İlk BAE’li kadını uzaya göndermek için yarış başladı

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’ndeki Muhammed bin Rashid Uzay Merkezi (MBRSC) Uzay Sistemleri Geliştirme Departmanı’nın yöneticisi olan Salem Al Marri, uzaya yapılacak geziler için seçkin bir aday olması durumunda bir kadın seçmemek için hiçbir neden olmadığını söyledi.

BAE’nin ilk astronotu olan Binbaşı Hazza Al Mansouri ile Dubai’de düzenlediği basın toplantısında, “Cinsiyetten bağımsız olarak en yetenekli ve en uygun adayı seçeceğiz. Herkes aynı değerlendirmeden geçecek ve bu durumda en iyi olan kazanacak” dedi.

Binbaşı Hazza Al Mansouri’nin eski ekip arkadaşları Jessica Meir ve Christina Koch’un Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk kadın-uzay yürüyüşünü tamamladıktan sonra bir destek tweeti yazdı. Hazza Al Mansouri yazdığı tweet’inde “Bugün, tüm zamanların ilk uzayda kadın yürüyüşü olduğu için çok özel bir gün. Bu tarihi başarıdan dolayı Astronot Jessica ve Astromot Christina’ya tebrikler!” dedi.

BAE’li bir kişinin uzaya gönderilmesiyle ilgili geçen sene duyuru yapıldığı zaman 4 binden fazla kişi başvuru yaptı ve bunun yüzde 34’ü kadınlardan oluşuyordu.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda sekiz gün geçirerek adeta tarih yazmış olan Binbaşı Astronot Hazza Al Mansouri, en kısa sürede uzaya dönmeyi umduğunu belirtiyor.

Binbaşı Al Mansouri, hem kendisi hem de bu yılın başındaki uzay misyonun danışmanı olarak seçilen Sultan Al Neyadi’nin gelecekteki olacak uzay gezileri açıklandığında hazırlıklı olmak için eğitime devam edeceğini söyledi.

Al Mansouri, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan Dünya’nın büyülü bir yer olarak gözüktüğünü belirtiyor: “O görüntüye sonsuza dek bakabilirim. Kesinlikle televizyonda gördüğünüz gibi değildi. Her gün dünyadaki güneşin doğuşunu görmek inanılmazdı ve yıldızlar o kadar parlaktı ki o güzelliğin tarif edilmesi çok zor.”

Uzay istasyonundayken, Binbaşı Al Mansouri her gün 16 defa güneşin doğumu ve batımına tanık oldu.

Al Mansouri, Soyuz MS-15’in kalkışını beklerken neler hissettiğini şöyle anlatıyor:

“Risk arz eden miktarda yakıt üzerinde oturduğumuzun farkındaydık. Roketin iyi bir güvenlik sistemi vardı, ancak vücudumun yaşadığı baskının kilomun dört katı olduğunu biliyordum.”

Al Mansouri, kalkışın “güzel” olarak tanımlanabilecek bir başarı olduğunu anladığı anları da anlatıyor:

“İnanılmaz bir duyguydu. Her şey etrafta uçuyor ve adeta titriyordu. Yeryüzünde 35 yıl geçirdiğinizde ve aniden yerçekimi yaşamadığınızda ve oradayken her şey önünüzde yüzerken bu size kendinizi harika hissettiriyor.”

Al Mansouri ayrıca gezegene dışarıdan bu şekilde bakışının ona bu gezegeni korumak için fazladan bir kararlılık verdiğini de sözlerine ekliyor: “Bana göre Dünya, saygı duyulması ve değer verilmesi gereken bir uzay gemisi gibi. Gezegenimizi korumalı ve küresel ısınmayı azaltmaya yönelik birlikte çalışmalıyız.”

Doktor Al Neyadi, Binbaşı Al Mansouri ile aynı titiz eğitimden geçti ve bu görevin hayatını nasıl etkilediğini anlattı. Hazza Al Mansouri’nin yeni gelen şöhretine atıfta bulunarak Hazza’nın aksine şanslıyım, hala dışarı çıkabiliyorum ve çoğu kimse beni henüz tanımıyor. Hala huzur içinde bir fincan kahvenin tadını çıkarabiliyorum” diyor.

Böyle bir göreve katılmaktan gurur duyduğunu ve bu misyonun gelecek nesillere ilham vereceğini umduğunu söyleyen Doktor Al Neyadi özellikle 8 yaşında olan kızını işaret ediyor: “İnşallah 10 veya 15 yıl sonra kendi kızım bu mirası ileriye götürebilir ve bir astronot olabilir.”

The National

BAE’nin ilk astronotu olan Binbaşı Hazza Al Mansouri