114 ülkede görülen koronavirüs Türkiye’de nasıl hala görülmedi?

Çin’in Vuhan kentinden dünya geneline yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) 116 bin kişiyi enfekte ederken, 4 bini aşkın kişi yaşamını yitirdi. Türkiye’de vaka gizlendiği iddialarına katılmayan isimler, testlerin doğru yapılmama ihtimaline dikkat çekti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) dünyayı etkisi altına almaya devam ediyor.

114 ülkede ve yaklaşık 116 bin kişiyi enfekte eden virüs nedeniyle meydana gelen can kayıpları ise 4 bini aştı.

Hastalık son olarak KKTC’ye sıçradı.

Resmi açıklamalara göre Avrupa’da koronavirüs görülmeyen üç ülke kaldı: Türkiye, Karadağ, Kosova.

Ülkede şuan için tespit edilen bir vakanın olmaması vatandaşları kısmen rahatlatsa da tedirginlik sürüyor.

Ülkede Kovid-19’a rastlanılmaması bir yandan memnun ederken, hala görülmemesi zihinlerde soru işaretlerine de neden oluyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Türkiye’de şuana kadar tespit edilen bir koronavirüs vakası yok ama olma ihtimali çok yüksek” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de Kovid-19 vakası görülmemesini Independent Türkçe’ye yorumlayan isimlere göre vakaların kasıtlı olarak gizlendiği iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Ancak testlerin yapılış şekline ilişkin soru işaretleri de yok değil.

“Yapılması gereken testler yapılıyor mu, herkese uygulanıyor mu?’ sorusuna yanıt veremiyoruz”

İstanbul Tabip Odası Temsilciler Kurulu Divan Başkanı Dr. Süheyla Ağkoç, ülkedeki mevcut sistemle yeni tip koronavirüsün teşhis edilebildiğini söyledi.

“Bu virüs çok marjinal değil. Ayrı, özel bir testi yok” diyen Ağkoç, bugüne kadar bilimin imkan verdiği, mevcut testler nasıl yapılıyorsa, koronavirüs testinin de aynı şekilde yapıldığını belirtti.

‘Elimizde yeterli donanım yok’ iddialarına katılmayan Ağkoç, kitler konusunda yapılan açıklamaların ise kafa karıştırıcı olduğu görüşünde.

Ağkoç, “Donanım var ancak yapılması gereken testler yapılıyor mu, herkese uygulanıyor mu?’ sorusuna yanıt veremiyoruz. Bu ülkenin resmi otoritesi Sağlık Bakanlığı olduğundan, ona güvenmek istiyoruz. Ancak Emniyet’e bilgi paylaşılmaması yönünde uyarı yapılması, kişileri tedirgin ediyor. Vatandaşlar ister istemez şüpheye düşüyor” yorumunda bulundu.

“Dünya Sağlık Örgütü’ne vaka bildirimi zorunlu”

Kovid-19’un kıtalar arası bir salgın haline geldiğini, dolayısıyla tüm dünyayı ilgilendirdiğini ve Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) vaka bildiriminin bildirim zorunlu olduğunu hatırlatan Ağkoç, ülkelerin tedbirlerini artırdığına dikkati çekti.

Türkiye’nin aldığı önlemlere ilişkin ise Dr. Süheyla Ağkoç, “Sağlık Bakanlığı, sağlık kurumlarına ‘yapılacaklar listesi’ göndererek, erkenden önlemlerini aldı. Havalimanlarında termal kameralarla tedbir alındı. Yolcular, muayene edildi” diyerek, sürecin başından beri doğru yönetildiğini belirtti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından “Türkiye’de koronavirüs vakası yok” açıklamaları yapılmasına rağmen vatandaşların tedirgin olmasını ise yakın geçmişte yaşanan bir olay nedeniyle oluşan güvensizliğe bağladı:

“Burada sıkıntı vatandaşın güvenmemesi. Doğru bilgilendirildiğine inanmıyor vatandaşlar. Çernobil’den sonra Bakan’ın (Eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral) çay içip, ‘Bir şey olmaz, siz de için’ dediği ülkede yaşıyoruz. Haliyle insanlar güvenmekte çekiniyor!”

sorun olabileceğine değiniyor:

“Bilinçli olarak saklandığını düşünmüyorum açıkçası ama tetkiklerin Ankara’ya ulaştırılma süresiyle ilgili sorun olabilir. Ankara dışında birçok yerde de yerinde koronavirüs laboratuvar tahlilleri yapılabilmeli. Zaten ‘Tetkiklerle ilgili sorun var mı?’ diye sorgulamak, bilimsel şüpheciliğin gereğidir. Test yapmak için vatandaşlardan örnek alırken, ‘Eksik yapılan bir şey var mı?’ diye sormak, eksiklik varsa gidermek gerekir.”

