Örümcek Adam İstanbul’da!

5 Temmuz’da Vizyona Girecek ÖRÜMCEK-ADAM: EVDEN UZAKTA Filminin Süper Kahraman’ı ÖRÜMCEK-ADAM, 29 Haziran – 7 Temmuz Tarihleri Arasında İstanbul’da hayranlarıyla buluşacak. Filminin hayranları, 29 Haziran – 7 Temmuz tarihleri arasında ÖRÜMCEK-ADAM’a İstanbul’da raslayabilir ve kendisiyle fotoğraf çektirebilirler.

“ÖRÜMCEK-ADAM: EVDEN UZAKTA”

“Spider-Man: Far From Home”

 

Yapım Bilgileri

“Örümcek-Adam: Evden Uzakta”da, Tom Holland, “Avengers: Endgame”deki olayların ardından sonsuza dek değişmiş bir dünyada yeni tehditlere karşı durmak için harekete geçmesi gereken mahallemizin arkadaş canlısı Süper Kahraman’ı olarak geri dönüyor. Film Örümcek-Adam evrenini genişletirken, Peter Parker’ı kendi çöplüğü olan Queens-New York’tan ve güvenli limanından çıkartıp, aslında bir okul gezisi olması gereken –ama kahramanımızın en zorlu ve en destansı macerasına dönüşen bir– Avrupa turuna götürüyor.

 

Peter Parker ve arkadaşlarını –ve daha milyarlarca insanı– hayata döndüren, iyi ile kötü arasındaki dev çaplı savaşın ardından, Peter hâlâ onun dönüşünü mümkün kılmak için kendini kahramanca feda eden akıl hocası Tony Stark /Iron Man’in yasını tutmaktadır. Turbo şarjlı kahramanlıkları nedeniyle herkes acaba bir sonraki Iron Man o mu olacak diye merak ederken bile, Peter, baktığı her yerde bu yitip gitmiş Yenilmez’e saygı gösterilerine tanık oldukça yaşadığı kayıp hissi daha da artar.

 

Tony’nin arkadaşı Happy Hogan’ın temin edici sözleri Peter’ı bir ölçüde rahatlatır: “O gittikten sonra burada olacağını bilmese, yapmış olduğu şeyi yapmazdı bence”. Fakat Happy’nin bir diğer mesajı Peter’ın kesinlikle duymak istemediği türdendir: Nick Fury, Örümcek-Adam’ı aramaktadır. Süper kahramanlığı birkaç haftalığına ardında bırakmaya kararlı olan Peter, –Hogan’ın ‘Nick Fury’yi ekemezsin!’ uyarılarına rağmen– Fury’nin telefonlarına cevap vermez ve arkadaşları Ned, MJ ve çetenin geri kalanıyla Avrupa tatiline çıkar.

 

Ama Fury görmezden gelinmeyi kabul etmeyecek ve yardımcısı Maria Hill’le birlikte Peter’ın izini sürerek Venedik’e gidecektir. Eski S.H.I.E.L.D. yöneticisi Fury’nin Peter’dan talebi Örümcek-Adam’ın yeni bir tehditle mücadele etmesidir. Söz konusu yeni tehdit, her biri Toprak, Hava, Su ve Ateş’den oluşan dört elementi temsil eden devasa Elementsel Yaratıklar’dır (Elemental Creatures). Bu canavarımsı varlıklar evrende açılan bir delikten gelmişlerdir… bu da “Yenilmezler: Sonsuzluk Savaşı“ ve “Yenilmezler: Son Oyun“daki olayların bir diğer sonucudur.

 

Bunun sonrasında, Peter, paralel bir Dünya’dan gelmiş ve Elementsel Yaratıkları durdurmaya kararlı Süper Kahraman Quentin Beck’le tanışır. Mysterio olarak bilinen Fury ve Beck, Örümcek-Adam’ın bu mücadeleye katılmasını isterler ama yapılacak savaş Peter’ın güvenli limanından çok uzaktadır. Bu yüzden, Fury’den bir başka Yenilmez’den yardım istemesini rica eder. Peter’ın talihsizliği diğer hepsinin meşgul olmasıdır. Dolayısıyla, henüz sonuçlarını tahmin bile edemeyeceği çapta bir kapışmada Beck’le güçlerini birleştirmek zorunda kalır.

 

Evden uzakta, Peter’ın arkadaşlarını koruması, dünyayı kurtarması, sadece kendisinin ötesinden gelebileceği bir zorluğa göğüs germesi ve Örümcek-Adam’ın yazgısını kabullenmesi gerekecektir.

