İsrail seçimlerinde rekor kıran 4 Arap partisi deprem etkisi yarattı

İsrail’de Pazar günü yapılan seçimlerde kullanılan oyların yaklaşık yüzde doksanının sayılmasının ardından dört Arap partisinin ittifakının oluşturduğu Joint List (Ortak Arap Liste Bloku), meclisteki sayısını artırdı.

Sandıklara akın eden İsrailli Araplar, solcu Yahudilerden beklenmedik bir destek elde etti. Şuanda mecliste rekor olan Arap milletvekili sayısının içinde beş kadın vekil de bulunuyor.

ARAP MİLLETVEKİLİ SAYISI TÜM ZAMANLARIN REKORUNU KIRDI

Sonuç olarak tüm zamanların rekoru olan en az 15 Arap milletvekili 23. Mecliste yer alacak. Bu milletvekillerinin arasında Yahudiler de bulunuyor.

Likud, Kahol Lavan ve Yisrael Beiteinu’nun parti aday listelerinde Arapça konuşan Dürzi azınlığın bir üyesi var.

Mecliste yer alacak olan kadınların sayısında da rekor yaşandı. Joint List’ten meclise giren 15 milletvekili arasında 4 kadın yer alıyor. Bu Yahudi partilerin çoğundan daha yüksek bir rakam. Kahol Lavan, Dürzi bir kadın milletvekili olan Gadeer Mreeh’e sahip. Joint List’in listesinin 15. sırasında yer alarak meclise girmeyi başaran ilk başörtülü kadın İslam Birleşik Arap Listesinin temsilcisi Iman Khatib.

YAHUDİ PARTİLERİNE DESTEK AZALDI

Pazartesi günü Joint List tarafından yayınlanan ve büyük kazanımları gösteren iki önemli faktör var: Arap topluluğundaki seçmen katılımındaki inanılmaz artış ve Arap seçmenler arasında Yahudi partilerine olan desteğin azalması.

Kesinleşmemiş sonuçlara göre Arap kasaba ve şehirlerindeki seçmenlerin yüzde 65’ine yakını yapılan seçimlerde oy kullandı. Bu rakamlara Arap ve Yahudilerin birlikte yaşadıkları şehirler dâhil değil. Bu seçim İsrail’de bir yıldan kısa bir süre içinde yapılan üçüncü seçim. Arapların katılım oranları geçtiğimiz Nisan ayındaki seçimlerde yaklaşık yüzde 49, Eylül ayındaki seçimlerde ise yüzde 59 civarındaydı. Pazartesi günü yapılan seçimlere Arapların katılımları 1999 yılından bu yana en yüksek seviyeydi.

Joint List, dört ayrı partiden oluşuyor. Bunların arasında komünistler, dindar İslamcılar, laikler ve Filistinli milliyetçiler yer alıyor. Dört ayrı partiden oluşan Joint List, geçtiğimiz Nisan ayındaki seçime iki ayrı aday listesiyle girdi. İki liste, Arap seçmenlerin toplam oylarının yaklaşık yüzde 71’ini aldı. Diğer oylar ise parti listesinde iki Arap’ın yer aldığı sağcı Siyonist parti Meretz’e gitti. Eylül ayında, Arap seçmenlerin oylarının yüzde 81’i dört ayrı partinin birleştiği Joint List’e gitti.

İsrail Demokrasi Enstitüsü’nde İsrail’deki Arap toplumu konusunda uzman olan araştırmacı Arik Rudnitzky’e göre, Joint List, Arap seçmenin oylarının yüzde 88’ini alarak daha iyi bir konuma geldi.

Rudnitzky, “Arapsanız eğer, bu seçimde Joint List’e oy vermeniz gerekiyor gibi bir fikir birliği vardı” ifadelerini kullandı.

SANDIKLARA AKIN ETTİLER

İsrail’in Yahudi ve Arap vatandaşları için ortak bir toplum oluşturmak amacına sahip kar amacı gütmeyen Abraham İnisiyatifleri eş direktörü Thabet Abu Rass, pazartesi günü yaşananın “depremden” farklı olmadığını ifade ediyor.

Abu Rass, “Arap vatandaşları, İsrail toplumunda yer almak istediklerini ve değişimde etkili olduklarını gösterdiler. Bu sefer kesinlikle ‘akın’ ettiler” ifadesini kullandı.

Abu Rass, Binyamin Netanyahu’nun 2015 seçim günü yaptığı konuşmada kullandığı ‘Arap seçmen sandığa akın ediyor’ ifadesine atıfta bulundu.

Netanyahu’nun Arap vatandaşlarına ve siyasi liderlerine devam eden saldırıları, geçen Eylül ayında Arap toplumun seçimlere artan katılımına önemli bir katkıda bulundu.

TRUMP’IN ‘YÜZYILIN ANLAŞMASI’ ARAPLARI SANDIĞA İTTİ

Rudnitzky, Arap seçmenlerini bu sefer daha çok sandığa gitmelerine neden olan şeyin ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı sözde ‘Yüzyılın Anlaşması’na duydukları endişe olduğunu söyledi.

Trump’ın Ocak ayının sonunda açıkladığı barış planı, İsrail’in Arap vatandaşları arasında Filistinlilerle yapılan kara takasının bir parçası olarak İsrail vatandaşlıklarından çıkarılma ihtimalini artırdığında endişesine neden oldu.

