Suudi Arabistan ve Güney Kore’den nükleer alanda işbirliği

Suudi Arabistan ve Güney Kore, 26 Haziran Çarşamba günü Seul’de enerji, teknoloji, yatırım, kültür ve sanayi gibi önemli sektörlerde imzaladıkları 15 anlaşmanın ardından iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ileri bir seviyeye taşıma kararı aldı. Taraflar, ülkelerin savunma yeteneklerine ilişkin işbirliği konusunda da görüş alışverişinde bulunurken, bu, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın G20 zirvesine katılmak üzere Japonya’ya gitmeden önce Güney Kore’ye yaptığı resmi ziyaretin bir parçası olarak gerçekleşti.

Independent Arabia’dan Mustafa el-Ensari’nin haberine göre ziyaret kapsamında Ekonomi ve Planlama Bakanlığı ve Kore Ajansı ile işbirliği içinde Suudi Arabistan Genel Yatırım Heyeti tarafından organize edilen Suudi-Kore Ortaklık Forumu gerçekleşti. Ticareti ve yatırımı teşvik etmek amacıyla gerçekleştirilen foruma her iki taraftan da bir dizi kamu ve özel kuruluş katıldı. Forum kapsamında taraflar arasında 15 mutabakat zaptının imzalanmasına tanık olunurken, Genel Yatırım Heyeti tarafından Koreli şirketlere Suudi Arabistan Krallığı’nda faaliyetlere başlamaları için yatırım lisansları verildi.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’da yer alan habere göre, söz konusu mutabakat zaptları, Suudi tarafından hedeflenen finans, kültür, medya, üretim, inşaat ve petrokimyasallar gibi bir dizi stratejik sektörü içeriyor. Anlaşmaların yapıldığı Koreli şirketler arasında ise Kore Ulusal Klinik Çalışmaları Vakfı, Seul Ulusal Üniversite Hastanesi, Kore Sanayi Bankası, Kore Kimya Şirketi, SK Group ve Kore Bilim Standartları Araştırma Enstitüsü gibi büyük şirketler bulunuyor.

“Bu başarı hikâyesinin büyümesini istiyorum”

Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, ülkesiyle Suudi Arabistan arasında güçlü olarak nitelendirdiği ilişkilerden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Güney Kore ile olan ortaklığı “siyasi, güvenlik, savunma, ekonomi, kültürel ve sosyal ilişkiler gibi alanlarda iki ülke arasındaki işbirliğini geliştirme fırsatı” olarak değerlendirdi.

Prens Selman, “İki ülke arasındaki devasa potansiyel ve ortaklığın varlığından yeterince yararlanılmadığını biliyoruz. Ayrıca ortak sanayilerin inşası, insan sermayesinin geliştirilmesi ve iki halk için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi yoluyla ekonomik refahı ve savunma yeteneklerini güçlendirme, mevcut ticaret ve yatırımı arttırma fırsatlarının farkındayız. Suudi Arabistan’ın geçmişte Güney Kore ile çok iyi ilişkileri oldu. İki ülkemizin yararı için bu ilişkileri daha da güçlendirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan ziyaret münasebetiyle gerçekleştirilen basın toplantısında, Güney Kore’nin başkenti Seul’de 2020 yılının ilk çeyreğinin sonunda Vizyon Araştırma Ofisi’nin açılacağı duyuruldu. Ayrıca Suudi-Kore ortaklığının derinleştirilmeye çalışılacağı bu adım kapsamında, Suudi-Kore Vizyon 2030’un stratejik hedeflerine ulaşılması yönünde faaliyetlerde bulunulacağı kaydedildi. Nitekim Vizyon Araştırma Ofisi, gerek özel gerekse de kamu sektöründe iki ülke arasındaki işbirliği için daha büyük fırsatları araştıracak.

Bu kapsamda Suudi Arabistan Genel Yatırım Heyeti, ülkeye daha fazla yabancı yatırım çekmeye çalışıyor. Heyet Başkanı İbrahim el-Ömer gelecek vaat eden fırsatlar arayan yabancı şirketleri cezp edecek yeni teşviklerde bulunduklarını ve bundan sonra da bulunmaya devam edeceklerini ifade etti. İbrahim el-Ömer, Nisan 2016’da Vizyon 2030’un başlatılmasından bu yana Krallık tarafından hedeflenen 500 ekonomik reformun yüzde 45’inin gerçekleştirildiğini belirtti. Ayrıca bunun neticesi olarak Suudi Arabistan’ın Dünya Bankası’nın 2019 İş Yapma Kolaylığı Raporu’nda G20 ülkeleri arasında dördüncü sırada yer aldığını dile getiren el-Ömer, Suudi Arabistan’ın dünya çapında en yüksek sıralama için rekabet etmeye devam ettiğini söyledi ve 2018 yılında yabancı yatırım akışının yüzde 127 olduğuna dikkat çekti. Suudi Krallığı’nın Vizyon 2030 kapsamında belirlediği hedefleri gerçekleştirmek için yola devam ettiğini kaydeden el-Ömer, ülkede 2019’un ilk çeyreğinde faaliyete geçen yabancı şirketlerdeki artışın geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 70 olduğunu belirtti.