 

Columbia Pictures bir MARVEL Studios-Pascal Pictures yapımı olan “Örümcek-Adam™: Evden Uzakta”yı sunar. Başrollerini Tom Holland, Samuel L. Jackson, Zendaya, Cobie Smulders, Jon Favreau, JB Smoove, Jacob Batalon, Martin Starr, Marisa Tomei ve Jake Gyllenhaal’ın paylaştığı filmi Chris McKenna ve Erik Sommers yazdı, Jon Watts yönetti. MARVEL Comic Books’un Stan Lee ve Steve Ditko yaratımı olan serisine dayanan filmin yapımcılığını Kevin Feige ve Amy Pascal; yönetici yapımcılığını ise Louis D’Esposito, Victoria Alonso, Thomas M. Hammel, Eric Hauserman Carroll, Rachel O’Connor, Stan Lee, Avi Arad ve Matt Tolmach üstlendi. Filmin görüntü yönetimi CSC’den Matthew J. Lloyd’un; yapım tasarımı Claude Paré’nin, kurgusu Leigh Folsom Boyd ve ACE’den Dan Lebental’ın, kostüm tasarımı Anna B. Sheppard’ın, müziği ise Michael Giacchino’nun imzasını taşıyor. “Örümcek-Adam™: Evden Uzakta”nın görsel efektler amirliğini Janek Sirrs, görsel gelişim amirliğini Ryan Meinerding, müzik amirliğini ise Dave Jordan gerçekleştirdi.

 

YENİ BİR DÜNYA… YENİ BİR ÖRÜMCEK-ADAM MI?

 

“Örümcek-Adam™: Evden Uzakta” mizahı, duyguyu, ayrıca hem Örümcek-Adam hem de MARVEL Sinema Evreni’nde (MSE) sevdiğiniz her şeyi dev bir yapımla bir araya getiriyor. Daha önce “Örümcek-Adam: Eve Dönüş” ve başarılı bağımsız drama “Cop Car”da da aynı görevi üstlenmiş olan yönetmen Jon Watts, “‘Örümcek-Adam: Eve Dönüş’te oturttuğumuz çizgiye sadık kaldık ama bir yandan da sürekli olarak çok duygusal bazı temaları ele almanın yollarını aradıkdiyor.

 

“Bu yeni Örümcek-Adam macerası ‘Yenilmezler: Son Oyun’un hemen sonrasında ve oradaki olaylara tam uyacak şekilde başlıyor” diyen Kevin Feige, şöyle devam ediyor: “Peter ve tüm dünya Demir Adam’ın kaybıyla başa çıkmaya çalışmakta; ve Peter’ın tek istediği sıradan bir ergen olmak üzere Örümcek-Adamlığa kısa bir mola vermek. Fakat Örümcek-Adamın sıradan bir ergen olması mümkün değil; dünyaya karşı sorumlulukları var, özellikle de şimdi. İşte bu yüzden, Peter’ın yaz tatili sırasında Nick Fury onun izini sürüp yeni bir tehditle mücadele etmekle görevlendiriyor. Peter’ın yüzleşmesi gereken şey işte bu yeni tehdit; acaba görevi üstlenmeye hazır mı?”

 

Tom Holland ise şunu belirtiyor: “‘Evden Uzakta’ ilk filmimizden bile daha eğlenceli ama aynı zamanda riskler daha yüksek ve olaylar daha kişisel. Bu filmde daha büyüğü hedefliyoruz. Yine de, artan çap ve riskler için daima bir karakter ya da hikaye merkezli bir neden söz konusu. Yeni filmimiz olabilecek her yönden daha büyük ve daha iyi”.

 

Holland’ın bu içten sözleri filmin yapımcılığını Kevin Feige ile birlikte üstlenmiş Amy Pascal için şaşırtıcı değil. “Tom karaktere eşsiz bir şekilde bürünüyor. Zeki, duygusal ve komik. Örümcek-Adam’ı oynamayı seviyor. Muhteşem bir aktör olmanın yanı sıra karakterin ve o dünyanın muazzam bir hayranı” diyor Pascal.

 

Peter’ın yolculuğu çok önemli bir gelişimdir ama onun adına kolay olmaz. Watts şunu vurguluyor: “Bir önceki filmimiz ‘Örümcek-Adam: Eve Dönüş’te, Peter bir yetişkinin hayatını istemişti; şimdiyse gençliğine tutunmak istiyor. Bu film dünyanın ona, ‘Sorumluluk üstlenme zamanı geldi’ demesini konu alıyor. Herkes yeni bir Süper Kahraman ve kurtarıcı arıyor; bir sonraki Tony Stark’ı arıyor. Tony, Peter’ı seçmiş gibi görünüyor ama dünya onun henüz sadece 16 yaşında olduğunu fark etmiyor”.

 

Holland, “Peter kesinlikle yeniden sıradan bir ergen olmak istiyor” diyor ve ekliyor: “Örümcek-Adamlığa bir ara verip arkadaşlarıyla tatile çıkmak için sabırsızlanıyor. Fakat çok geçmeden, içten içe hep bildiği şeyi fark ediyor: Kendini nerede bulursa bulsun, o, Örümcek-Adam kostümüne ait”.