Vaka gizlemenin tehlikesine değinen Şeker, “Gizlemek patlamaya yol açar, İran örneği ortada” yorumunu yaptı.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker / Fotoğraf: Twitter @draliseker

“Türkiye erken tedbir aldı”

Sağlık Bakanlığı’nın Kovid-19 için Bilim Kurulu’nu erkenden kurduğunu, koronavirüs konusuyla özel olarak ilgilenildiğini söyleyen Dr. Ali Şeker, erken tedbir alınmasının vaka görülmemesinde kritik önem taşıdığı söyledi.

Şeker, şunları kaydetti:

“Türkiye, Sağlık Bakanlığı ve Bİlim Kurulu’nun önerileriyle erken tedbir aldı, uçuşları yasakladı, şüpheli ülkelerden Türkiye’ye gelenleri gerek termal kamera, gerek karatina süreciyle tespit etmeye yönelik önlem aldı. Bilgilendirme yapıldı, hijyen kurallarına uyulması istendi.”

Ali Şeker, kış mevsimi olması sebebiyle kaçak geçişlerin nispeten az olmasının da salgının İran’dan Türkiye’ye yayılmasını engellediği görüşünde.

Şeker, “İran bu konuda şeffaf davranmadı, olayı maskeledi ve ülkede virüs yayıldı” ifadelerini kullandı.

“Dut pekmeziyle, kelle paçayla olmaz”

Dr. Ali Şeker, son olarak “Dut pekmeziyle, kelle paçayla olmaz” diyerek salgının kıtalar arası boyuta geçen, ölümlere neden olan halini bir kez daha vurguladı.

“Önlemleri yeterli bulmuyorum”

Eski CHP Milletvekili Dr. Aytuğ Atıcı ise “Elde veri olmadan konuşmamak lazım. Bir hekim sorumluluğuyla baktığımız zaman, verisiz konuşursak toplumsal infiale neden oluruz. Türkiye’de Kovid-19 vakasının görülmemesi memnuniyet verici ancak bir o kadar da şaşırtıcı” diye konuştu.

Ancak Atıcı, Türkiye’de alınan önlemlerin yeterli olmadığı düşüncesinde. Atıcı şunları ifade etti:

“Önlemleri yeterli bulmuyorum, daha ciddi tedbirler alınmalı, dünyayı etkisi altına aldı bu virüs, şakaya gelmez! 4 hafta önce Güney Kore’ye gittim bir konferans için, 1 hafta kaldım. Seul’deki önlemlerin ne kadar üst düzey olduğunu gördüm. Maskesiz dolaşan yok. Toplu taşımada bilgiledirmeler yapılıyor. Maskesiz almıyorlar. Şehirde sokaklarda ücretsiz maske dağıtımı var. Her yer dezenfektan dolu. Toplantı salonlarına girerken bile 2-3 termal kamedan geçiyorduk, ayrıca X-ray cihazını andıran sterilize aletlerden geçirildik.”

Güney Kore dönüşünde herhangi bir karantina süreci yaşamadığını aktaran Dr. Aytuğ Atıcı, “Önlemler yeterli değil ise neden hala Türkiye’de koronavirüs vakası yok?” sorusunun yanıtını ise bilmediğini dile getirdi.

Atıcı son olarak, şunları söyledi:

“Hastalık yayıldıktan sonra tedbir almanın çok bir anlamı yok. Kabe’nin etrafındaki tavaf alanı kapatılmıştı. Tarihte var mıdır bilmiyorum. Papa bile pazar ayinlerine çıkmıyor”

Independent Türkçe / Lale Elmacıoğlu