Tunuslu liderlerin ilk durağı neden Cezayir?

Baci Kayid es-Sibsi’nin vefatı sonrası yapılan seçimler sonucu Tunus’un yeni Cumhurbaşkanı olan Kays Said geleneği bozmadı ve ilk yurt dışı ziyaretini batı komşusu Cezayir’e yaptı. Kays’ın ziyareti Tunus Cumhurbaşkanlarının ilk yurt dışı ziyaretlerini Cezayir’e yapma geleneğini gündeme getirdi. 

Said, cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasının ardından iki gün önce yaptığı açıklamada, “Cezayir, Tunus’un ilk dış durağı olacak” ifadelerini kullanmıştı.

‘Cezayir ziyareti’ geleneği

Tunuslu liderlerin ilk dış diplomatik faaliyet olarak Cezayir’i ziyaret geleneği hususunda farklı yorumlar yapıldı. Ancak birçok kesim açısından Cezayir ziyaretinin gerekçeleri, mantıksız olarak yorumlanıyor zira Tunus’un Fas, Libya, Körfez ülkeleri, Ortadoğu, hatta Latin Amerika ve Afrika ile de ortak çıkarları, tarihi ve ilişkileri olduğu ifade ediliyor.

Karşılıklı “aşk” mesajları

Tunus’un yeni Cumhurbaşkanı Kays Said, Tunus’un uluslararası anlaşmalarına bağlı olduğunu belirterek, içeriye ve dışarıya güven verici mesajlar göndermesine rağmen, ülkesinin Afrika, Arap, İslami ve Akdeniz kimliklerini koruyacağını belirtti. Bununla birlikte Tunus’un ilk dış ziyaretinin de Cezayir’e olacağı taahhüdü verdi. Bu durum ise Cezayir’in farklı yönelimler ve kimlikler karşısında Tunuslu politikacıların sözlüklerindeki gerçek konumunu ortaya çıkardı.

Cezayir, Tunus’un “sevgisini” kazanmak için hızlı davranırken, Kays Said de sevgi ve minnettarlık ifadeleriyle yanıt verdi. Öyle ki Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulkadir bin Salih, yeni Tunus Cumhurbaşkanı ile bir telefon görüşmesi yapıp Said’i elde ettiği zafer dolayısıyla tebrik etti. Bin Salih ayrıca, iki ülke arasındaki kardeşlik ve işbirliği ilişkilerini geliştirme hususunda da Kays Said’e güvence vererek, “Kardeş Tunus halkının geniş onayı, halkın ortaya koyduğu olgunluğun ve bu tarihi kazancın önemine yönelik farkındalıklarının kanıtıdır” açıklamasında bulundu. Kays Said ise “Cezayir ve halkına iyi niyet, hoşgörü ve kardeşlik ifadeleri dolayısıyla teşekkür ediyorum” yanıtını verdi. Said ayrıca, “Tunus’un kardeş komşusu ve halkına yönelik aynı düşünceleri paylaşıyorum. Çünkü iki ülke ve iki halk da köklü bir tarihi kardeşlik ilişkilerine ve ortak bir mücadeleye sahiptirler” dedi.

Gelenek Burgiba’ya dayanıyor

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur kampanyalarının son saatlerinde Kays Said ve Nebil el-Karvi’yi bir araya getiren münazara sırasında Cezayir’e de atıf yapıldı. Said, Cezayir’le bağına değindiğinde, Fransız sömürgeciliği döneminde ülkesi Tunus ve Cezayir Kurtuluş Cephesi arasındaki bir mücadelede Cezayir marşının çalınmasını emreden eski Başbakan Habib Burgiba ile ilgili bir hatırayı anlattı. Buna karşılık Karvi de ülkesinin, Libya krizini çözmek için Cezayir’in yanında müdahalede bulunması çağrısı yaptı.

Bu Tunus geleneğinin nasıl ve ne zaman başladığını göstermek üzere Cezayirli Milletvekili Nureddin Belmedah, Independent Arabia’ya açıklamada bulunarak, “iki ülke ve halk arasındaki ilişkilerin derinden bağlantılı” olduğunu belirtti. Belmedah, “Yeni Tunus Cumhurbaşkanının Cezayir ve halkına sevgi ve saygı duyduğu biliniyor. Bu nedenle iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmeye çalışmak için bu fırsattan yararlanılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. İlk dış durak olarak Cezayir’i ziyaret etmesinin, Tunus’un diğer ülkelerle iyi ilişkilere sahip olmadığını göstermeyeceğini söyleyen Nureddin Belmedah, ilişkilerin finansal ve askeri destekle ilgili olduğu iddialarını da yalanladı.

