Arap popüler kültürü İngiltere’yi nasıl etkisi altına aldı?

Arap kültürü son yıllarda dünya düzeyinde popüler bir seviye kazandı. Bu popüler kültürden etkilenen ülkeler arasında yer alan İngiltere’nin nasıl bu seviyeye geldiği ise merak konusu.

Geçtiğimiz beş sene içinde Arap popüler kültürü Londra’da altın çağını yaşadı. Nineties Club gecelerinde yapılan çeşitli sanat festivallerine katılan izleyici kitlesi Orta Doğu’dan gelen kültürle ilgileniyor. İşin garip tarafı, Arap kültürüyle derinleşen bu ilişki, İngiltere’nin politik olarak ayrışma yaşadığı döneme denk geliyor.

Sosyal olarak bile, 2017’deki Arab News / YouGov anketi gibi anketler, İngiltere’de, Araplara yönelik genel tutumların özellikle olumsuz ve isteksiz olduğunu ortaya koydu.

‘İngiltere genelinde Arap dünyasının zengin ve çeşitli kültürünü tanıtmak’ için kurulmuş bir organizasyon olan Marsm şirketinin Halkla İlişkiler ve İletişim Koordinatörü Christina Hazboun, söz konusu etki için şu ifadeyi kullandı:

“2011’den itibaren hem Arap devrimlerine hem de medyanın dijitalleşmesine kadar izlenebilir.”

MASHROU’ LEİLA, 2017’DE LONDRA BARBİCAN’DA SAHNE ALDI

Son yıllarda aralarında şirket, Mashrou’ Leila, Autostrad, Emel Mathlouthi, 47Soul ve Yasmine Hamdan gibi Arap sanatçılar için alternatif platform sağladı.

Ali Matar, Halil Cibran’ın 1912 şiirsel romanından uyarlanan “Broken Wings (Kırık Kanatlar)” adlı Orta Doğu turnesine çıkmadan önce, Londra’nın batısında Arap temalı müzikler üretiyordu. Geçen yıl Londra’nın Royal Haymarket Tiyatrosu’nda sahne aldıktan sonra bu Temmuz ayında Lübnan’daki Beiteddine Festivali’nde sahne alacak.

ARAP KÜLTÜRÜNÜN GÖRÜNÜR YÜZÜ: SHUBBAK FESTİVALİ

Londra’daki çağdaş Arap sanatları ve kültürünün en görünür ve önemli temsilcilerinden biri Shubbak Festivali. Festival, iki haftadan uzun bir süre içerisinde sinema, tiyatro, edebiyat ve görsel sanatlar olmak üzere 150 etkinlikle şehri ele geçirdi.

Ali Matar, festivalin İngiltere’deki yabancılar için en zor bir zamana denk gelmesini ise şöyle yorumluyor:

“Yabancı düşmanlığı, Arap ve Müslümanlara yönelik önyargılar maalesef İngiltere’de de var. Ancak, İngiltere hala hoşgörü ve enternasyonalizmin değerlerine dayanan çok kültürlü bir topluma sahip.”

“İNGİLTERE’NİN ARAPLAR ÜZERDEKİ ALGISI ENDİŞE VERİCİ”

Arap-İngiliz Merkezi Program Müdürü Amani Hassan, “İngiltere’nin Araplar üzerdeki algısına ilişkin istatistikler oldukça endişe verici. Bu algılarla mücadele etmenin tek yolu kültürel etkinliklere devam etmek. İnsanları bir araya getirerek kültürler arasındaki boşlukları doldurmak. Son üç-beş yılda, İngiltere’deki Arap kültür platformlarında bir artış oldu” diye konuştu.

Arap-İngiliz Merkezi,1977 yılında kuruldu ancak kültürel etkinlikler son yıllarda yapılmaya başlandı. Shubbak Festivali’nin katılımcılarının yalnızca yüzde 20’si kendini Arap olarak tanımlanıyor.

Matar şunları ayrıca dile getirdi: “Sosyal medya ve erişilebilir reklamlar olmadan, yalnızca Arap göçmen ağlarına güvenmek zorunda kaldık.”

NANCY AJRAM, 2018 YILINDA LONDRA’DA KONSER VERDİ

Arap kültürünün Londra ve Avrupa’daki varlığının kökü, kıtalardaki insanlar arasında farklı gelişmeler yaşanmasına sebep olabiliyor. Shubbak Sanat yönetmeni Thiemann’ın dediği gibi: “Özellikle 2011’den sonra, göç eden veya farklı şehirler, kültürler ve kimlikler arasından doğan sanatçılar var.”

Thiemann, projeler için AB fonunu kaybetmekten kaynaklanan endişelerin yanı sıra, “Sanatçılar ve kültürel faaliyet gösterenler için İngiltere daha az önemli bir yer olmaya başlıyor. Gelecekte Londra’nın zengin bir uluslararası kültürel teklif sunmayacağı düşünülemez ancak sanatçıların ve izleyicilerin mevcut durumlarını ve arzu edilebilirliklerinin bir kısmını kaybedeceği konusunda endişeliyim.” ifadelerini kullandı.

Arab News