 

Bu keşif süreci, kısmen de olsa, Peter’ın şimdi içinde yaşadığı dünya tarafından belirlenir. “Örümcek-Adam: Eve Dönüş” ve gişe devi animasyon “Örümcek-Adam: Örümcek Evreninde”nin deneyimli yapımcısı Pascal, “Bu yeni dünya ‘Eve Dönüş’te deneyimlediğimizden çok farklı bir yer” dedikten sonra, şöyle devam ediyor: “Thanos’un evrenin yarısını toza dönüştürmüş olan patlaması tersine çevrildi. Tony Stark milyarlarca hayat kurtardı ki bunlardan biri Peter Parker’ınkiydi. Peter için ağır bir yük bu çünkü artık kendisine en çok inanan kişinin içinde olmadığı yeni bir dünyada yaşıyor. Artık, Peter’ın Tony’nin meşalesini alıp olması gereken Süper Kahraman’a dönüşmesi gerekiyor”.

 

Yönetici yapımcı Rachel O’Connor da şunu ekliyor: Başlangıçta, “Peter gerçekten kendi köşesinde kalmak, arkadaş canlısı mahalle çocuğu Örümcek-Adam olmaya devam etmek ve heyecanlı bir tatilin tadını çıkarmak istiyor. Film Peter’ın Tony gibi Yenilmezler düzeyinde bir kahraman olma konusundaki iç çatışmasını işliyor”.

 

CEHENNEMİN FURY’Sİ YOKTUR…

 

Peter’ın kaderini şekillendiren başlıca güçlerden biri Nick Fury’dir. S.H.I.E.L.D.’in eski müdürü olan Fury, genç adamı amansızca takip eder çünkü Elementsel Yaratıklar’a karşı mücadelede onun da yer almasını istemektedir. Aslında, Nick Fury, Peter’ın ta Venedik’e kadar izini sürer ve ona fazla bir seçim şansı bırakmaz.

 

“Nick hayırı cevap kabul etmiyor, ki bunu önceki MCE filmlerinden çok iyi biliyoruz” diyor Holland ve ekliyor: “Nick, Peter’ın Örümcek-Adam olmanın tüm sorumluluğunu üstlenmesini istiyor”.

 

Bu, olağanüstü talepkar Fury’nin Peter’ın göreve uygunluğundan tamamen emin olduğu anlamına gelmez. Rolü on ikinci kez üstlenen Samuel L. Jackson, “Fury’nin genç Peter hakkında ciddi şüpheleri var” diyor ve ekliyor: “Her şeyden önce, Peter’ı hâlâ çocuk olarak görüyor. Ayrıca, Fury hâlâ Tony Stark’ın Demir Adam’ın izinden gitmesi için neden Peter’ı seçtiğini de anlamıyor. Stark ona bir hediye verdi ama acaba Peter Parker buna değer mi?”

 

Watts ise şunu kaydediyor: “Peter’ın sadece kafasını boşaltıp, son beş yıldır uzaktayken ardında bıraktığı şeyleri ele almak istemesi Fury’nin umurunda değil. Fury daha faydacı biri; Yenilmezler’i kurmuş ve şimdi, aradan yıllar geçmişken, her şeyi yeniden sıfırdan inşa ediyor. Onun görevi dünyayı güvenli tutmak; Peter da bu hedef doğrultusunda kilit isimlerden biri”.

 

Watts ile senaristler Chris McKenna ve Erik Sommers da Fury’nin şaşırtıcı katmanlarını irdeliyor; zira Fury de, pek çok insan gibi, Thanos’un patlamasının ve bunun tersine dönüşünün sonuçlarıyla başa çıkmaya çalışıyor. “Fury de patlamayla birlikte silindiği için beş yıldır uzaktaydı” diyen Watts, sözlerini şöyle sürdürüyor: “O her zaman her konuya hakim olan kişiydi; şimdi ise çok farklı bir dünya görüyor. Daha önce Fury’yi içinde görmediğimiz bir durum. Artık her şeyi tamamen kontrol eden kişi değil”.

 

Fury’nin Peter’ı denkleme –ve Elementsel Yaratıklar’a karşı savaşa– dahil etme çabasında ona destek veren Maria Hill, S.H.I.E.L.D.’in eski müdür yardımcısıdır ve tıpkı patronu gibi patlama sonrası dünyadaki yerini çözmeye çalışmaktadır. “Yenilmezler”le başlamak üzere, bundan önceki MSE filmlerinin altısında bu rolü üstlenmiş olan Cobie Smulders, “Maria bir miktar bezgin çünkü Fury ve Peter gibi, o da beş yıl boyunca toza dönüp yok olmuştu. Dolayısıyla, şimdi arayı kapatmaya çalışıyor… her konuda” diyor.

