İmamın kızı Ümmü Gülsüm’ün meşhur gerdanlığı Louvre Abu Dhabi’de

Louvre Abu Dhabi’de sergilenen gösterişli gerdanlık Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nin doğum tarihini anlatıyor.

Louvre Abu Dhabi’deki vitrinde sergilenen gerdanlık, karanlıkta bile olağanüstü bir güzellik ve işçilik eseri olarak parlıyor.

Bazılarının Satlada diye adlandırdığı bu gerdanlık beyaz mücevher plakları ve kızıl-turuncu ve yeşil mine ile süslenmiş dokuz sıralı doğal inci dizisinden oluşuyor.

Gerdanlığı yaklaşık 140 yıl önce Hindistan’da yapanların becerisinden çok daha dikkat çekici olanı, Abu Dabi’ye nasıl geldiği ve nasıl müzede sergilendiğinin hikayesidir.

Bu gerdanlık, adeta BAE’nin ilk günlerinin hikayesine gömülüdür.

BAE’nin kurucu Babası Şeyh Zayed’e ait olan gerdanlık, Şeyh tarafından Arap müziği kraliçesi Ümmü Gülsüm’e hediye edildi.  Ümmü Gülsüm, ‘Doğu’nun Yıldızı’ (Kawkab Al Sharq) olarak tanınırdı.

Gerdanlık,  2 Aralık 1971’de, Abu Dabi’nin Emirlikler Devleti ile birleşmesinin ve aynı zamanda Şeyh Zayed’in ‘Dubai Hakimi’ ismini almasının beşinci yıl kutlamalarında Şeyh tarafından Ümmü Gülsüm’e hediye edildi.

İMAMIN KIZI ÜNLÜ SANATÇI

O zaman Ümmü Gülsüm’ün Abu Dabi’de şarkı söylemesi bir sansasyon etkisi yarattı. Ümmü Gülsüm, Arap dünyasının en büyük kadın sesidir. Mısır’ın Nil Deltası’nda bir imamın kızı olarak dünyaya gelen Ümmü Gülsüm’ün sesi o kadar güçlü ve güzelmiş ki, radyoda canlı yayında şarkı söylediğinde Kahire sokaklarında trafik bomboş hale gelirmiş.

Ümmü Gülsüm’ün sahne performansları adeta bir tür yetenek gösterisiydi.  Orkestrasının eşliğinde, her şarkısı doğaçlamalar ve uzun enstrümantal solo bölümlerle bir saat veya daha uzun sürebilirdi.

Hayranları arasında, onu “Leydi” olarak adlandıran Fransız lider Charles de Gaulle bulunurdu. Opera sanatçısı Maria Callas, Ümmü Gülsüm için “Eşsiz Bir Ses” derdi. Bob Dylan bile 1978’de bir röportajında “O bir harika. Gerçekten öyle. Gerçekten harika ses” demişti.

1971’de sağlığında sorunlar yaşamaya başladı. 29 Kasım 1971’deki konserinde de iyi olmayan Ümmü Gülsüm sonraki konser ve etkinliklerinden vazgeçmek zorunda kaldı. Ancak, Şeyh Zayed’in bir hayranı olan Ümmü Gülsüm, Abu Dabi’den bir delegasyon tarafından gelen daveti kabul etti. Abu Dabi’de gerçeklecek konser Madonna veya Rolling Stones’dan çok daha büyük bir sansayona neden olacaktı.

ÜMMÜ GÜLSÜM İÇİN YENİ KONSER ALANI İNŞA ETTİLER

İki konserin duyurusu Al Ittihad gazetesinde ilk sayfadan şu manşetlerle duyuruldu: “Önümüzdeki aylarda büyük bir sanatsal rüya gerçekleşiyor.  Arap müziğinin Leydi’si ve Doğu’nun Yıldızı iki akşam konseri verecek. ”

Ancak bir sorun vardı. Orkestrasının büyüklüğü ile özel bir sorun teşkil ediyordu. Seyirciler için yeterince büyük bir alan yoktu.

Çözüm, resmi kutlamaların başkanı olan Şeyh Faysal bin Sultan El Qasimi’nin gözetiminde bir konser salonu inşa etmekti.

