ SANA FEDA OLSUN YEMEN’

Ummu Selma, “6 yaşımdaki tek kızım Selma ile birlikte Tahrir Meydanı’ndaydım. Bir grup arkadaşım ile gösterilere katıldım. ‘Kanımız ve canımız sana feda olsun Yemen’ sloganları attık. Milislere, kızımı benimle birlikte hapse atmamaları için yalvardım” dedi.

“TEK SUÇUM, MAAŞ TALEBİMDİ”

35 yaşındaki kadın, başkentin güveyindeki Hadda Mahallesi’nde Sana Siyasi Güvenlik binası yakınlarında yasadışı bir cezaevinde tutuldu. Gözaltı sebebine ilişkin “15 arkadaşımla tutuklanmam için net bir sebep yoktu. Sadece milyonlarca Yemenlinin, meşru hükümete yapılan darbe sonucunda açlık ve hastalıklardan öldüğü bir vakitte milisler, devletini baltaladığımızı ve istikrarı bozduğumuzu ileri sürdüler” diyen kadın, kardeşinin de bir yıl önce Marib’de Husi milislere karşı savaşarak öldüğünü vurguladı. Ummu Selma ayrıca, “Tek suçum, maaş talebimdi” ifadelerini kullandı. Yemenli insan hakları kaynaklarına göre Husilere ait cezaevlerindeki kadınların sayısı 180’den fazla.

GÜNDE 1 DEFA TUVALET İZNİ

20 kadının küçük bir hücreye kapatıldığını belirten Um Selma, “Milisler, bizi dövmek ve bize işkence etmek için her gün rutin bir şekilde hücrelerimize geldi. Günde 1 defa çok kısa bir süreliğine tuvalet izni verdiler” dedi.

Yemenli kadın, zindandayken gardiyanların diğer odalara girip kadınlara işkence yaptıklarını duyduğunu belirterek, “Gardiyanların birbirleriyle nasıl konuştuğunu duyduk, bittiğini söylüyorlardı, yani ölmüştü. Bedeninin arabalara nasıl yükleneceğini ve taşınacağı yeri konuşuyorlardı. Tutuklanmamın ardından serbest kalacağımı hiç beklemiyordum” ifadelerini kullandı. Ummu Selma, uluslararası topluma “vicdanlarının sesini dinleme ve aylardır hapiste olan çocuk ve kadınların özgürlükleri için önlemler alma” çağrısında bulunarak, çok sayıda kadın ve çocuğun herhangi bir yasal sebep olmadan gözaltına alındığına dikkati çekti.

“CEZAEVLERİ KAPILARINDAKİ ANNELER”

Yemen’deki Kaçırılanların Anneleri Derneği, günler önce 2018 yılında 114’ü kadın olmak üzere darbeciler tarafından kontrol edilen bölgelerde bin 442 kişinin kaçırıldığını açıkladı. Bu çerçevede Sana’nın 109’u kadın 401, Hudeyde’nin 2’si kadın 190 kaçırma vakasına tanık olduğu belirtilirken, Dernek “Cezaevleri Kapılarındaki Anneler” başlıklı üçüncü raporunda geçen yıl yüzlerce kişinin Husiler tarafından tutuklanarak zorla cezaevlerine konulduğunu vurguladı. Aynı dönemde kitlesel kaçırma eylemlerinin gözlemlendiği belirtilen raporda, 33 toplu kaçırma ve gözaltı kampanyası yürütüldüğü ifade edildi. Bu çerçevede Yemen İnsan Ticareti ile Mücadele Kuruluşu, kadınların kaçırılması ve gizlenmesi konusundaki endişelerini dile getirirken, istatistiklere göre 160’tan fazla kadının kaçırıldığını vurguladı.

İnsan Ticareti ile Mücadele Kuruluşu Başkanı Nebil Fadıl, kuruluşun Facebook hesabından yaptığı açıklamada Husilerin kadın tutuklulara karşı işkence, haraç ve kaçırma gibi çeşitli ihlaller uyguladığını belirtti.

“SAHİP OLDUĞUM HER ŞEYİ YAĞMALADILAR”

Yetkili, “Hukukçulardan oluşan bir ekip, şu anda serbest bırakılan, alıkoyulan ve akıbetleri bilinmeyen kadınlara ilişkin belgeler de dahil, Sana’da Husi kontrolü altındaki güvenli ve yargı kuruluşları tarafından belgelerle desteklenen bir dosya hazırlıyor” dedi. Öte yandan Husiler tarafından kaçırılmış, ancak isminin verilmesini istemeyen bir kadın, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Beni evimden kaçırdılar. Evime baskın düzenlediler, mücevherlerimi ve sahip olduğum her şeyi yağmaladılar” ifadelerini kullandı. Kadın ayrıca cezaevlerinde ailelerinin akıbetleri hakkında hiçbir şey bilmediği onlarca kadının olduğunu vurguladı.

“GECELERİ İŞKENCEYE MARUZ KALAN KADINLARIN SESLERİNİ DUYUYORUZ”

Aynı şekilde bir başka kadın daha “Ailem, Husi liderlere büyük miktarlarda para ödediği için iki aylık bir süreden sonra serbest bırakıldım” dedi. Bir ceza soruşturma personeli de yaptığı açıklamada “Geceleri, işkence ve soruşturmalara maruz kalan kadınların seslerini duyuyoruz. Bazılarının sesleri komşu mahallelere kadar geliyor” şeklinde konuştu.

Aynı şekilde İnsan Ticareti İle Mücadele Kuruluşu, söz konusu eylemlere öncülük eden bazı Husi liderlerin isimlerini açıklayarak, işkence ve soruşturma yetkilileri Ahmed Matar ve Hasan Petran’ın isimlerine dikkati çekti. Kuruluş, ilgili uluslararası örgütlerin sessizliğinin Husileri ihlal gerçekleştirmeye teşvik ettiğini de vurguladı.

Diğer taraftan aktivist Sümeyye Ali, Sana’da meydana gelen kaçırma eylemlerinin sistematik olarak gerçekleştiğini ve ardında Husi liderlerin olduğunu ifade etti. Aktivist, Husilerin söz konusu eylemlerle kaçırılan kadınların aile ve akrabalarını istediklerini gerçekleştirmeye mecbur bırakmayı amaçladıklarını belirtti.

Sümeyye Ali, “Sana’da muhalif bir medyanın bulunmaması ve insanların Husi terörizminden korkması, bölgede yaşanan birçok durum hakkında da medyayı karartıyor” dedi.

Şarkul Avsat