Kral Selman: Kudüs’ün tarihi statüsüne zarar verilemez

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Mekke’de düzenlenen 14. zirvesinin açılışında açıklamalarda bulunan Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Filistin meselesinin İslam alemi için öncelikli olduğu ve İİT çalışmalarının temelini teşkil ettiğini belirterek, Kudüs’ün tarihi statüsüne zarar verebilecek hiçbir hareketi kabul etmediklerini belirtti.

Kral Selman’dan Erdoğan’a teşekkür

Bir önceki İİT zirvesine başkanlık yaptığı dönemde harcadığı çabalardan ötürü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Kral Selman, İİT’in kuruluşunun üzerinden tam 50 yıl geçtiğini belirtti.

Söz konusu zirve Mescid-i Haram yakınlarındaki Safa Sarayı’nda ‘Mekke Zirvesi…  Geleceğe doğru el ele’ sloganı ile gerçekleştirilirken, bir önceki zirvelere oranla çok yüksek bir katılım oldu.

BAE’ye ait gemilere ve Suudi Arabistan’daki petrol tesisine yönelik saldırıların bölgedeki denizcilik için büyük tehlike olduğunu ifade eden Kral Selman, bu gibi sabotaj faaliyetlerinin sadece Körfez bölgesini değil enerji kaynaklarını da hedef aldığını belirtti.

Dünyadaki Müslüman mülteci sayısının büyük çoğunluk oluşturduğunu belirten Kral Selman, Suudi Arabistan’ın muhtaç halklara yardım elini uzattığını ve İslam ülkelerinin egemenlik ve güvenliğine destek verdiğini ifade etti.

Kral Selman, karşılaşılan sorunlarla daha iyi mücadele edilebilmesi için İİT’in yapısının yenilenmesi gerektiğini söyledi.

Kral Selman ile zirveye katılan diğer liderler önünde konuşma yapan İİT Genel Sekreteri Dr. Yusuf Useymin, Suudi Arabistan’ın İİT’e destek verilmesi ve teşkilatın güçlendirilmesi noktasında çok istekli olduğunu ve birçok yardımda bulunduğunu ifade ederek, Mekke Zirvesi’nin yapılmasının 50 yıllık İİT tarihinde bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Asrın vebası terörizm

İslam aleminin kriz ve iç savaşlar nedeniyle daha fazla derinleşen sorun ve tehditlerle boğuştuğunu belirten Useymin, bu tehditlerin başında asrın vebası olarak isimlendirilen terörizm ve radikalizmin geldiğini söyledi. Yaşanan terör saldırılarının bunu kanıtladığını ve terörün dini,  milleti ve ırkı olmadığı gerçeğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Useymin, en şiddetli saldırının geçtiğimiz Mart ayında Yeni Zelanda’da bir camiye gerçekleştirilen ve 50 kişinin öldüğü terör olayı olduğunu belirtti.

İİT’nin son dönemde BAE tankerleri ile Suudi Arabistan’daki petrol bölgelerini hedef alan saldırıları kınadığını ifade eden Useymin, uluslararası topluma bölgede barışı korumak için sorumluluk alması çağrısında bulundu.

Useymin, Husi milislerin Suudi Arabistan’a attığı füzeler hakkında, “Yeryüzünün en kutsal bölgelerini füzelerle hedef alıyorlar” diyerek, Suudi Arabistan’a yapılan düşmanlığın İslam aleminin tamamına yapılmış sayıldığını belirtti.

İslam ile terör saldırılarını bağdaştırmaya yönelik girişimleri hiçbir şekilde kabul etmediklerini belirten Useymin, terör gruplarının İslam dini ile uzaktan yakından hiçbir alakası olmadığını ifade etti. İslamofobi Gözlemevi ile Savtu’l- Hikme merkezinin ılımlı değerlerin yayılmasında önemli rol oynadığını söyledi.

Useymin, İslam Bankası’nın İslam ülkelerinin kalkınması noktasında oynadığı role övgüde bulundu. İİT üyesi ülkelerin kadının toplumdaki yerinin güçlendirilmesi için attığı adımlardan memnun olduğunu dikkat çekti.

Kuveyt’ten Suudi Arabistan’a destek

Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah,  güvenliğini ve istikrarını koruması noktasında Suudi Arabistan’ın yanında olduklarını ve ülkeye gerçekleştirilen terör saldırılarını kınadıklarını belirtti.  İslam dünyasının içinde bulunduğu durumun iyi değerlendirilerek, ona göre adım atılması ve vatandaşların isteklerine cevap veren mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Emir es-Sabah, Filistin davasının öncelikleri olduğunu söyledi. Emir es-Sabah, uluslararası topluma seslenerek, barışa destek vermelerini istedi.

Ürdün Kralı: İTT, Filistin konusunda önemli

Zirvede açıklamalarda bulunan Ürdün Kralı 2.Abdullah, İİT’nin Filistinlilerin birlik olması ve haklarını elde etmeleri konusunda büyük ehemmiyete sahip olduğunu belirtti. İİT üyesi ülkeler tarafından kabul edilen Arap Barış Girişimi hakkında konuşan Kral,  “Bu girişim; İki devletli çözümü temel alan, Filistinli kardeşlerimizin haklarını garanti eden ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurulmasını sağlayacak adil ve kapsamlı bir barışı desteklediğimizi kanıtlıyor” dedi.

