Suudi Arabistan’ın Cizan şehrinden muhteşem görüntüler

Suudi Arabistan’da dalış yapmayı sevenler Cizan’daki Farasan Adası’nı tercih edebilirler, bulutlar arasında gezmek isteyenler ise Cizan’daki Fifa dağlarını ziyaret edebilir.

Adaları ve dağları arasında bulunan maddi ve manevi kültürel mirasıyla herkesi kendine çeken Cizan’ı eşsiz bir bölge kılan çeşitli faktörler var. Yılda dört kez ekilen verimli topraklara ve aynı zamanda eşsiz bir topografik çeşitliliğe sahip; ormanlarla ve teraslarla kaplı yüksek dağlar, derin vadiler, yemyeşil kıyıları ve Kızıldeniz’e uzanan kumlu plajları.

FERİBOTLA ULAŞIM ÜCRETSİZ

Farasan’a yolculuk Cizan limanında bulunan iki feribotla başlıyor. Ziyaretçileri adaya taşıyan ve tekrar limana ulaştıran feribot yıl boyu ücretsiz hizmet veriyor. Burada amaç, şehir sakinleri ve yakındaki takımadaların sakinleri ile ilişkileri sıklaştırmak. Böylece iki feribot iki halkı birbirine bağlayan bir köprü görevi görüyor.

Farasan Adaları Kızıldeniz’in güneydoğu kesiminde yer almakta ve toplam alanı yaklaşık bin 50 kilometrekare. En büyüğü yaklaşık 370 kilometrekare olan Büyük Farasan Adası, ikinci sırada 109 kilometrekarelik alana sahip Sekid (Küçük Farasan) Adası olan yaklaşık 150 ada içerir. Jeolojik olarak bu adalar, deniz seviyesinden ortalama 20-30 metre yükseklikte ve en yüksek dağının uzunluğu yaklaşık 70 metre yükseklikte.

Ada halkı balık ve çiftlik ürünlerini şehre götürüp orada satıyor, turizm için gelenlere adada rehberlik yapıyor. Adada birçok cazibe merkezi var. Denizde büyüleyici zengin mercan resifleri bulunuyor. Şansı olanlar burada dolaşırken bir antilop veya beyaz kuyruklu gelincik hayvanıyla karşılaşabilirler veya sadece orada yaşayan diğer hayvanları ve kuşları görebilirler. Adayı dolaşanlar aniden kendilerini Necid Cami gibi eski bir caminin ya da Beyt er-Rifai olarak bilinen ve bir inci tüccarı tarafından yaptırılan tarihi Endülüs sarayının önünde bulabilirler.

TARİHİ EL-KASSAR KÖYÜ

El-Kassar köyü, suyunun bolluğu ve denize yakınlığıyla ada halkının ilk yerleşim yeri olarak biliniyor. Köylüler burada üç aydan daha fazla bir süre kalıyor ve yoğun bir şekilde hurma yetiştiriciliği yapıyorlar.

El-Kassar köyü, Farasan’ın yaklaşık beş kilometre güneyinde yer alıyor. 40 sene öncesine kadar Farasanlılar günlerini hurma ağaçlarının gölgesinde geçirmek için yazları Kassar köyüne seyahat ediyorlardı. Günümüzde bu köy, bölge emirliği ve Turizm ve Ulusal Miras Genel Kurumu işbirliği ile bir turizm merkezi haline geldi.

FİFA DAĞLARI

Cizan’a gelenler deniz seviyesinden 2 bin 800’den 3 bin metreye kadar yükselen bu ünlü Fifa dağlarını görmeden dönmemeli. Dağları eşsiz kılan sadece yüksekliği değil, aynı zamanda dik yamaçları sayesinde tepeden tüm doğayı seyredebilirsiniz.

Fifa, birbiri ardına sıralı dağlardan oluşan tek bir dağ görünümüne sahip. Bölgeye ulaşım çok zor olduğundan eskiden gezginciler ve tarihçiler tarafından ziyaret edilmemiş. Fifa halkı, sadece kendilerinin veya orada yaşayanların anladığı özel bir lehçeye sahip.

Ulaşımın zorluğu ve dağlık bir bölge olmasına rağmen bölgede yerleşim söz konusu. Yolları hayvanlarının geçmesi için düzenleyen halk, bölgedeki taşlarla evlerini inşa etmişler ve tarım için gerekli toprağı içerecek şekilde evlerinin yanlarına tarlalar eklemişler.

CİZAN HALK OYUNLARI

Cizan’ı ziyaret için gelenler üçüncü bir durak düşünürlerse halk dansları en iyi seçenek olabilir.

Bölgenin kültürel ve coğrafi çeşitliliği, dağlık ve sade alanları, farklı folklor sanatının ve özel stillerin ortaya çıkmasına yardımcı olmuş.

Herbiri benzersiz ve yerel karakteri yansıtan Cizan’daki en popüler halk oyunlarından biri ardah veya kılıç dansıdır. Bu popüler danslar özellikle davulların ritmine göre koordine edilen bir dizi hızlı ve uyumlu hareketlerle yapılır. Bu oyun için geniş bir alana ihtiyaç duyulmaz, evin içindeki avlu yeterli olur.

Ardah oyununun aksine kılıç dansı sessiz hareketlerle, yani herhangi bir şarkı veya şiir olmadan gerçekleştirilir. Seyirciler, ortada davulcu olan yarı dairesel sıralarda sıralanırken oyuncular, bir veya iki sıra şeklinde sıralanır ve kılıç ya da janabi taşırlar ve bu şekilde oyun gerçekleştirilir.

Ayrıca, şiir, türkü ve ezgileri birleştiren bu yönüyle diğer geleneksel renklerden farklı olan Tarık sanatı da bölgeye has bir sanat. Bu sanatı icra eden kişi en güzel sese sahip olur, özellikle ilkbahar günlerinde veya otlatma ve yağışlı mevsimlerde, ayrıca hasat mevsiminde genellikle dağlık bölgelerde icra edilir.

Bir ziyaretçi harid balık sezonu gibi belirli dönemlerde bölgeyi ziyaret ederse, Arap yarımadası boyunca benzerine rastlamayacağı gerçek bir festivale katılabilme şansı yakalar. Mart ayının sonlarında veya Nisan ayının başlarında papağan balıkları (harid balığı) göç ederken Farasan kıyılarından geçerler ve çok yakınlaşırlar ve bu sayede ada halkı çoğunu kolaylıkla avlar, balık sezonu şarkıların ve halk oyunlarının eşlik ettiği büyük bir geleneksel festival boyunca kutlanır. Festival, Cizan’daki diğer her şey gibi zihinlerde unutulmaz bir hatıra olarak kalır.

Al Arabiya