Sadece iki ayda, şu anda Al Wadha Alışveriş Merkezi’nin yanındaki alanda tuğla duvarlar, eğimli bir zemin ve çelik bir çatısı bulunan 4 bin kişilik bir salon yükselmeye başladı. Şeyh Faysal, 2010’daki bir röportajda o günleri hatırlayarak: ‘’Ümmü Gülsüm gelmeden hemen önce son kat boyayı yaptık. Evet, çok yorulmuştuk.’’

Beklenen gün geldi, Ümmü Gülsüm, Al Bateen Havaalanı’na orkestrası ve aile üyelerini de içeren büyük bir grupla indi.

Ümmü Gülsüm kendisiyle özdeşleşen  şal ve güneş gözlüklerini giymişti ve o zamanlar Şeyh Zayed’in resmi hoşgeldin ekibi ve Abu Dabi’nin Veliaht Prensi Şeyh Halife tarafından karşılandı. Ümmü Gülsüm’e bir villa tahsis edilmesi önerildi, ancak o müzisyenleriyle birlikte Corniche’deki Al Ain Palace Hotel’de kalmakta ısrar etti.

Polis, 28 Kasım günü saat 10.30’da başlayan ve üst düzey yetkililerin yanı sıra Şeyh Zayed ve diğer El Nahyan ailesi üyelerinin de katılacağı ilk konser performans için çok önceden konser salonunda kalabalıkları kontrol etti.

İşte o günde Şeyh Zayed’in Ümmü Gülsüm’e bu meşhur gerdanlığı verdiğine inanılıyor.

O esnada Kahire’deki bir radyoda, konser hakkında yapılan bir programda, Ümmü Gülsüm’ün “hiç bir zaman BAE’deki gibi sadık bir hayran kitlesine sahip olmadığı” söyleniyordu.

Konser için orada bulunan bir TV gazetecisi olan Mohammed Al Qudsi, seyircinin salonun resmi kapasitesinin iki katı olduğu tahmininde bulunuyordu. Al Qudsi; ‘’Unutulmaz bir geceydi. Atmosfer inanılmaz ve harikaydı ve izleyiciler onun şarkılarından tamamen etkilenmiş durumdaydı’’ diyordu.

Ümmü Gülsüm, daha sonra 30 Kasım’da ikinci bir konserini verdi. Ama konserleri bittiğinde sağlığı yüzünden kendini eve gitmeye hazır hissetmiyordu.

Şeyh Zayed, resmi birleşme töreni için Dubai’ye gitti. Ümmü Gülsüm de BAE bayrağının ilk kez Al Manhal Sarayı’nda göndere çekilmesi sırasında  Şeyh Halife’nin konuğu olarak yer aldı.

CENAZESİNE 4 MİLYON KİŞİ KATILDI

Ümmü Gülsüm, 1973’te konserlere çıkmayı bıraktı. Şubat 1975’te de aramızdan ayrıldı. Cenazesinde yaklaşık 4 milyon insan Kahire sokaklarını doldurdu.

Ümmü Gülsüm, ölümü sonrası büyük bir kişisel mücevher koleksiyonunu geride bıraktı, ancak Şeyh Zayed’in gerdanlığı içlerinde en değerli olanıydı. Gerdanlık, Nisan 2008’de ailesi tarafından Dubai’de açık artırmada satışa sunuldu.

İngiltere’nin Gem Test Laboratuvarı tarafından onaylanan ‘görkemli antik dokuz sıralı Hint doğal inci gerdanlık’için 80 bin Dolar (293.840 Dirhem) ila  120 bin Dolar arasında bir tahmini fiyat biçildi.

Açık artırmda iki teklif sonunda fiyat 1.38 Milyon Dolara çıktı. Gerdanlığı alan kişinin kimliği hiçbir zaman açıklanmadı, ancak kendisinin Abu Dabili olduğu bildirildi.

Gerdanlık, Louvre Abu Dabi’deki ‘10 bin Yıllık Lüks Sergisi’nde sergileniyor. Sergi Şubat 2020’ye kadar sürecek ve gerdanlık sergi bitiminden sonra belki bir 10 yıl kadar başka bir yerde daha görülmeyecek.

Resmi açıklamaya göre gerdanlık, Zayed Ulusal Müzesi’nden ödünç alınmış ve muhtemelen müze Saadiyat Adası’nda açıldığında oradaki kalıcı koleksiyon parçalarından biri olacak. Gerdanlık böylece, Şeyh Zayed tarafından hediye verildikten yaklaşık yarım yüzyıl sonra, bir müze çatısı altında adını taşıyan kalıcı -yeni bir ev bulmuş olacak.

The National