Suudi Arabistan’ın şehir mirası koruma altına alınıyor

Suudi Arabistan’daki şehir sakinlerinin kültürlerini, geleneklerinin ve kimliklerini yansıtan tarihi yapılar, özel bir sınıflandırma ile koruma altına alınıyor. Bu koruma planının uygulanması ve dikkat edilmesi gerekenler hususunda Suudi araştırmacılar önemli açıklamalarda bulundu.

Dünyanın en ünlü kamusal alanları, Paris’teki Concorde Meydanı, Venedik’teki San Marco Meydanı, Londra’daki Trafalgar Meydanı, New York’taki Times Meydanı ve Moskova’nın Kızıl Meydanı gibi şehirlerinin sosyal ve politik yaşamını etkileyen hikayelerini ele alıyor. Bu nedenle günümüzde bütün bu meydanlar kültürel çağrışımlar yaratan sosyal platformlar haline geldiler. Suudi Arabistan’da da kamusal alanlar popüler etkileşim alanları haline gelmeye başladı.

Riyad’ın Al-Masmak Meydanı ve Cidde’nin Al-Balad’ı tatilcilerin mutlak surette tercih ettiği iki yer olarak karşımıza çıkıyor. Bu bölgeler, Suudi Arabistan toplumunda sosyal etkileşimin artmasına katkıda bulunmasının yanı sıra yeni ekonomik projeleri de teşvik ediyor.

Kültür Bakanlığı’nın hazırladığı çalışmaya göre, Suudi şehirlerindeki halka açık yerlerin (sokaklar, meydanlar, tarlalar ve parklar) planlanması ile Suudi Arabistan kimliğinin yansıtılması sağlayacak.

SINIFLANDIRMA PROGRAMI İLE ESKİ YAPILAR KORUNACAK

Bakanlık, tarihi binaların restorasyonu için bina sınıflandırma programı geliştiriyor ve halka açık yerlerde sanat eserlerinin ve heykellerin estetiğini denetlemeyi öngörüyor.

Yaşı ne olursa olsun tarihi değeri olan binalar bu yeni sınıflandırma programdan faydalanabilecek.

Şimdiye kadarki uygulama eski yasa dışı binaları yıkmak üzerine kuruluydu. Sınıflandırma programı ise, rastgele yıkımlardan kurtulmayı ve sosyal ve tarihi değere kavuşturmak için binaları korumaya odaklanıyor.

Ayrıca, Suudi Turizm ve Kültürel Miras Komisyonu, çeşitli kentsel miras projeleri de sunuyor. Bunlar arasında tarihi binalarının korunması ve kayıt altına alınması, farkındalığın arttırılması, kamusal alanların rehabilitasyonu ve bina sahiplerine teknik destek sağlamayı içeriyor.

“KENTSEL TARİHİ KORUMAK BİR AİDİYET DUYGUSU YARATMAK GEREK”

Cidde Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde grafik tasarım bölümü öğretim görevlisi araştırmacı yazar Razan Tarık Sijeeni, devlet kurumlarının sağladığı çabaların gerekli olduğunu çünkü kentsel tarihi korumak bir aidiyet duygusu yaratmak gerektiğini söylüyor.

Sijeeni, en önemli faktörün yerel halk olduğunu ve şehrin kentsel tarihi dokusunu korumak için gelişim sürecinde yer almaları gerektiğini de sözlerine ekledi.

Sejeeni, “Dünyanın her yerinde, hükümet bir kentsel alanı korumaya karar verdiği zaman fiyatları artıran tesisler kurulmaya başlıyor. Bunun sonucunda bölge halkı yaşadığı yerde kendi geçimini sağlayamıyor ve göç etmek zorunda kalıyor. New York’un Soho kenti bu eğilimin bir örneği” diye konuştu.

Sejeeni sözlerine şöyle devama etti: “Petrol devriminden sonra şehirlerimizi ülkenin sosyal yapısını ve dizaynını anlamayan yabancı uzmanlara emanet ettik. Kentsel plan uygulanmasının insanlar faydasına hizmet etmelidir. Ancak hızlı değişimlerle toplum şok oldu ve insanları geçmişin romantik bir görüntüsünü oluşturmaya itti.”

ULUSAL KİMLİK

Yasser El-Sheshtawy, yaşamının 20 yılını Körfez bölgesinde mimarlık profesörü olarak geçiren bağımsız bir araştırmacı ve yazar. Ona göre, “en temel düzeyde ulusal kimlik, kim olduklarını, dünyadaki rollerinin ne olduğunu ve ülkelerin bir vizyona sahip olup olmadığını net bir şekilde ifade eden insanlar” anlamına geliyor.

Tarihi yerlerin sadece göze hitap eden bir süs olmadığını, sosyal açıdan önemli bir rol üstlendiğini söyleyen El-Sheshtawy “Böyle bir toplumda ve şehirde, güçlü bir ulusal kimlik duygusu ortaya çıkabilir, çünkü insanlar bunun kendisiyle ilgili olduğunu hissedecektir” dedi.

“ESKİ YAPILAR KENTİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI OLMAYA DEVAM ETMELİ”

Kentsel hafıza, bireyin kimliğini ve bir yere ait olma duygusunu geliştirmesinde önemli bir rol oynuyor, psikolojik açıdan kişiye önemli bir değer atfediyor. Ayrıca genç kuşakların yaşadıkları yerin ve geleneklerinin nasıl geliştiğini ve değiştiğini görebilmelerini sağlayan bir faktör. Bu da, genellikle eski yapıların onarılması veya yıkıldıysa yeniden yapılması ile gerçekleşiyor.

Toplumda hala bir işleve hizmet eden binaları, yapıları ve pazarları “kentin önemli bir parçası olmaya devam edecek şekilde” aramak ve yükseltmek için ayrıca çaba gösterilmesi gerektiği düşünülüyor.

Örneğin, Riyad’da bulunan eski Batha ve Deira pazarları ve Qasr Al-Hokm bölgesi “geçmişe ve geleneklerine mimari açıdan hitap eden, aynı zamanda şehrin çağdaş ve günlük yaşamıyla bütünleşen mimari proje arasında gösteriliyor.

Arab News