 

Aynı zamanda, Hill’in Fury’yle ilişkisi de gelişmektedir. Bu durum onların ciddileşmekte olan Elementsel Yaratıklar tehdidiyle başa çıkmak üzere küresel yolculuklarının, Quentin Beck-Mysterio’yla yeni ittifaklarının ve ekibe katılması için Peter Parker’ı takıma dahil etme gayretlerinin bir sonucudur. “Fury ve Maria yolda oldukları ve yakın odalarda kaldıkları için, aralarında daha önce görmediğimiz bir yakınlık var” diye kaydediyor Smulders.

 

ESRARENGİZ BİR YENİ SÜPER KAHRAMAN

 

Ama Fury ve Hill’in “yolculuğu” bir bağ kurma alıştırmasından çok daha fazlasıdır; beraberce hem Elementsel Yaratıklar’ın oluşturduğu tehdidin muazzamlığına hem de bu yaratıklarla savaşmak için özel olarak donatılmış yeni Süper Kahraman Quentin Beck-Mysterio’nun ortaya çıkışına tanık olurlar.

 

Watts çizgi romanlardaki bu ikonlamış karakteri izleyicilerin hiç beklemediği bir şekilde filme dahil etmek istediğini söylüyor: “ Mysterio çizgi romanlarda müthiş bir kötü adam. Dolayısıyla, onun burada kahraman olarak sunulması daha önce görülmemiş bir şeydi. Örümcek-Adam, Mysterio ve Nick Fury’nin bu küresel tehdide karşı bir takım olması bizim için gerçekten heyecan vericiydi”.

 

Oscar® adayı aktör Jake Gyllenhaal’ın canlandırdığı Mysterio karakteri kendisinin bizimkine paralel boyutta var olan bir Dünya’dan geldiğini açıklar. Pascal, “Mysterio’yu canlandıracak kişinin role espri ve derinlik katan, Jack gibi zeki bir aktör olması bizim için önemliydi” diyen Pascal, şöyle devam ediyor: “Mysterio hakkındaki fiziksel konuları ne kadar konuşmuş olsak da –örneğin güçleri filmde nasıl işlenecek gibi–, Jake filme dahil olduğunda karaktere yepyeni bir insanlık, kestirilemezlik ve mizah düzeyi getirdi. Başka filmlerden hepimizin sevdiği oyuncuları bu dünyaya dahil etmek için daima bir arzu duyarız. İşte Jake o çapta bir oyuncunun nasıl bir karakter hayata geçirebildiğinin harika bir örneği”.

 

Watts şunu ekliyor: “Bir sonraki Yenilmezler lideri olma potansiyeline sahip bir Süper Kahraman rolüne kolayca bürünebilecek birine ihtiyacımız vardı. Jake’in bu ağır yükü taşıyabileceğini biliyorduk”.

 

Gyllenhaal ise şunu söylüyor: “Unutmayacağınız bir karakter yaratmak istedim. Beck karakteri bir oyuncu olarak sevdiğim her şeyi barındırıyor”.

 

Mysterio hakiki bir Süper Kahramana yakışır şekilde, Elementsel Yaratıklar’ı alt etmeye sadece istekli değil, oldukça da kararlıdır. “Beck bu konuda ısrarlı” diyor Gyllenhaal ve ekliyor: “Dünyaya ona bağlı olarak geldiklerini görüyor ve bu yüzden de onları kendi sorumluluğu olarak kabul ediyor”.

 

Gyllenhaal’ın aynı ölçüde ilgisini çeken unsur, Peter ile Beck arasında filizlenen ilişkiydi. Beck, Stark gibi bir akıl hocası değil, Peter’ın neler yaşadığını anlayan bir dosttur. Yine de, Mysterio her ikisini de bekleyen meydan okumayı kabul etmesi için Peter’ı teşvik eder. “Beck, Peter’ın savaşa dahil olma konusunda isteksizliğine anlayışla yaklaşıyor ama Süper Kahraman’ın, ne kadar tehlikeli olursa olsun, görevden kaçmaması gerektiğini vurguluyor” diyor aktör.

 

Watts, Beck’i Peter için bir arkadaş ve “havalı amca” olarak betimlediğini belirtiyor: “Yabancı bir dünyada kendini yabancı gibi hisseden Beck, Peter’ı potansiyel bir müttefik ve takım arkadaşı olarak görüyor. Aynı zamanda şunu da fark ediyor ki Peter seyahat ve tatilde olmayı dünyayı kurtarmaya tercih edebilecek, şapşal bir ergen”.

 

MUTLU GÜNLER

 

Peter’ın hayatındaki bir diğer çok önemli yetişkin, Tony’nin Stark’ının güvenlik müdürü ve en yakın dostu Mutlu Hogan’dır. Mutlu’yu bir kez daha canlandıran aktör-yapımcı Jon Favreau, serinin ilk filmi “Demir Adam”ı yöneterek ana şablonu oluşturmuş ve MSE evreninde çok önemli bir güç olmuştur. Demir Adam’ın ilk iki filminde Mutlu rolüyle konuk oyunculuk yapan aktör, “Demir Adam 3” ve ardından “Örümcek-Adam: Eve Dönüş”te yardımcı rol üstlenmiştir. “Böylesine iç içe olduğum bir projenin kendi başına hayat buluşunu izlemek tuhaf. Kendimi gururlu bir büyükbaba gibi hissediyorum” diyor Favreau MSE’ye çeşitli katkıları için.

