Suudi 2030 Vizyonu, dinler arası uyuma önemli katkı sundu

Dünya Dinlerarası Uyum Haftası’nın kutlamalarında Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nun tüm farklı dinler ve kültürler arasında bir arada yaşama, barış ve sevgi yaklaşımını ortaya koyduğu vurgulandı.

Tüm dünya, şubat ayının ilk haftası camiler, kiliseler, tapınaklar gibi çeşitli platformlardan başlayan toplum gönüllülük faaliyetlerinin organizasyonu aracılığıyla, dünya ülkeleri düzeyinde farklı dinler ve kültürler arasında bir arada yaşama, barış ve sevgi elde etmeyi amaçlayan Dünya Dinlerarası Uyum Haftası’nı kutluyor.

Eski İslam İşleri, Vakıflar, Davet ve Rehberlik Bakan Yardımcısı Dr. Tevfik es-Sudeyri, diyaloğun dinler arasında değil, takipçileri arasında olduğunu belirterek, “Suudi Arabistan’ın dünyanın çoğu ülkesi ile kurduğu ilişkiler ve en önemlisi Birleşmiş Milletler ve Arap Devletleri Birliği gibi birçok uluslararası örgütün kurucu üyesi olması, vizyonunun hoşgörü, adalet ve farklı olanı kabul ilkelerine dayandığını ortaya koyuyor” dedi.

2030 VİZYONU

Sözlerinin devamında, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın desteklediği Suudi 2030 Vizyonu’nun, tüm farklı dinler ve kültürler arasında bir arada yaşama, barış ve sevgi yaklaşımını ortaya koyduğunu ve gücünü artırdığını belirtti.

Din takipçileri ile dünyadaki diğer kültürlerin takipçileri arasındaki diyaloğun, bir arada yaşamayı sağlamayı hedeflediğine dikkat çeken Dr. Tevfik es-Sudeyri, “Farklı kültürleri dışlama ve şiddet kullananların çoğu, dini kendileri için bir örtü haline getiriyor ve kendi anlayışlarına göre sahte dini algı oluşturuyor. Suudi Arabistan’ın hedefi, dinleri ve kültürleri takip edenler arasında diyalog kurmak” ifadelerini kullandı.

VATİKAN ZİYARETİ

Sudeyri, Suudi Arabistan ile Hıristiyanlar arasında ilk diyaloğun, 1972’de Kral Faysal bin Abdulaziz’in isteği doğrultusunda, Suudi din adamlarının Vatikan’ı ziyaret etmesiyle başladığına dikkat çekti. O sırada Papa ile o zamanki konularda görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti.

Sudeyri, “Bu mesele, bu tür konuların kurumsallaştırılması gereken bir zamana kadar birbirini izleyen adımlarla gelişti. Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler veya diğerleri gibi uluslararası organizasyonlar çatısı altında olsun, her türlü çabaya katılmaya çalıştı ve ayrıca Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Diyalog Merkezi’ni kurdu” şeklinde konuştu.

HER ETKİNLİĞE KATKI

Ayrıca, Suudi Arabistan’ın, din ve kültür takipçileri arasında barış ve sevgi kültürü kurmak için diyalogla ilgili çeşitli seviyelerde programlar ve her türlü etkinliğe katkıda bulunma eğiliminde olduğuna dikkat çekti.

Sözlerine şunları ekledi, “Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın direktifleri doğrultusunda, diplomatik, kültürel veya dini tüm Suudi makamları veya kurumları uzmanlığına göre yetkili makamlarla dünyada bir barış kültürünün sağlamlaşmasına ulaşmak için bu alanda uyum içinde çalışıyor. ”

Sudeyri, Suudi Arabistan’ın hedeflerine iki yolla ulaşabildiğini açıklığa kavuşturdu; bunlardan birincisi hoşgörü ve adalete dayanan olgun politikaları ve sürekli olarak dinler arasında diyalog konusundaki kurumsal çalışmalara yönelmesini içeriyor.

BARIŞ VE ADALETİ YAYMAK

Sudeyri, din üyeleri arasında verimli bir diyalog elde etmek için, diyalog alanında yürütülen çabaların barış, sevgi ve adalet kültürünü tüm dinler arasında yaymakla ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Kral Abdullah bin Abdülaziz Uluslararası Diyalog Merkezi’nde, ilahi dinlere ek olarak, Afrika, Asya, Latin Amerika ve diğer birçok bölgeden diğer kültürlerin ve felsefelerin bir dizi takipçisinin katıldığı toplantılar yapıldı. Bunu başarmanın en önemli yolu olan bir arada yaşama formülünü yerleştirmektir” dedi.

Al Arabiya