İsrailli Araplar vatandaşlıklarını kaybetmekten korkuyor

İsrail vatandaşı binlerce Arap, bu hafta başında İsrail’deki Baka el-Garbiye şehrinde protesto gösterisi düzenleyerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Barış Planı neticesinde İsrail vatandaşları olarak haklarından mahrum olacakları yönündeki endişeleri dile getirdi.

Trump tarafından ayrıntıları geçtiğimiz 28 Ocak Salı günü açıklanan plan, İsrail’in Batı Şeria’da yerleşim birimleri projesini sürdürmesini içeriyor.

Batı Şeria’yı çevreleyen 11 Arap sınır kasabasının ‘yeni’ Filistin devletinin bir parçası haline gelme olasılığı, İsrail nüfusunun yüzde 21’ini oluşturan Arapları endişelendirdi.

Protesto gösterilerinde yer alan, Knesset’in eski Arap üyelerinden Muhammed Baraka, “İsrail, topraklarında, vatanlarında ve tarihlerinde yaşayan bu vatandaşlardan kurtulmak istiyor” dedi.

Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinli kardeşleri gibi İsrail’deki Araplar da Trump’ın yıllardır süren çatışmaya iki devletli çözüm öneren planını eleştirdi.

Planı eleştirenler, Filistinlilerin İsrail’in güvenlik kontrolü altına alınması ve işgal altındaki bölgelerde kurulan Yahudi yerleşimlerinin İsrail’e teslim edilmesiyle bağımsız bir devlet kurmanın imkansız olduğunu ifade ediyor.

Abbas’tan toprak değişim fikrine ret

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, hafta başında Ortadoğu Barış Planı’na ilişkin yaptığı yorumda, toprak değişimi fikrini reddettiğini söyledi.

1948 yılındaki Arap-İsrail savaşından sonra topraklarında kalan veya ülke içinde yerinden edilmiş olan Filistinlilerin torunları olan İsrailli Araplar kendilerini Filistinli olarak tanıtıyor.

Çoğu Müslüman olmak üzere Hristiyan ve Dürzi İsrailli Araplar, zaman zaman Gazze ve Batı Şeria halkı ile dayanışma içinde olduklarını ifade ediyor. Ancak İsrail’den Batı Şeria’daki Filistin yönetimine geçtikleri takdirde, nesiller boyu yaşadıkları topraklarla ilgili hakları ve bağlantılarını kaybetmekten korkuyorlar.

İsrail’de Filistinlileri temsil eden partilerden oluşan Ortak Arap Listesi Bloku Başkanı Eymen Avde, Trump’ın planının, İsrail’in kuzeyinde yaşayan yüzbinlerce Arap’ı vatandaşlıktan çıkarmak için yeşil ışık yaktığını söyledi.

İsrail’in Um el-Fahem şehrinde yaşayan Ümmü Mahmud (42), “Ben Filistinli bir Arap ve İsrail vatandaşıyım. Batı Şeria’ya gönderilmeyi kabul edemem. Aynı olmamıza rağmen buradaki toprağımızı, hayatlarımızı ve geleneklerimizi terk edemeyiz. Batı Şeria’daki Filistinliler bizim ailemiz olsa bile bu imkansız” dedi.

Ortadoğu Barış Planı’nın çerçevesini oluşturmakla yakından ilgilenen ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman, Filistin egemenliğine girdikleri takdirde İsrail’de yaşayan Arapların vatandaşlıklarını kaybedeceklerine ilişkin haberleri yalanlayarak, “Kimseden vatandaşlık çekilmiyor. Bunu önermiyoruz” dedi.

Mavi-Beyaz İttifakı liderlerinden Gabi Eşkanazi ise İsrail merkezli yNet televizyonuna verdiği demeçte, “Bunu varsayım olarak görüyorum. Bu konu, planı uyguladıktan sonra her iki tarafın bir seçenek olarak değerlendirebileceği bir şeydir. İsrailli Arap vatandaşların diğer vatandaşlarla eşit olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Şarkul Avsat