“Sudan Askeri Geçiş Konseyi ile yakın zamanda bir anlaşmaya varacağımızı düşünüyorum”

Sudan’daki devrimci harekete öncülük eden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin önde gelen liderlerinden Ömer ed-Dakir, yakın bir zamanda Askeri Geçiş Konseyi’yle bir anlaşmaya varılacağına dair iyimserliğini dile getirdi. Askeri Geçiş Konseyi ile olan birtakım anlaşmazlıklara değinen, fakat bunların derin farklılıklar olmadığını belirten ed-Dakir, Ramazan ayı içerisinde bir anlaşmanın gerçekleşeceğini umduğunu söyledi.

Sudan Kongresi Partisi Başkanı Ömer ed-Dakir, Şarku’l Avsat ile gerçekleştirdiği özel röportajda, özellikle ‘egemen konsey’ meselesi başta olmak üzere geçiş yönetimine ilişkin vizyonlarda birtakım farklılıklar olduğuna dikkat çekerek, söz konusu farlılıkların ‘iktidarın devredilmesini’ geciktirdiğini belirtti. Ayrıca gecikmenin bir diğer sebebinin ise hala çeşit yönleriyle devleti kontrol eden ‘bir derin devletin varlığı’ olduğunu söyledi.

Ömer ed-Dakir, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri çatısı altındaki partileri ve siyasi güçleri, koalisyon için referans olarak bir siyasi liderlik teşkil etmeleri çağrısında bulunarak, böyle bir yapının yokluğunun çözümleri geciktirdiğine dikkat çekti.

Ed-Dakir, eski rejime bağlı gruplar arasında silahların yayılması ile birlikte ülkede kanlı olayların veya aksiliklerin baş göstereceği yönünde endişeleri olmadığını belirterek, Sudan’da şiddettin dışlandığını vurguladı.

İşte Şarku’l Avsat’ın Ömer ed-Dakir ile gerçekleştirdiği röportajın metni:

Hâlihazırda çeşitli farklılıkların ve büyük anlaşmazlıkların ortasında bulunuyorsunuz. Bu darboğazı aşabildiniz mi? Çözümün neresindesiniz?

– Sudan yeni bir doğuma gebe. Eski rejimi halk devrimi yoluyla ortadan kaldırdık. Önümüzde, vatanı ‘halkın iradesiyle kurtuluş yoluna sokacak bir geçiş iktidarına’ ulaşmak var. Bu doğum, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri ile hâlihazırda iktidarı fiilen elinde bulunduran Askeri Geçiş Konseyi arasındaki bir takım sorunlarla karşı karşıya.

Konseyle, ‘egemen konsey’ meselesi başta olmak üzere geçiş yönetimine ilişkin vizyonlarımızda birtakım farklılıklar var. Onlar, askeri bir konsey kurmak isterken; biz ise askeri temsilin de bulunduğu sivil bir konsey kurmak istiyoruz. Söz konusu farlılıklar ‘iktidarın devredilmesini’ geciktiriyor. Bununla birlikte böyle karmaşık bir gerçekliğin içerisinde derin devlet gibi bir olguyla da karşı karşıyayız. Şu anda dar bir boğazda bulunuyoruz. Vatanı halkın iradesiyle kurtuluş yoluna sokacak bir geçiş iktidarına ulaşmak istiyoruz.

Askeri Geçiş Konseyi birkaç kez Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’yle aralarında herhangi bir anlaşmazlık olmadığını dile getirdi…

– Evet, derin bir fark yok. Anlaşmazlık, Askeri Geçiş Konseyi’nin ‘egemen konsey’ aracılığıyla geçiş iktidarında etkili bir rol üstlenmemek istemesiyle ilgili. Onlar, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin tam yürütme yetkileriyle hükümeti oluşturması ve önerilen reform programlarını uygulaması hususunda uzlaştılar. Ancak ayrıntılara geldiğimizde, hükümete danışmak istediklerini söylüyorlar. Bu istişarenin derecesini bilmiyoruz. İkna edici sebepler olmaksızın Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri adaylarının reddedilmesi gibi bir durumun söz konusu olması, taraflar arasında birtakım sorunların doğmasına sebep olacaktır.

