ABD: Lübnan halkının talepleri meşru

ABD’li üst düzey bir yetkili, Lübnan’da yaşananların benzeri görülmediğini ve birçok yönden daha önce yaşanması gerektiğini belirtti. Yetkili, protesto gösterilerinin yıllardır devam eden finansal açıdan yanlış yönetim ve yaygın yolsuzluğa karşı bir tepki olduğunu ifade etti.

Onlarca yıldır Lübnan hükümetinin ekonomik reformlar yapmayı ve yolsuzlukla mücadele etmeyi reddettiğini söyleyen üst düzey yetkili, hükümetin temelde de ülkesini finansal çöküşün eşiğine ittiğini belirtti. ABD yönetimi de tüm dünyadaki halkların, görüşlerini barışçıl şekilde ifade etme ve gösteri düzenleme hakkına sahip olduğuna dikkati çekti.

Şarku’l Avsat, adının açıklanmasını istemeyen ABD’li yetkiliyle yaptığı özel röportajda, kendisine şu soruyu yöneltti:

-Yolsuzluk yaptığı bilinen birçok Lübnanlı yetkili ABD’ye ziyarette bulundu. Sırtlarını sıvazlayan ABD’li yetkililer tarafından karşılandılar. Peki ABD’li yetkililer, Lübnanlı yetkililere durmalarını ve yaptıklarının doğru olmadığını söyledi mi? Onları, nihayetinde bir darbenin gelmek zorunda olacağı hususunda uyardı mı?

Bazı üst düzey Lübnanlı yetkilileri, burada üst düzey yetkililerle karşılamadık. Başkalarının konuk edişi hususunda yorum yapmayacağım. Lübnan’daki sorun, özellikle herhangi bir parti, din ya da mezheple ilgili değil. Yolsuzluk çok yaygın. Lübnan hükümeti ile çalışmaya çalıştık. Onları çeşitli adım atmaları için teşvik etmeye çalıştık. Lübnan, Mayıs 2018’de Sedir (CEDRE) Konferansı’nın vaatlerini hak kazandı. Lübnan hükümeti, bir yardım paketi imzaladı. Bu paket, ekonomik reformları gerektiriyordu. Bu reformlara karşılık, Lübnan hükümetine yaklaşık 12 milyar tutarında kredi ve uluslararası destek sağlanacağı söylendi. Bir yıldan fazla bir süre geçti ve hükümet bu adımları atamadı.

-Bu durum, Lübnan hükümetinin başarısız bir hükümet olduğu anlamına mı geliyor?

Başarısız bir hükümet olduğunu söylemek istemiyorum. Ancak bu hükümet, mücadeleye katılmadı.

Bir yıl önce adımlar atmış olsaydı! Vergilerdeki artıştan bahsediyorum. WhatsApp’ı vergilendirmekten bahsetmiyorum. Sınırları aşan malları vergilendirmekten söz ediyorum. Ama yolsuzluk nedeniyle bu adımlar atılmadı. Devlet gelirlerini artırabilecek ve Lübnan toplumuna adil bir şekilde dağıtılabilecek diğer adımları uygulamaktan bahsediyorum. Hükümet böyle adımlar atmış olsaydı, gösteriler gerçekleşmezdi. Bu talihsizlik.

-Hükümetin, bu adımları atmadığını mı düşünüyorsunuz?

Bunun bir kısmı, Lübnan hükümeti içerisinden bazı unsuların bunu kabul etmemesinden kaynaklanıyor. Çünkü bu adımlar, onların daha az zengin olacağı anlamına geliyordu. Bu unsurların kim olduklarını söylemek istemiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki, bir sorun mevcuttu.

-Hizbullah’ın, bu yolsuzluğun bir nedeni olduğunu düşünüyor musunuz? Yani bir askeri taraf, diğer tarafların yolsuzlukla kirlenmiş ekonomisine göz yumarak istediklerini yapmasına izin vermiş olabilir mi?

