Pompeo’dan Umman Körfezi’nde seyrüsefer özgürlüğünü koruma sözü

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Hürmüz Boğazı’nı açık tutmak ve Umman Körfezi’ndeki ticareti korumak için Avrupa ülkeleriyle, özellikle de İngiltere ile birlikte çalışma sözü verdi.

Dışişleri Bakanı Pompeo dün sabah Washington Ekonomi Kulübü’nde yaptığı konuşmada “Seyrüsefer özgürlüğünü korumak için ABD’nin aldığı inisiyatifleri tartışıyoruz. Dünya, ABD’nin konumunun bilincinde, ancak biz tüm dünya ülkeleriyle işbirliği yapmayı arzuluyoruz. İran’ın bir İngiliz gemisini alıkoyduğuna şahit olduk. Bu konunun çözüme kavuşturulması ve diğer petrol tankerlerine el konulmasını önlemek adına bir mekanizma geliştirmek için İngiltere Başbakanı ile birlikte çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’e, New York’u ziyaret etmesi ve Birleşmiş Milletler’deki (BM) bir toplantıya katılması için vize verilmesini onaylamasının ardından Mike Pompeo, Zarif ile herhangi bir görüşme gerçekleştirme fikrine karşı çıktı. Pompeo, “ABD basını, Zarif’in New York ziyaretine geniş yer verdi ve kendisiyle röportajlar yaptı. Oysa benim İranlılarla doğrudan konuşma şansım olmadı” dedi.

Barack Obama yönetimini, İran ve milislerinin bölgede yayılmasına izin vermekle suçlayan Pompeo, Washington-Tahran hattındaki müzakere ile ilgili bir soruya “İran terörün en büyük sponsoru, biz taktiklere ve Ortadoğu’da neler yapılabileceğine odaklanıyoruz’’ dedi.

Lübnan, Irak, Yemen ve Suudi Arabistan vurgusu

Ülkesinin, Lübnan’da Hizbullah’ın, Yemen’de Husilerin ve Irak’ta İran destekli milislerin yok edilmesi ve Husilerin, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının engellenmesi için çaba harcadığını belirten Pompeo, “ABD’nin ekonomik yaptırımlarla İran’a uyguladığı azami baskı kampanyası iyi işliyor. Yaptırımlar nedeniyle İran’ın petrol ihracatında yüzde 95’ten fazla bir düşüş yaşandı. İran ve Husiler, Yemen’deki siyasi çözümü engel olmaya devam edip etmeyeceklerine karar vermeli. Husiler, ya İran’la devam etmeyi ya da krizi sona erdirecek bir çözüme ulaşmayı seçmeli” dedi.

İran’ın, zenginleştirilmiş uranyum seviyesini belirlenen sınırın üstüne çıkarmasının çok önemli olmadığını dile getiren Pompeo, “Evet, şu anda nükleer anlaşmanın izin verdiğinden daha yüksek seviyelerde uranyum zenginleştiriyorlar. Ancak önemli olan uranyum zenginleştirme oranı değil. Endişe duyulan nokta, İran’ın istediği zaman nükleer santralini inşa edebiliyor olması, ifadelerini kullandı.

Pompeo: Tahran’ı ziyaret etmeyi teklif ettim

ABD Dışişleri Bakanı, daha öncesinde Twitter hesabından, “Tahran’ı ziyaret etmeyi ve İran halkıyla doğrudan konuşmayı teklif ettim. Ancak İran rejimi teklifimi reddetti. Biz, Zarif’in özgürce konuşma hakkının keyfini sürdüğü ABD’ye gelmesinden korkmuyoruz. İran rejimi Tahran’da aynı şeyi gerçekleştirmeme izin vermeyecek kadar kötü mü? Halkın, gerçeği açık bir şekilde hiçbir değişikliğe uğramadan duymasında ne var?” ifadelerini kullandı.

Bloomberg televizyonuna verdiği röportajda, Tahran’a gitmeye ve İran halkı ile ülkesinin dış politikası hakkında konuşmaya hazır olduğunu belirten Pompeo, “Bir davet alsaydım elbette ki orada olmaktan mutlu olurdum. Orada olma fırsatını propaganda yapmak için değil, yönetimin neler yaptığı ve İran’a nasıl zarar verdiği konusundaki gerçeği İran halkının gözleri önüne sermek için değerlendirmek isterim” demişti.

İran’dan Pompeo’ya yanıt

İran hükümeti sözcüsü Ali Rebii ise Pazar günü konuya ilişkin yaptığı açıklamada Pompeo’nun talebine, “Muhabirimiz Merziye Haşimi, Pompeo ile bir röportaj gerçekleştirebilir. Pompeo, istediği konuda konuşabilir. Diğerlerinin görüşlerini duymaktan çekinmiyoruz” şeklinde yanıt vermişti.

İngilizce yayın yapan İranlı ‘Press TV’ spikeri gazeteci Haşimi, bu yılın başlarında ABD’de gözaltına alınmıştı.

ABD’nin İran’la kapalı kapılar arkasındaki görüşmeleri ve geçen hafta biri Dışişleri Bakanlığı diğeri ise Savunma Bakanlığı yetkilisi eşliğinde Tahran’a ziyaret gerçekleştiren Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul’un konuşmaları basına sızmıştı. Paul’un uçağı, başkentin batısındaki İran Devrim Muhafızlarına bağlı Penam Havalimanına inmişti. Diplomatik sızıntılarda, ABD Senatörü’nün, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in ofisinde bir dizi yetkili ve Devrim Muhafızları görevlileriyle konuşmalar yaptığı ifade edildi.

Trump, Rand Paul ile görüştü

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Rand Paul ile İran’daki durum hakkında görüştüğünü açıkladı. ABD medyası Trump’ın, müzakere sürecini yönetmesi için Paul’u özellikle seçtiğini ve söz konusu müzakerelerin, yalnızca İran’ın nükleer programıyla ilgili değil, aynı zamanda balistik füze programı ve teröre desteğiyle de ilgili olduğunu belirten haberler yayınladı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise basına sızan iddialar hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Siyasi sahne, Trump yönetiminin Avrupalı, Rus ve Çinli şirketlerin İran tesislerinde çalışmasına izin veren muafiyetleri iptal etme veya uzatma kararını kesinleştireceği son tarih olan önümüzdeki Perşembe gününe odaklanmış durumda. Bazı yetkililer, şirketlerin faaliyetlerini sona erdirmelerine izin vermek adına söz konusu nihai tarihin 90 gün daha uzatılabileceği olasılığı üzerinde duruyor.

Şarkul Avsat