Bazıları Askeri Geçiş Konseyi’ne ‘görüşlerini revize etmesi’ yönünde birtakım baskılar bulunduğundan bahsediyor…

– Sudan’ın içinde bulunduğu gerçeklik, içerden veya dışardan birtakım güçlerin müdahalelerini kendine çekiyor. Bu müdahalelerin elbette bir etkisi olur. Şu veya bu şekilde birtakım baskılar bulunduğundan söz edilebilir.

Bununla birlikte bazı partilere yönelik, ‘böyle bir aşamaya hazır olmadıkları ve bu yüzden görüşlerini sunmayı geciktirdikleri’ yönünde bazı suçlamalar var…

– Her partinin herkes tarafından bilinen bir vizyonu ve birtakım görüşleri vardır. Fakat Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin hareketinde yavaş olduğu ve eldeki konular hakkında birleşik bir vizyona sahip olmadığı söylenebilir. Anayasal belgeyi çevreleyen tartışmalar, tam bir anlaşma olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bu harekete öncülük edecek bir liderlik yapısı yok. Nida Sudan İttifakı içerisindeki partiler olarak böyle bir yapının oluşturulmasını istiyoruz. Siyasi bir liderlik olduğu takdirde hızlı bir şekilde karar alabilirsiniz.

 Siyasi liderlik ile neyi kastediyorsunuz?

– Çeşitli komiteler için referans noktası olacak bir oluşumdan bahsediyorum. Sorunları yönlendiren ve ayıran siyasi bir liderlik olmalı.

Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri içerisinde böyle bir yaklaşımı reddeden partiler var mı?

– Doğrudan bir reddetme söz konusu değil. Fakat böyle bir durumu görmezden gelmek isteyen bazı taraflar var. Onlara bu fikri yeterince dikkat almaları çağrısında bulunuyoruz. Nida Sudan İttifakı bu fikri şiddetle destekliyor.

Muhalefetin devrim öncesinde geçiş aşaması için geliştirdiği programlar ve tüzükler’ vardı… Neden şimdi ortadan kayboldular?

– Kurulan bazı ittifaklarda yaşanan birtakım aksilikler var. Ancak kararlaştırılan önceki programlar ve politikalar Özgürlük ve Değişim Bildirgesi’nde yer alıyor. İmzalanmış tüzüklerimiz bulunuyor ve onlara bağlı kalmayı umut ediyoruz. Çünkü ne zaman bir zafer ya da devrim gerçekleşse söz konusu programlar ortadan kaybolur. Bundan dolayı bu programların uygulanması için Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’yle bağlantılı bir hükümet istiyoruz. Zira bu tür programlar hükümet tarafından uygulanır.

Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri neden arabuluculuk kapısını kapatıyormuş hissi veren açıklamalarına olan bağlılığını sürdürüyor?

– Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri arabuluculuğu memnuniyetle karşıladı ve bu konu hakkındaki mülahazalarını ortaya koyarak onlarla işbirliği yaptı. Son toplantıda, onlardan yazılı ve ayrıntılı bir açıklama istediğimizi söyledik. Görüşleri dün akşam bize ulaştı. Bununla ilgili gerekli tartışmalar yapıldıktan sonra bu temelde takınılacak pozisyon belirlenecek.

Müzakerelerde bir atılım yaşanacağı hususunda iyimser misiniz?

– Bir anlaşmaya varmak üzereyiz ve bu konuda iyimserim. Umarım Ramazan’ın ilk çeyreğinde bir anlaşmaya varırız.

Askeri konseyin belgeye vereceği cevap hakkında ne düşünüyorsunuz?

– Büyük bir anlaşmazlık olacağını düşünmüyorum. Konsey, üç yönetim seviyesiyle ilgili olarak bizimle hemfikir. Yapılandırma sorunuyla ilgili birtakım endişeleri olabilir. Nitekim biz çoğunluğun sivillerden oluşması hususunda ısrar ediyoruz. Bekleyip göreceğiz…

Şarkul Avsat