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, son konuşmasında partisinin mevcut krizin bir sorumlusu olduğunu kabul etti. Şu ana kadar bu gösteriler genel olarak mezhepsel değildi. Hizbullah’ın kendine özgü rolü hakkında konuşmak istemiyorum. Bir rol oynadı, ancak yalnız değildi. Mezhepçi yandaşlarına da değinmek istemiyorum, çünkü mesele bu değil.

Mesele şu ki, Lübnan halkı haklarını talep ediyor. Sorumluluğunu bilen bir hükümet talep ediyor. Bu krizi sonlandırmak için zor olan, gerekli adımların atılmasını istiyor. Bu konuda geç kalınmış olabilir, bilmiyorum. Artık reformların uygulanacağını umuyoruz. Şunu da tekrar ediyoruz ki, zaman daha da geç olabilirdi.

-Başbakan Saad Hariri’nin ilan ettiği reformları kim uygulayabilir? Lübnan’da tüm partilerden oluşmuş bir ulusal birlik hükümeti mevcut. Bu partilerin tamamı birbirleriyle bir çatışma halinde mi? Lübnan halkı reformların gerçekleşeceğine nasıl inanabilir?

Evet, Lübnan halkına daha önce çok fazla söz verildi. Artık güven duymadıkları açık ve sorun, Lübnan’daki hükümetlerin kendisi tarafından yaratıldı. Bu yüzden halk, Hariri’nin açıklaması sonrasında da sokaklardan ayrılmadı.

Bu sorunun nasıl çözüleceğini bilmiyorum! Ulusal birlik hükümeti mi, bir teknokrat hükümeti mi ya da Lübnan’da erken seçimlere gitmek mi bu sorunu çözer emin değilim. Tüm bunlara, Lübnan halkı karar vermelidir. Çözümler var. Ama bir kez daha, “oyunda” geç kalındı. Artık bankalardan dolar çekilemiyor. Bankalar günlerdir kapalı ve buralardan Lübnan lirası da temin edilemiyor. Bu oldukça zor bir durum ve Lübnan hükümetinin kendisini de etkiledi.

-Durum, yavaş bir trenin gelip göz göre göre çarpışması gibiydi. Yıllardan bu yana bu trenin geldiğinin farkındayız. Bu, Lübnan’ın bu kadere mahkum olduğu anlamına mı geliyor?

Hayır. Ama yönetim cesurca bir karar almalı. Yaratıcı çözümler bulunmalı ve hükümet olduğu gibi kalmamalı. Fakat tüm bunlar, bir çıkış yolunu bulmak üzere Lübnan halkına kalmış. Yönetimde reformu destekliyoruz. Ancak zeminde neler yaşanacağına biz karar veremeyiz.

-Hükümetin, şu an alması gereken en zor karar nedir?

Bu cevaplayamadığım bir soru. Hükümet ne yapması gerektiğini biliyor.

-Ama gösterilerdeki insanlar, teknokrat bakanları içeren geçiş hükümeti talep ediyor. Bu hükümete hiçbir şekilde güvenmiyorlar ve yeni bir sistemle yeni seçimler talep ediyorlar. Washington, Lübnanlıların bu taleplerini destekliyor mu?

Buna cevap vermeyeceğim. ABD’nin, dünyada olup bitenlerin değişmesini istememesi önemli. Lübnanlı eylemcilerin, iyi niyetli kalmasını istiyor. Onların, barışçıl kalmasını istiyoruz. Ordu kuruluşlarının, şu an üstlendiği rolü devam ettirmesini, şiddeti önlemesini ve eylemcileri korumasını istiyoruz. Ancak Lübnan’daki hükümete veya Lübnan halkına, bu sorunların nasıl çözeceklerini söyleyerek müdahale etmek istemiyoruz.

Buradaki tavrımız şu; ABD’nin bir rolü olmasını istemiyoruz. Ancak bu gösteriler, 14 Mart 2005 tarihindeki gösterilere benzemiyor. Tamamen farklı. Lübnan halkı sahada. Bu çok güzel.

-Fakat Lübnan halkının taleplerini destekliyor musunuz?

Talepleri meşru. Lübnanlıların yüzde 80’inin bir arada durması, mezhepçilikten uzak durmaları ve barışçıl yolu takip etmeleri, bu harika bir durum.

Şarkul Avsat