Abu Rass’a göre bu nüfus değişikliği, tahmini olarak 350 bin Arap vatandaşın yaşadığı ve pazartesi günü yapılan seçimlere katılımın oldukça yüksek olduğu 10 Arap kasabası ve ‘üçgen’ olarak bilinen şehirlerde yapılacak.

YAHUDİ PARTİSİNİN ARAP OYLARI DÜŞTÜ

Geçtiğimiz Eylül ayında, merkeziyetçi Kahol Lavan –İsrail’deki en büyük iki partiden biri- başarılı bir sosyal kampanyası sayesinde Arap seçmenlerden tüm sandalyeleri kazandı. Rudnitzky’ye göre, parti Pazartesi günü çok kötü performans gösterdi ve Arap bölgelerindeki oyları yaklaşık 39 binden 26 bine düştü.

Abu Rass’a göre Kahol Lavan’ın kaybettiği oyların sorumlusu parti lideri Benny Gantz.

Abu Rass, “Eylül ayındaki seçimlerden sonra, başbakan olarak önerilmesinin ardından Joint List’ten hiç destek istememesi çok sayıda Arap vatandaş için küçük düşürücü bir darbeydi. Eylül ayında Kahol’a oy verenlerin büyük çoğunluğu bu sefer Joint List’e oy verdi” diye konuştu.

Meretz’i geçtiğimiz Nisan ayında yok olmaktan kurtaranlar Arap seçmenlerdi. Arap seçmenlerin oyları olmadan parti yüzde 3.25 seçim barajını geçemezdi. Arap seçmenler arasında Meretz’e verilen destek özellikle milletvekili Esawi Freige’nin memleketindeki üçgen bölgenin Kafr Qasim kasabasında güçlüydü. Nisan ayındaki seçimlerde Meretz, Kafr Qasem kasabasında oyların yüzde 39’unu aldı. Bu oran diğer bütün partilerden daha yüksekti. Fakat parti daha sonra Eylül ayında Demokrasi Birliği (Democratic Union) ve Freige ile ittifak yaptı ve Democratic Union Kafr Qasem’deki oyların yüzde 26’sında az aldığında 22. meclise girmeyi başaramadı.

Democratic Union daha sonra ayrıldı ve Meretz Labor-Gesher ile birleşti. Bu yeni birleşme kapsamında Freige, yeni kurulan meclise girme şansını elde edemedi.

Kafr Qasem’deki seçmenler pazartesi günü intikamlarını aldılar: Labor-Gesher-Meretz sandalyelerin yedisini kazanabildi. Meretz’in bu hareketinden en çok yararlanansa Kafr Qasem’deki oyların yüzde 91.5’ini alan Joint List oldu.

Rudnitzky’a göre Labor-Gesher ve Meretz, Eylül Mart ayları arasında Arap kasaba ve şehirlerindeki oylarının yarısını kaybetti.

Rudnitzky, “İlginç bir şekilde Arap seçmenden oy almaya ve 8 binden 8 bin 800’e artıran tek Yahudi partisi Likud oldu” ifadesini kullandı.

BELEDİYE BAŞKANLARINDAN OY KULLANMAYA TEŞVİK

Abu Rass, Joint List’in son kampanyasında yerel yönetim başkanlarından büyük, eşi benzeri görülmemiş bir destek aldığını belirtti.

Abu Rass bu konu hakkında, “Arap seçmenlerin çoğunluğu, genel seçimlerde tarafsız kalmaya çalışır. Çünkü kuruluşun iyi tarafında kalmaları gerekiyor. Bu Arap belediye başkanlarının ön plana çıktığını ve vatandaşları Arap partilere oy vermeye çağırdığına ilk defa tanıklık etti. İşe yaradı da” ifadelerini kullandı.

Abu Rass’a göre Joint List’in başarılı olmasının bir diğer nedeni, Arap kadınlarını çıkıp oy kullanmaya teşvik eden ön sıralarda aday gösterilen kadın adaylar elde edilen sandalyelerde önemli bir pay sahibi.

ARAP’LARIN PARTİSİ OYUNU 2 KATINA ÇIKARDI

  1. sırada aday gösterilen Khatib gibi daha önce hiç mecliste yer almamış olan bir başka kadın da hemen bir üst sırada yer alıyordu: Laik Ta’al grubundan Sondos Saleh. Daha önce mecliste Kadının Statüsü ve Cinsiyet Eşitliği Komitesi’nin başkanı görevinde bulunan ilk Arap kadın olan Hadash partisinden Aida Touma-Sliman ve Eylül ayında ilk kez seçilen milliyetçi Balad grubundan olan Heba Yazbak’a eşlik edecekler.

Joint List, solcu Yahudi seçmeninden de eşi benzeri görülmemiş bir destek aldı. Bu seçmenler daha önce Meretz’e oy veriyordu. Bu seçmenler Meretz’in ‘sağa yakınlaştığı’ algısından memnun değildi. Gesher lideri Orli Levi-Abekasis daha önce Avigdor Liebermann’ın sağcı Yisrael Beiteinu partisinde görev almıştı. Seçmenleri oy değişikliğine götüren bir diğer konu da partinin ‘güvenli bir aday sırasında’ Arap adayın olmamasıydı.

Kesinleşmemiş sonuçlara göre, Joint List başta Tel Aviv ve Hayfa olmak üzere Yahudi seçmenlerden aldığı oy sayısı Eylül ve Mart ayları arasında iki katına çıktı.

Haaretz