 

Watts bir kez daha Favreau’yla çalışmaktan duyduğu sevinci şu sözlerle dile getiriyor: “Bir başka yönetmeni yönetmekten daha iyisi yok. Senin ne yaşadığını tam olarak biliyor ve yönetmen olmayı hiç bırakmıyorlar. Jon’un etrafta olması her zaman keyifli çünkü ona sırtımı yaslayabileceğimi biliyorum”.

 

Eve Dönüş”te, Favreau’nun Mutlu’su ve Tony Stark, Peter’a bir Süper Kahramanın hayatını ve sorumluluklarını anlatmışlardı. Bu filmde ise, Mutlu rolü daha ileriye taşınıyor. Watts’a göre, Mutlu, Stark’ın vefatının ardından, hem Peter’a hem kendine yardım ediyor. “Dünyada, özellikle de o dünyanın merkezi olan Tony ölmüşken, kendi yerini bulmaya çalışma” fikri irdeleniyor. “Mutlu hikayede harika bir ikincil duygu merkezi; Jon da bir aktör olarak neler yapabildiğini gerçekten ortaya koyuyor” diyor Watts.

 

“Peter ile Mutlu arasındaki ilişki muhtemelen filmdeki en önemli ilişki” diye açıklayan Pascal, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Mutlu her ikisinin de hayatında kilit rol oynayan Stark’ın matemini paylaşmakla kalmıyor, Peter’ı teşvik de ediyor”. Holland ise şunu ekliyor: “Mutlu benim MSE’deki favori karakterlerimden biri. Ayrıca, Jon’un bütün filmlere, ama özellikle de buna getirdiği enerjiye bayıldım. O bütün bu evrenin gerçek manevi babalarından biri. Mutlu rolünde, Peter’a onun asla tahmin edemeyeceği şekillerde yardım ediyor”.

 

Fakat Peter, Mutlu’nun May Hala’ya ilgisinden pek de memnun değildir. Aralarındaki romantik kıvılcımlar Peter için bir başka boyuttan yaratıklarla savaşmak kadar sinir bozucu olabilir. “Bu romantik ilişki eğlenceli çünkü Peter’ın dengesini bozuyor” diyor Favreau ve ekliyor: “Mutlu-May hikayesi kuşaklar arası komedi için verimli bir alan”.

 

Oscar® ödüllü Marisa Tomei ilk olarak “Örümcek-Adam: Eve Dönüş”te üstlendiği May Hala rolüne geri dönüyor. Rolü yeniden kabul etmek için hiç düşünmediğini söyleyen aktris, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Bu filmin küresel boyutundan çok etkilendim ama bir yandan da memleket duygusu vardı”.

 

Karakterin önceki versiyonlarından farklı olarak, Tomei’nin canlandırdığı May Hala, Peter’ın gizli kimliğinden tamamen haberdardır. Üstüne üstlük, Pascal’a göre, “Yeğeninin güçlerini toplum yararına kullandıran bir toplum savaşçısıdır”.

 

Tomei de May’i hem bir aktivist hem de Peter üzerinde olumlu bir etki olarak gördüğünü vurguluyor: “Onu iyi yetiştirdiğini hissediyor; Peter başını dik tutuyor ve haysiyetini koruyor. May her ebeveynin yapacağı gibi, onunla gurur duyuyor. Ve şimdi Peter’ın sahip olduğu iyi değerler dünyada eyleme geçiriliyor”.

 

ARKADAŞLIK VE İLK AŞK

 

Peter’ın okuldan arkadaşlarıyla heyecan verici bir tatile çıkma kararı, ilk başta, tamamen, Queens’den yani evden uzakta eğlenmek ve macera yaşamaktır. Ayrıca, bazılarının –Peter, MJ, Ned ve Flash– beş yıl boyunca var olmadıkları gerçeğini kabullenme fırsatıdır çünkü sınıf diğer arkadaşları var olmaya devam etmiş ve büyümüşlerdir. Bu durum bağ kurma, aşk, sürprizler ve boyutlar arası yaratıklarla fazlasıyla yakın temas için verimli bir zemindir.

 

Zendaya’nın bir kez daha canlandırdığı MJ, Peter’ın kıvrak zekalı sınıf arkadaşı, dostu ve şimdi de muhtemel aşkıdır. MJ’in Peter Parker bulmacasının çok önemli bir parçasını daha çözmesiyse Peter’ın istediği kadar pürüzsüz bir şekilde ilerlemeyen yeni romantik ilişkiyi daha da karmaşık hâle getirir.

