Sudan’daki devrim ‘sokak kahramanlarını’ topluma entegre etti

Yüzlerce kişi Hartum sokaklarında dolaşıyor, dilencilik yapıyor, çöp kovalarındaki artıkları topluyor ve yol kenarlarında uyuyor. Kurtuluş Devrimi yılları boyunca resmi makamlardan hiç kimse bu kişilere ehemmiyet göstermedi.

Hartum’daki ordu genel merkezi yakınında bulunan oturma eyleminin gerçekleştirildiği meydan, bu çocuklar için güvenli bir sığınak oldu. Bu çocuklar birkaç gün içinde protestoların bir parçası haline geldiler ve öyle ki rejim karşıtı sloganlar atmaya varıncaya dek protestocuların eylemlerine dahil oldular.

EVSİZ ÇOCUKLAR “GÜNEŞİN ÇOCUKLARI” OLDU

Sokaklarda yaşayan çocuklar, geçen Aralık ayında ülkede patlak veren protestolardan bu yana gerçekleştirilen gösterilere katıldılar ve göstericiler gibi onlar da güvenlik güçlerinin şiddetli baskılarına maruz kaldılar. Aynı zamanda eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in devrilmesini talep eden diğer genç kadın ve erkekler gibi onlar da dayak, tutuklama ve işkenceden paylarını aldılar.

Şarku’l Avsat, oturma eyleminin gerçekleştirildiği alanda bulunan bir kaç kişiyle konuştu. Onlardan biri, “Yaşadığımız yer olan Arap çarşısı içerisinde ve terkedilmiş caddelerde birçok gösteriye katıldık” ifadesini kullanırken, bir diğeri ise buradaki insanların kendilerine değer verdiğini, saygı duyduğunu, bu yüzden burada bulunduklarını ve hiçbir şeyden korkmadıklarını söyledi.

Sudanlılar, bu evsiz çocuklara ‘güneşin çocukları’ diyorlar. Muhtemelen güneşten korunacakları bir çatıları olmadığından dolayı çocuklara böyle sesleniyorlar. Sudan tarihinde bu kimseler, gerek protestolarda gerekse de devrimlerde -özellikle de Nisan 1985 devriminde- önemli bir rol oynadılar. Öyle ki oynadıkları bu rolden ötürü Devlet Başkanı Cafer Muhammed en-Numeyri rejiminin devrilmesi hadisesi ‘Güneş Devrimi’ olarak adlandırıldı.

İki haftadan uzun bir süredir devam eden oturma eylemine katılan ve barikatları korumaya çalışan protestocu gençlerden biri olan el-Cezuli Ömer, “Oturma eyleminin ikinci gününde bu çocuklardan onlarcası ordu genel merkezi önündeki eyleme katıldı ve gün geçtikçe sayıları arttı” diyor.

“ZAMANLA ‘SOKAK KAHRAMANLARI’ OLDULAR”

İlk başta onlarla ilgilenmekte zorlandıklarını dile getiren Ömer sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle bazıları yanlarında bıçak gibi keskin aletler bulunduruyor ve otomobil ve bisiklet lastiklerinde kullanılan bir tür yapıştırıcıyı uyuşturucu madde olarak kullanıyordu. Basit bir dil kullanarak onlarla konuşmayı başardık.  Eğer bu alana girmek istiyorlarsa yanlarındaki bu tür maddeleri getirmemeleri gerektiğini söyledik. Bize büyük oranda olumlu bir karşılık verdiler.”

Oturma eyleminin gerçekleştirildiği alanda yaşlar 7 ila 15 arasında değişen çocuklar da bulunuyor. Birçok olumsuz durumun üstesinden gelen devrimciler topluluğu bu çocukları “sokak kahramanları” olarak adlandırıldılar. Bu, gerçekten de böyle. Mekanın temizliğine, yiyecek ve içeceklerin taşınmasına, bunların dağıtılmasına ve hatta barikatların korunmasına yardım ediyorlardı. Komiteler, meydanın ortasında sokak kahramanları için iki tane çadır kurdular. Bu çadırlardan biri gece vakti bu sokak kahramanlarının uyuması için tahsis edildi. Diğer çadırda ise onlara harfleri ve sayıları öğretmek için bir derslik tarzında oluşturuldu.

Şarku’l Avsat’a konuşan Abdülaziz Kenaveri, “Oturma eyleminin gerçekleştirildiği alana ulaştığımızda çok sayıda sokak kahramanıyla karşılaştık. Hemen ülkede olup bitenleri aydınlatmak için etkileşimli bir faaliyet başlattık. İnsanlar neden oturma eylemi yapıyorlardı? Onlarla yaşamları ve kendilerine nasıl yardım edecekleri hakkında konuşmaları için uzman psikologlar getirttik” ifadelerini kullandı.

Meydanda sanatçıların ve ressamların gözetiminde olan bir stüdyonun kurulduğunu kaydeden Kenaveri sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aralarında resim, şarkı söyleme ve oyunculuk gibi kabiliyetlere sahip olan kimselerin olduğunu fark ettik. Küçük yaşlarına rağmen bazıları, ülkeleri için burada bulunduklarını söylüyor. Diğer bazıları ise ekmek fiyatları nedeniyle burada olduklarını söylüyor. Bazıları ise neden burada olduklarını bilmiyorlar. Onlar için meydanın ortasında sürekli olarak yiyecek ve içecek bulunuyor. Gece veya gündüz vakti uyumaları için bir çadır kurulmuş. Meydan, boş plastik şişeleri toplayan ve geri dönüşüm için satan kimseler ile ayakkabı boyacılığı yapanlar için geçim kaynağı olmuş.”

Psikiyatrist Mustafa Adem Süleyman ise oturma eyleminin gerçekleştirildiği alanda sokak kahramanları ile toplum arasında beklenmedik bir entegrasyonun sağlandığını ve böylece bu kişilerin insanlıklarını ve toplumdaki değerlerini hissettiklerini söylüyor. Meydanda tüm sınıf farklılıklarının silindiğini ve toplumsal eşitsizliklerin ortadan kalmış olduğunu dile getiren Süleyman sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sokak kahramanları, önce yiyecek ve barınak bulmak için bu meydana gelmiş olabilirler. Fakat buldukları şey, yaşamlarında büyük bir değişiklik meydana getiren iyi bir muamele oldu. Hızlı bir şekilde yeni yaşam biçimine uyum sağladılar ve kendilerini protestocuların hizmetine adadılar.”

Şarkul Avsat