Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Orta Doğu’da tüp bebek lideri

Çocuk sahibi olmayı zorlaştıran çiftler, daha kabul edilebilir hale gelmiş olan doğurganlık tedavilerine yöneliyor.

40 yıldan uzun bir zaman önce 25 Temmuz 1978 yılında, Kuzey İngiltere’nin Oldham’da bir hastanede dünyanın ilk IVF (tüp bebek) yöntemi ile Louise Brown isimli bebek dünyaya geldi.

2 kilo 600 gram ağırlığında doğan bebek o zamanlar, prosedürün etiği hakkında tartışmalı bir küresel tartışmanın merkezi haline geldi. Fakat dünya genelindeki çocuk sahibi olamayan aileler için, buna Ortadoğulu aileler de dâhil, Louise bir umut kapısı oldu.

Aradan geçen 40 senede, IVF sayesinde 8 milyondan fazla bebek dünyaya geldi.  Uzmanlara göre günümüzde, IVF yöntemi popülerliğini artırarak büyüyor. Ortadoğu gelişen bu pazara liderlik ediyor, özellikle de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan gibi ülkeler.

BAE merkezli gebe kadın hastalıkları ve doğurganlık yöneticisi Dr. Pankaj Shrivastav, Dünya IVF günü nedeniyle Arab News’e konuştu:

“Suudi Arabistan ve BAE, IVF konusunda bölgede lider konumunda. Özellikle Suudi Arabistan’da IVF büyüyen bir pazar haline geldi. Çünkü 30 milyondan fazla insan var ve bunun gereklilikleri var. Kadın nüfusunun yüzde 15’inin hamile kalmak için yardıma ihtiyacı olduğunu biliyoruz.”

Uzmanlar, IVF’in bölgedeki yükselişinin bir nedeni olarak,  artan nüfus, artan kısırlık oranları ve doğurganlık tedavileri ve tıbbi gelişmeler hakkında farkındalıktan bahsediyor. Yakın zaman içinde çiftler “aile dengelenmesi” olarak bilinen cinsiyet seçimi içinde IVF’e yöneliyor.

Danışma Şirketi Colliers International’da Sağlık Müdürü Mansoor Ahmed, “Dünya genelinde ve MENA bölgesinde ve Suudi Arabistan’da, kadınların okuryazarlık oranındaki artış ve ekonomik olarak bağımsız olma arzusunun bir sonucu olarak doğurganlık oranları düşüyor ve bu da geç evliliklerin doğurganlık üzerinde doğrudan bir etkisi olmasına neden oluyor” diye konuştu.

Mansoor Ahmed sözlerine şöyle devam etti: “Erkek kısırlığı aynı zamanda KİK ve Ortadoğu bölgesindeki kısırlık vakaların yüzde 50’sini oluşturan ve bölgedeki ve Suudi Arabistan’daki IVF ve benzeri tedavilere talep oluşturan büyüyen bir problem.”

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, dünya genelinde her 10 kadından biri kısır olarak sınırlandırılır ve tıbbi yardıma ihtiyaç duyuyor. Ancak bir Colliers IVF raporunda, bölgedeki kısırlık oranının belirli bir sorun olarak işaret ettiği erkek kısırlığının yüzde 15 civarında (hatta daha da yüksek) tespit edildiğini öne sürüyor.

IVF rakamlarının artma nedeni olarak yaşam tarzının değişmesi ve aralarında obezite, sigara içme, stresin de olduğu nedenler gösteriliyor. Aynı zamanda kadınların kariyerlerine odaklanması nedeniyle geç çocuk sahibi olmak istemesi gibi sosyo-ekonomik sebeplerde yer alıyor.

Abu Dabi merkezli HealthPlus Kadın Doğum Merkezi IVF’in bölgede ilk başladığı sene olan 2011 yılında 600 civarı IVF denemesi yapılırken geçtiğimiz sene bu sayının 3 bin 500 civarında olduğunu açıkladı.

Günümüzde, dünya genelinde yarım milyondan fazla bebek IVF yöntemi ya da diğer tıbbi tedaviler yardımı ile dünyaya geliyor.

Yapılan çeşitli çalışmalarda, küresel IVF pazarının yaklaşık olarak 10-12 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor. Ortadoğu’daki IVF değeri için kesin rakamlar olmasa da, pazarın bir milyar değerinde olduğu varsayılıyor.

Arab News