 

Popüler sitcom “Shake It Up”tan “Örümcek-Adam: Eve Dönüş”ün başrolüne geçiş yapan Zendaya, o filmde ilk kez MJ rolünü üstlenmiş, ardından da gişe devi müzikal “The Greatest Showman”da rol almıştı. MJ’in Peter’ın sırrını çözmesinin kendisini şaşırtmadığını söyleyen genç aktris şunu da ekliyor: “MJ her şeyi izliyor ve her şeyi biliyor; yani, Peter’ın Örümcek-Adam olduğu sonucuna varması kaçınılmaz. Hele hele Örümcek-Adam şimdi birden bire onların tatil yaptığı Avrupa şehirlerinde ortaya çıkıyorken”.

 

Aktris, MJ’in kırılganlıklarını da benimsediğini şu sözlerle belirtiyor: “Bu filmde onu biraz daha iyi tanıma fırsatı buluyor; onu biraz daha kırılgan kılan durumlara nasıl tepki verdiğini görüyoruz”. Zendaya’nın takdir ettiği bir diğer nokta da MJ’in tuhaflığı: “Peter onu tam anlamıyla olduğu gibi seviyor; onu MJ yapan tüm tuhaflıklarıyla birlikte. Sanırım bu da kanıtlıyor ki eğer kaderinizde biriyle olmak varsa… şey… onunla birlikte olmak kaderinizde var demektir!”

 

Peki ama MJ, Peter’ı Peter olduğu için mi seviyordur, Örümcek-Adam olduğu için mi? “Bu durum Peter açısından biraz trajik çünkü MJ’in ondan Peter olarak hoşlanmasını umut ediyor ama aslında Örümcek-Adam’a hayran olduğundan şüpheleniyor” diyor Watts.

 

Peter’ın bir kez daha Jacob Batalon tarafından canlandırılan en iyi arkadaşı Ned için de havada aşk kokusu vardır. Ned sınıf arkadaşı Betty Brant’e (Angourie Rice) aşık olur. “Bu yakınlaşma Ned ile Peter arasındaki arkadaşlıkta bir evrimin tetikçisi oluyor” diyen Batalon, bunu şöyle açıklıyor: “Ned ‘Örümcek-Adam: Eve Dönüş’te Peter’ın sağ koluydu. Bu kez aşkı buluyor ve onun nasıl bir şey olduğunu görüyor. Betty ile anında kaynaştıkları için gerçekten mutlu”.

 

Tony Revolori de rolüne geri dönen bir diğer isim. Aktörün canlandırdığı Eugene “Flash” Thompson hem kendi tarzını yaratmış bir Vlogger’dır (video paylaşımları yapan kişi), hem de çok büyük bir Örümcek-Adam hayranı. Fakat Peter’a karşı tam bir pisliktir. “Karakterin Örümcek-Adam’ı sevip Peter’la sürekli dalga geçmesindeki ikiliği çok sevdim” diyor Revolori.

 

Peter, MJ, Ned ve Flash patlama sonrası yeni hayatlarıyla uğraşırlarken, sınıf arkadaşları Brad Davis (Remy Hii) Thanos’un evreni değiştiren eyleminden kaçmış ve beş yıl önceki havalı olmayan mankafadan kalp hırsızı, popüler bir öğrenciye dönüşmüştür. Artık, MJ’in ilgisini çekme konusunda Peter onu bir rakip olarak görmektedir. “Önceden, Brad hep burnu kanayan ve sürekli ağlayan bir çocuktu. Ama artık büyümüş; oysa diğerleri patlamadan ötürü aynı yaşta kalmış. Şimdi Brad gözünü MJ’e dikmiş durumda” diyor Hii.

 

Tüm genç oyuncular rollerini benzersiz şekilde hayata geçirdilerse de, Watts karakterlerin önemli bazı özellikler paylaştığını kaydediyor: “Hepsi de gerçekten dirençliler ve beş yıl önce başlarına gelen şeyle mücadele ediyorlar. Ama aynı zamanda gözlerini geleceğe dikmişler ve hayatlarına devam etmeye hazırlar”.

 

DÜNYAYA AÇILMAK

 

Örümcek-Adam memleketi olan Queens-New York’a çok bağlıdır ama “Örümcek-Adam™: Evden Uzakta” kahramanımızın dünyasını genişleterek, onu Venedik, Berlin, Prag ve Londra başta olmak üzere, Avrupa’nın dört bir yanına götürüyor. Watts bu konuda şunları söylüyor: “Amaç her zaman olabildiğince gerçek mekanlarda çekim yapmaktı. Bu da filme platoda yaratabileceğimizin mümkün olduğundan çok daha büyük bir boyut kattı”.

 

Mekanlar filme renk ve boyut katmanın yanı sıra, hikayeye ve karakterlere de hizmet eder. “Peter’ı yeni mekanlara götürmemiz önemliydi, ama bu karakterleri böylesine özel kılan şeylerden asla taviz vermeden” diyor Pascal.