Kararlarının bağımsızlığı

Öte yandan Tunuslu siyasetçi Mevludi Fahim, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Cezayir, Tunus’un büyük kız kardeşi, kalkanı ve koruyucusudur. Aralarındaki ilişki anlayış, istikrar ve ortak çıkarlarla karakterize edildi. Her alanda bağlantılar geliştirmek için ciddi bir alan var ve bu, her iki siyasi tarafın iradelerine bağlı. Seçilmiş cumhurbaşkanı, ilk dış faaliyetinin Cezayir’i ziyaret olacağını ilan ettiğinde, kararlarının yasama seçimlerinin kazananı olan Nahda Hareketi’nden bağımsız olduğunu göstermeyi amaçladı” değerlendirmesinde bulundu.

Tunus’un Cezayir ile daha yakın ilişkilere ihtiyaç duyduğunu söyleyen Mevludi Fahim, “Habib Burgiba, 1974 yılında bir hastalığa maruz kaldı. O dönemde Cezayir Cumhurbaşkanı Huari Bumedyen, onu arayarak, korucusu ve kalkanı olduğu hususunda kendisine güvence verdi” ifadelerini kullandı. Fahim ayrıca, “Ortak savunma ve ayrıcalıklı bir ekonomik ilişkiye sahip olmak istiyoruz” dedi.

Daha fazla bağlantı ve destek

Tunus’un eski Cumhurbaşkanı Kayid es-Sibsi’nin ardından yeni Cumhurbaşkanı Said, göreve gelmesiyle ilk dış ziyaretini Cezayir’e gerçekleştirdi. Kays Said, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tur kampanyası sırasında Cezayirli gazetecilere “Cezayir, cumhurbaşkanlığını kazanmam halinde ilk ziyaret edeceğim ülke olacak” açıklamasında bulunmuştu.

Bir dönem bazı kesimler, Sibsi’nin söz konusu adımının, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika ile 1970’li yıllara dayanan güçlü kişisel ilişkilerden kaynaklandığına inanıyordu. O dönemde Sibsi, Tunus’un İçişleri Bakanı ve Buteflika da Cumhurbaşkanı Bumedyen hükümetinde Dışişleri Bakanı’ydı. Ancak Cezayir’in tanık olduğu bu kırılgan dönem ortasında yeni Cumhurbaşkanı Said’in adımı, kişisel ilişkiler, mali destek veya askeri yardımlarla ilişkilendirilemeyecek kadar büyük bir “adetten” kaynaklandığını gösteriyor.

Yalnızca Cezayir

Tunuslu gazeteci Hacer Azuni, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Cezayir, bize yardım eden ve yanımızda duran ilk devlettir” ifadelerini kullandı. Azuni, “Bir güvenlik görevlisi, hiçbir ülke Tunus’a yardım etmezken, bugün Cezayir’e Tunus’un yanında durması dolayısıyla teşekkür ediyor. Cezayir, terörizm karşısında bizimle birlikte duran tek devlet. Turizme zarar veren terör saldırılarından sonra herkes onu terk ettiğinde yalnızca Cezayir halkı Tunus’a ziyarette bulundu. Bu nedenle biz ve Cezayir bir ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı şekilde Independent Arabia’ya konuşan Cezayirli siyasi analist İsmail Maaraf, “Tunus geleneklerinin, birçok sebebi var. Sınır, Tunus’un diğer bölge ülkeleriyle paylaştığı sınırlara göre oldukça dar. İkinci olarak Cezayir istihbaratı, siyasal ve sivil çevrelere nüfuz etti. Üçüncü olarak Cezayir, Tunus’u arka bahçesi olarak görüyor. Dördüncü olarak ise Cezayir, büyük bir petrol ülkesidir ve güçlü ilişkilerin kurulması Tunus’un çıkarlarına hizmet eder” dedi. Maaraf ayrıca, “Cezayir, turizm desteği, ekonomik, güvenlik ve askeri yardımların yanı sıra Tunus’un elektrik ve gaz ihtiyaçlarını da karşılıyor” ifadelerini kullandı.

Şarkul Avsat