30 milyarlık ticaret hacmi yeterli değil

Suudi Arabistan, Güney Kore’yi stratejik ve ideal bir müttefik olarak görüyor. İki ülke arasındaki karşı ticaret hacmindeki büyüme bunu kanıtlıyor. Bu, iki taraf arasındaki mevcut işbirliğine rağmen, bunu daha da ilerletme çabalarını açıklıyor. Suudi Ticaret ve Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan bir bildiride, Suudi heyetinin Seul’e ziyareti münasebetiyle iki ülke arasındaki ticaretin sadece bir yılda (2018) 30 milyar dolara ulaştığı doğrulandı. Bu rakam Suudi riyaline çevrildiği takdirde oldukça büyük bir meblağa denk geliyor.

Suudi Arabistan’ın dünya ülkeleri ile olan ticaret hacmine baktığımızda Güney Kore 5. sırada bulunuyor. Yeni anlaşmaların ve Asya müttefiklerinin sayısı 117’yi bulan doğrudan yatırım projelerinin iki ülke arasındaki ticaret hacmini daha da arttırması bekleniyor. Suudi Arabistan’ın Kore’ye olan petrol dışı ihracat artışı yüzde 60’a ulaştı.

Reaktörler

Ancak iki taraf arasındaki bağları belgeleyen tek şey söz konusu ekonomik ilişkiler değil. Kapalı odalar ardında nükleer reaktörlere ilişkin görüşmelerin olduğuna dair birtakım fısıltılar işitiliyor. Suudi Arabistanlı yetkililer, gerek enerji üretimi gerekse de barışçıl amaçlarla nükleer reaktörlerin tasarımında Korelilerle olan ilişkilerini liderlerinin açıklamaları doğrultusunda defalarca beyan ettiler. Taraflar söz konusu görüşmeleri ve fikirleri, reel zemine aktarma hususunda ilerlemeler kaydetti.

Riyad’da bulunan Kral Abdullah Atom ve Yenilenebilir Enerji Şehri, 2018 yılının Mayıs ayı ortasında Suudi-Kore Nükleer Komitesi Ortak Toplantısı’na ev sahipliği yapmış ve Şehir Başkanı Halid Sultan ile birlikte şehirdeki bir dizi icra başkanları da toplantı da hazır bulunmuştu. Kore Bilim ve Planlama Bakanı Yardımcısı’nın başkanlığındaki heyette ise Dışişleri, Ticaret, Sanayi ve Enerji Bakanlıklarından temsilciler bulunuyordu. O sıra Suudiler, Krallık ile Kore arasındaki araştırma işbirliğinin çıktılarının bölgesel ve küresel olarak pazarlanabilecek rekabetçi bir ticari model üreteceğini umduklarını dile getirmişlerdi. Bu kapsamda enerji sektörü stratejik bir öneme sahip olduğundan, ulusal yeterliliklerin niteliği ve her aşama için programların dikkatli bir şekilde denetlenmesi gibi kalkınma için gerekli unsurlar belirlenecekti. Toplantıda, atom enerjisi alanında insan kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik ortak faaliyetler gözden geçirildi ve araştırma alanında ortak işbirliğine ilişkin bir mutabakat zaptı hususunda görüşmelerde bulunuldu. Bunun yanı sıra Ulusal Atom Enerjisi Projesi’nde kaydedilenler ve başarılan hususlar gözden geçirildi.

Nisan ayının başında Bloomberg haber ajansı tarafından yayınlanan bir haberde, Suudi Arabistan’daki bir nükleer reaktör inşasının ilk aşamasının hızlı bir şekilde tamamlandığına dair resimler yer almıştı.


1974 ve 1984 arasında Suudi Arabistan’da çalışan 3 Koreli işçi. 600 milyar riyal değerindeki projede 720 bin Koreli çalıştı. Koreliler İmam Üniversitesi, Riyad Havaalanı, Cübeyl Limanı, Bakanlar Konseyi gibi büyük altyapı projelerinde çalıştılar.

O gün “Riyad işçileri” Korelilerdi

Suudi heyetinin Güney Kore’yi ziyareti ile birlikte Suudilerin çoğu, Koreli işçilerin 1980’lerde Suudi Arabistan’ın o zaman inşa ettiği hayati bina ve tesislerin inşasında nasıl çalıştıklarını hatırladılar. Ülkeye petrol gelirlerini akışının ardından kaydedilen bu büyüme, daha sonra ‘likidite ve refah dönemi’ olarak adlandırıldı.

Suudi siyasi analist ve Şarku’l Avsat yazarı Abdurrahman Raşid, temelde politik bir sebeple bu işçiler arasında kutuplaşmaların yaşandığını söyledi. Nitekim bir yandan Washington ve müttefikleri ile diğer yandan Sovyetler Birliği ekseni arasında soğuk savaş devam ediyordu.  Güney Kore, hâlâ adaptasyon sağlamamakta inat eden kuzey rakiplerine oranla çok fazla bocalama yaşadı.

Suudi aktivist Said el-Vehhabi, Koreli işçilerin çalışmalarına katıldığı tesislerin Suudi Arabistan’daki bazı büyük şehirler için hala bir kilometre taşı olduğunu belirtti. Riyad Uluslararası Havaalanı ve İmam bin Suud İslam Üniversitesi bunlar arasında yer alıyor. Öte yandan Koreli işçilerin emeğinin bulunduğu işlere itimat ettiğini söyleyen merhum Suudi Bakan Gazi el-Kusaybi’yi hatırlıyorum. Suudi Arabistan bugün hala niteliklerine ve aldıkları ücretlere göre farklı sınıflardan çalışanları çekmeye devam ediyor. Bangladeş ve Sri Lankalı işçiler var ülkede. Bunların yanı sıra Hintliler ve Pakistanlılar mevcut. Kore ile böyle bir günün geleceğini kim bilebilirdi?

Şarkul Avsat