 

Yapımın merkez üssü Londra’daki geniş Warner Bros. Leavesden Stüdyoları’ydı. Venedik, Berlin, Meksika kırsalı ve New York şehrindeki çeşitli noktalar bu stüdyoların platolarında yeniden yaratıldı. Holland Londra’daki evine yakın bir yerde çekim yapma konusunda şunu söylüyor: “Benim için gerçekten özeldi çünkü Örümcek-Adam hayatımın çok büyük bir parçası; Londra ise daha da büyük bir parçası. İkisinin bir arada olması çok hoştu”. Genç aktör ismi “Evden Uzakta” olan filmin evinin yakınında çekilmesindeki ironiyi de eğlenceli bulduğunu belirtiyor; özellikle de, bir önceki Örümcek-Adam filmi “Eve Dönüş” evinden binlerce kilometre uzakta, ABD’de çekildiği için.

 

Holland ve oyuncu kadrosunun geri kalanı Venedik’te geçen çok büyük bir aksiyon sekansı için inşa edilen setlerden çok etkilendiler. Söz konusu setler tarihi Rialto Köprüsü ve balık pazarının yanı sıra, Elementsel Yaratıklar’la savaştığı sırada Peter’a çarpan dev dalgaların simülasyonunu sağlayan bir dizi su manipülasyonunu içeriyordu.

 

Holland diğer bir favori aksiyon sekansı olarak Örümcek-Adam’ın teknelerin demirlediği bir dizi direk arasında koştuğu sahneyi gösteriyor. “Dublör koordinatörümüz bana düşme olasılığıma karşı dizlik takmamı tavsiye etti ama ben giymemeyi seçtim. Bunun için çok pişmanım!” diyor Holland.

 

Yapım ekibi Prag’da geçen sekanslar için Çekya’ya gitti. Ekip şehrin simgelerinden olan Charles Köprüsü’nde Peter ile MJ arasında romantik bazı anları görüntüledi. Devlet Opera Binası’nda ise Örümcek-Adam’ın bir gala gecesinde fark edilmeden manevralar yapmaya çalıştığı sekans çekildi. Şehirde son olarak Liberec’te bir atlıkarınca ve dönme dolap içeren görkemli bir aksiyon sahnesinin çekimi gerçekleştirildi.

 

Daha sonra Venedik şehri de tamamı görüntü yönetmeni Matthew J. Lloyd ve ekibi tarafından görüntülenen, Watts’ın ifadesiyle, “Örümcek-Adam’ın kanallar boyunca ağ ucunda salındığı eşsiz bir görsel” sundu. New York şehrinde geçen kilit sahneler de gerçek mekanlarda çekildi.

 

ÖRÜMCEK-ADAM’IN YENİ GÖRÜNÜMÜ

 

Örümcek-Adam’ın çok sayıdaki hayranı için, bu karakteri anında tanınır yapan çok önemli bir unsur klasik kırmızı-mavi kıyafetidir. İzleyiciler bir kez daha onun sevilen kıyafetiyle “Örümcek-Adam her ne yapabiliyorsa” yaparken izleyecek olsa da, “Örümcek-Adam™: Evden Uzakta”nın kostüm tasarımcısı Anna B. Sheppard ve kostüm amiri Graham Churchyard yeni bazı sunumlarla klasik kıyafeti bir bileşim haline getirdiler.

 

Örümcek-Adam, klasik kostümüne ek olarak, Tony Stark’ın hediyesi olan, “Yenilmezler: Sonsuzluk Savaşı” ve “Yenilmezler: Son Oyun”da da gördüğümüz Demir Örümcek kostümünü de giyiyor. Ayrıca, Nick Fury, Peter’a Avrupa macerası sırasında radarlara yakalanmadan hareket edebilmesi için tasarlanmış, tamamen siyah bir “hayalet” kostüm veriyor. Hayalet kostümün tasarımında Black Widow, Captain America ve Hawkeye gibi diğer MSE karakterlerinin giydiği kostümlerden esinlenildi.

 

Kostüm çok çarpıcı –Holland’a göre, “Tam bir sert çocuk kıyafeti”–; tabi şapşal, çift kapaklı gözlüğü sayılmazsa. Bu gözlük Watts’ın talimatıyla Demir Adam’ın yüksek teknolojili gözlüğünün tam zıttı olarak tasarlandı ve 1980’lerin tipik bir temsilcisi olan çift kapaklı gözlüklerden esinlenilerek tasarlandı. O’Connor şunu kaydediyor: “Siyah kostüm dünya çapında bir casus filmi tarzına sahip ama o gözlüklerle çok da havalı olamaz”.