Kral Abdullah, “Bütün dünyaya mesajımız şudur ki dinimizde karanlık düşünceye yer yoktur. Dinimiz, merhamet ve hoşgörü dinidir. İnsan hayatını korur. Bu sebeple radikalizm ile mücadele edilmesi ve nefret dilinin ortadan kaldırılması için müttefiklerimizle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bahreyn Kralı: Değerlere bağlı kalmalıyız

Bahreyn Kralı Hamd bin İsa Al Halifa ise yaptığı açıklamada, “Bölgesel koşullar, karşı karşıya kaldığımız ve uzun vadede kaynaklarımız, çıkarlarımız ve barışçıl birlikteliğimizi tehdit edebilecek krizlerin çözülebilmesi için pratik bir formül benimsenmesini gerektiriyor” dedi. Karşılıklı saygı ilkelerine bağlı kalınması ve devletlerin içişlerine karışılmaması gerektiğini ifade eden Bahreyn Kralı, “Radikalizm ve teröre karşı güçlerimizi birleştirebilmemiz için bu değerlere bağlı kalmamız gerekiyor” dedi.

Nijerya Devlet Başkanı Muhammed Buhari, zirvede, Afrika bölgesini temsilen yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın İİT ülkeleri arasında barış ve dayanışmanın sağlanması ve İİT ülkelerinin refah seviyesinin yükselmesi için harcadığı çabaları takdir ettiklerini belirtti.

Asya grubunu temsilen zirvede açıklamalarda bulunan Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina Vecid, İslam’a radikalizm ve terörün izafe edilmesinden endişe duyduklarını belirterek, ülkesinin Myanmar’lı mülteciler için çaba harcadığını belirtti. BAE’nin Arakan (Rohingya) meselesinin çözümü için uluslararası adalet mahkemesine çağrıda bulunduğunu belirten Vecide, İİT ülkelerine seslenerek, yaklaşık 1 milyon mültecinin sığındığı Bangladeş’e yardım etmelerini istedi.

İmran Han: Bölge halkının kendi kaderini belirleme hakkına saygı duyulmalı

Mekke’de 14.sü düzenlenen İİT zirvesinde açıklamalarda bulunan Pakistan Başbakanı İmran Han, Filistin meselesi hakkında konuşarak, Filistinlilerin insani ve demokratik haklarından mahrum bırakıldıklarını belirtti ve Filistin-İsrail anlaşmazlığının çözülmesinin önemli olduğuna dikkat çekti. Cemmu ve Keşmir meselesine dikkat çeken İmran Han, uluslararası kararlara göre bölge halkının kendi kaderini belirleme hakkına saygı duyulması gerektiğine vurgu yaparak, Batı’ya İslam’ın terörle hiçbir ilişkisi olmadığı gerçeğinin açıklanması için büyük çaba harcanması çağrısında bulundu.

Mekke’deki İİT zirvesine katılan Suudi Arabistan heyetinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Devlet Bakanı Türkî bin Muhammed bin Fehd, İçişleri Bakanı Abdulaziz bin Suud bin Nayif, Ulusal Muhafız Bakanı Abdullah bin Bender, Devlet Bakanı Şeyh Salih Al Şeyh, Devlet Bakanı Dr. Musaid el-Ayban ve Dışişleri Bakanı Dr. İbrahim el-Assaf bulunuyor.

Çavuşoğlu’ndan birliğin önemi açıklaması

Zirvede açıklamalarda bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu zirveyi tertip etmesinden dolayı Kral Selman’a teşekkür ederek, “Kral Selman önderliğindeki Suudi Arabistan’ın birliğimizin güçlendirilmesi, ortak meselelerimize hizmet edilmesi ve hedeflerimizin gerçekleştirilmesi noktasında büyük katkısı olacaktır” dedi. Çavuşoğlu, zirvede, İslam dünyasının ortak çalışma kültürünü güçlendirecek kararlar alınmasını umduğunu belirtti.

Ülkesinin bir önceki İİT zirvesine başkanlık yaptığını belirten Çavuşoğlu, “İİT’nin kuruluş nedeni olan Kudüs meselesinde aradan geçen 50 yıla karşın halen Filistin ve Kudüs’ün geleceğine ilişkin karmaşık sorunlarla karşı karşıyayız.  Biz bağımsız bir Filistin devleti kurulmasından yanayız” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu: Filistin ve Kudüs, her zaman asıl mesele olacak

Çavuşoğlu, “Filistin ve Kudüs davası, her zaman hepimiz için asıl mesele olmaya devam edecek. 1967 sınırlarını esas alan, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını sağlamayan herhangi bir barış anlaşması reddedilecek” dedi.

Çavuşoğlu, ülkesinin İslam ümmetinin ortak meselelerine çözüm bulunması noktasında İİT çerçevesinde çalışmaya devam edeceğini belirtti.

Tunus Devlet Başkanı El-Beci Kaid es-Sibsi, sorunlarla mücadele edilebilecek ve güvenlik ve istikrarı sağlayabilecek bir İslami tutum sergilenmesi çağrısında bulunarak, Arap ülkelerinin İİT toplantılarına ve ortak sorunların çözülmesine yönelik tüm girişimlere etkin bir şekilde iştirak edilmesi konusunda istekli olduğunu söyledi.

Şarkul Avsat