Umman Dışişleri Bakanı Bağdat’ta

Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hekim ile Ummanlı mevkidaşı Yusuf Bin Alevi, dün Irak’ın başkenti Bağdat’ta bir araya gelerek ikili ilişkiler ile bölgesel gerginlikleri ele aldı.

El-Hekim, Irak ile Umman Sultanlığı arasında siyasi anlaşma imzalanmasının yakın olduğunu duyurmanın yanı sıra ortak meseleler ile ABD-İran geriliminin gölgesindeki bölgesel krizlerin konuşulduğunu belirtti.

Umman Sultanlığı geçen ay Irak ile ilişkilerin normalleşmesi için Körfez ile Irak yönelimleri arasında bir uyum sağlamak adına Irak’taki elçiliğin yeniden açılacağını ilan etmişti.

El-Hekim, bölgedeki gerilimin düşürülmesi için bölgesel anlamda bir işbirliğinin gerekli olduğuna vurgu yaparak Arap Birliği içinde ve dışında işbirliği planı önerisinde bulundu. Sözlerinin devamında Filistin meselesi ile Suriye’deki duruma değinildiğine işaret eden el-Hekim, “Umman ile siyasi alanda bir anlaşma imzalayacağız” dedi.

Umman Dışişleri Bakanı Yusuf Bin Alevi ise görüşmeye ilişkin açıklamasında, “İkili ilişkileri ve iki ülkenin çıkarına hizmet eden pek çok meseleyi ele aldık. İlişkileri en üst düzeye kadar perçinlemek uğruna çabalıyoruz. Arap Birliği içindeki meseleleri tartışmaya açacağız” ifadelerine yer verdi.

Alevi, Bağdat’ı belirgin bir hedef için ziyaret ediyor: Irak’ın Kuveyt’i 1990 yılında işgal etmesinin ardından yaklaşık 30 sene süre ile kapalı tutulan Bağdat’taki Umman Büyükelçiliğini açmak. Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hekim Umman’ın bu adımının, ‘Umman’ın iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini derinleştirme konusundaki kardeşçe isteğinin, ortak çıkarları gerçekleştirmek ve iletişim ağları ile ikili ilişkileri güçlendirmek adına karşılıklı diplomatik temsil konusundaki ciddi arzusunun bir ifadesi olduğunu’ belirtti.

El-Hekim ayrıca Irak’ın, Umman Sultanlığının Bağdat’taki elçiliğini yeniden açma kararının Arap varlığı açısından olumlu bir gelişme olduğuna ve ortak çalışmanın güçlenmesine katkı sağladığına dair inancını dile getirdi.

Bin Alevi ile el-Hekim’in ortak basın toplantısında Tahran ile Washington arasında yaşanan krizdeki gelişmeler konusunda iki ülkenin herhangi bir çabasına değinilmedi. Bununla birlikte Bin Alevi geçtiğimiz hafta diğer tarafların yanı sıra ülkesinin de ABD ile İran arasında gerilimi durdurmak için çabaladığını duyurarak bu konuda yoğun temasların gerçekleştiğinin altını çizmişti.

Bin Alevi, yakın zamanda İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile bir araya gelmiş ve İranlıların bakış açısına kulak verdiğini belirterek, “Onlar savaşa girmek istemiyorlar” demişti.

Öte yandan Irak Dışişleri Sözcüsü Ahmed es-Sahhaf, bir açıklamasında Maskat ve Bağdat’ın ‘ortak Arap desteğinin önemi ve Arap Birliği’nin çalışmasında özlü değişikliklerin yapılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardığını’ belirtti. Dışişleri’nin açıklamasında ayrıca yatırımın desteklenmesi ve yatırımcılara karşılıklı destek sunulmasının da önemi vurgulandı.

Es-Sahhaf, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Bu buluşma, Arap Birliği’nin çalışmasına destek olmaya ve ortak diyalogların sıklaştırılmasına yönelik bir anlaşmanın yanı sıra Irak ve Umman arasında bir havayolunun açılmasına ilişkin de bir anlaşmaya zemin sağladı. Görüşmelerde yatırımcılara giriş izinlerinin verilmesi ve diplomatik ve hizmet pasaportlarının taşınması konusundaki işlemlerin kolaylaştırılması meselesi ele alındı.

Umman Sultanlığının Bağdat Büyükelçiliği’ni açma kararı, Irak’ı memnun etti. El-Hakim, görüşme esnasında Filistin meselesi konusundaki kararlı ve ilkeli tutumunu yineledi. Bu buluşmada ayrıca her iki ülkenin diplomatik kurumları arasındaki tecrübelerin geliştirilmesi ve ortak güvenlik işbirliğine dair de bir anlaşmaya tanık olundu.”

Es-Sahhaf açıklamasında son olarak bu buluşmanın bölgesel düzeydeki en önemli tehdit ve tehlikeler konusunda bakış açılarını yaklaştırdığını ve en önemli fırsatlar ve imkânların konuşulduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan Siyasi Düşünce Merkezi Başkanı Dr. İhsan eş-Şammari, Yusuf Bin Alevi’nin bu ziyaretinin, ABD ile İran arasındaki gerginliğin düşürülmesi için hâlihazırda yürütülen ve Japonya Başbakanı’nın Tahran ziyareti ile başlayan uluslararası çabalar bağlamında mı gerçekleştiği sorusuna şöyle yanıt verdi:

“En önemlisi Irak meselesi ve onun bu krizdeki rolüdür. Nitekim Umman’ın yanı sıra Japonya’nın üstlendiği uluslararası arabuluculuk çabalarının her iki tarafça da kabul edildiği ortada.

Irak’ın önemi şu iki noktada beliriyor: İlki, krizi etkisiz hale getirmek için ılımlı olarak adlandırılan ülkelerle gerçekleştirdiği işbirliğinde gösterdiği çabalar. Görünüşe bakılırsa ortalığın sakinleşmesi ve bir diyalog yürütmenin gerekli olduğu konusundaki görüşü bir nevi kabul görmüş gibi. Bir diğer nokta ise Irak’ın işbirliği meselesinde bir taraf haline gelmesi. Zira Irak en başından beri Amerika’nın 12 şartına uygun olan müzakereler sürecinin, ama özellikle de silahlı gruplar ve İran’ın bu gruplara yönelik desteğinin kesilmesi gerektiği gibi bir kısım şartlar ve müzakereler ışığında belirlenecek bir sonraki şartlar çerçevesinde krizin bir parçasıydı.”

Şarkul Avsat