 

Filmde dördüncü bir kostüm Peter tarafından tasarlanıyor. Kırmızı-siyah bu kostüm genç Süper Kahraman’ın yeni küresel tehditle savaşmaya isteksizliğinden sorumluluk alıp kendi kimliğini kazanışına uzanan evrimini simgeliyor. “Bu kostüm Peter’ın Örümcek-Adam vizyonu” diyen Sheppard, bunu şöyle açıklıyor: “O artık Demir Adam olmaya çalışmıyor”. Örümcek-Adam yeni kıyafetiyle ilk kez kostümün farklı yerlerinden ağ fırlatabiliyor çünkü yeni ağ fırlatıcıları artık çok daha küçük ve gelişmiş. Ayrıca, bu filmde öndeki örümcek ambleminin de güncellendiğini görüyoruz.

 

Holland tüm kostümleri çok sevdiğini söylüyor ve bir favori belirlemeyi reddediyor. “Her biri bir sanat eseri” diyor genç aktör ısrarla.

 

Süper Kahraman kıyafeti giymek Jake Gyllenhaal için Holland için olduğundan bile daha eğlenceli olmuş olabilir. Onun Mysterio kıyafeti hem çizgi romandaki köklerine hem de Demir Adam, Vision, Doctor Strange ve Thor’un da aralarında bulunduğu diğer MSE karakterlerine saygı duruşu niteliği taşıyor. Ayrıca bir de Mysterio’nun “Japon balığı kasesi” kaskı var ki bu da görsel efekt referansları için yaratıldı ve post prodüksiyon sırasında dijital olarak eklendi. Gyllenhaal kostümün kol zırhlarının ve kafes desenlerinin çizgi romanlardakine sadık olduğunun altını çiziyor.

 

Yine de zırhın belli zorluklar getirdiğini de sözlerine ekliyor: “Kolumu abartılı bir şekilde hareket ettirmeye çalıştığımda, zırhların ağırlığından dolayı hareketim yarım kalıyor, bir T-Rex’inkine benziyordu!”

 

“DİKKAT, ÖRÜMCEK-ADAM GELİYOR”

 

Bu yeni kostümler; destansı aksiyon, mizah ve yüreklere dokunan dramayı bir araya getiren Örümcek-Adam mitolojisinin ve daha da büyük Marvel Sinema Evreni’nin eski ile yeni öğelerini buluşturan çeşitli ayrıntılardan sadece biri. “Filmimiz, özünde, çok insani. İzleyicilere bu olağanüstü kahramanların yaptıklarını izlerken, kendilerinin de bu dünyaya ait olduğu hissini yaşamaları için fırsat tanıyor” diyor Samuel L. Jackson.

 

Filmin başrol kahramanı hâlâ mahallenizin arkadaş canlısı Süper Kahramanı ama artık yeni bir küresel bakış açısına ve olgunluğa sahip; kayıp, aşk ve sorumluluk hissi gelişmiş. “‘Örümcek-Adam™: Evden Uzakta’ ne yapmanız gerektiğini kabullenmeyi –ve hayatta, olacağınız kişiyi seçtiğiniz o ânı– konu alıyor” diyor Pascal ve ekliyor: “Komik, neşeli, destansı ve duygusal –Peter’ın daha önce hiçbir Örümcek-Adam filminde görülmemiş şeyler yapışına tanık olacağınız dev bir aksiyon filmi. Ful paket”.

 

Watts filme dahil olan herkesin Örümcek-Adam karakterinin ve MARVEL Sinema Evreni’nin hakkını verme konusunda çok büyük sorumluluk hissettiğini belirtiyor ve, “Eğlenceli, heyecanlı, dokunaklı bir şey sunmayı ve izleyicilere daha önce deneyimlemedikleri bir şeyler vermeyi umuyoruz” diyor.

 

Nasıl ki filmin hikayesi Peter Parker için yeni bir sorumluluklar ve macera evreni açıyorsa, bu karakterle yolculuğunun da kendi hayatını aynı ölçüde değiştirdiğini söylüyor Tom Holland: “Bu filmler gerçek dünyada ve MARVEL Sinema Evreni’nde yaşamımı genişleten, müthiş bir deneyim oldu. Kelimenin tam anlamıyla, rüyam gerçek oldu”.

 

Bu, Watts’ın da paylaştığı bir rüyaydı. Kendisi ve Holland için, “Bu filmler aracılığıyla beraber büyüyoruz” diyen yönetmen, sözlerini şöyle tamamlıyor: “‘Örümcek-Adam: Eve Dönüş’ün konusu Peter’ın tüm dünyaya neler yapabileceğini göstermesi; Tom ve ben de bu filmdeki çalışmamız için aynı hissi taşıdık. ‘Örümcek-Adam: Evden Uzakta’ dünyanın Örümcek-Adam’a, ‘Sırada ne var?’ diye sorduğu, onun sorumluluk alıp kendini kanıtlamasını istediği film; tıpkı Tom’un da benim de bu filmle sorumluluk alıp, en iyiyi sunmamız gerektiğini bildiğimiz gibi”.