Virüsten öğrendiğimiz 10 hayat dersi

Dünya hayatımız büyük ölçüde değişti. Koronavirüs salgını sadece basit bir salgın değil, aynı zamanda tehlikeli küresel bir salgın. Ve bu nedenle dünyanın her yerinde insanlardan enfeksiyon riskini azaltmak için evde kalmaları ve diğer insanlardan uzak durmaları isteniyor. Koronavirüs; korkunç bir hastalık ve ölüm dalgası getirdi, ancak bazı önemli yaşam derslerini de vurgulamayı ihmal etmedi:

1. Diğer insanların iyiliği için bazı özgürlüklerinizden vazgeçmeye istekli olmalısınız

Hiç şüphe yok ki evde kalmak çok zor. Birçok insan sıkılmaya ve amaçsız hissetmekten şikayet etmeye başladı. Hatta bazı insanlar bu durumun bireysel haklarının ihlali olduğunu bile düşünebiliyor. Bununla birlikte, daha büyük iyilik söz konusu olduğunda, kişi her zaman bu özgürlüğün bir kısmını feda etmeye istekli olmalıdır. Bireysel haklar ve kamu güvenliği arasındaki denge sürekli değişen bir şey. Halkın iyiliği için özgürlüğünüzü biraz değiştirmenin gerekliliğini anlamalısınız.

2. Virüs olsun ya da olmasın, ellerini yıkamalısın

Genel hijyen her zaman önemlidir. Sadece virüs olduğunda değil. Bu, zaten bilinmesi gereken bir kural: Ellerinizi ıslatın. Sabunla yıkayın. En az 20 saniye güzelce ovalayın, durulayın ve temiz bir havluyla kurulayın. Gerçekten güvende olmanın en iyi yolu sabun ve sudur, çünkü sabun virüsleri öldürmenin çok etkili bir yolu.

 

3. Evden çalışmak birçok kişi için bir seçenek olmalıdır

Bu süre zarfında birçok kişi işlerinin evden yapılabileceğini öğrendi. Virüs salgını sona erdiğinde, gerektiğinde ev olanaklarında çalışma konusunda patronunuzla sohbet etmeye değer olabilir. Çoğu işin uzaktan yapılabilecek belirli işleri var. Virüs olmadan, iş-yaşam dengesini teşvik edecek bir sistem hala mevcut olmalı.

4. O izin gününü istemek hayat kurtarabilir

Eğer hasta hissediyorsanız, evde kalın. Birçok insan ofis ortamlarının hasta şekilde geçirmeye teşvik etmediğini düşünüyor. Birçok insan yöneticilerine sanki bir şeyi ispat etmek istiyor: ‘’Bak, hastayım, ama yine de işe geldim. Bakın ne kadar çalışkanım.” Bu zihniyetin acilen değişmesi gerekiyor. Eğer hastaysanız, evde kalın.

5. İnternet temel bir hak olmalıdır

Birmingham Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, geniş bant hakkı olarak da bilinen internet erişim hakkı bir insan hakkı olarak düşünülmeli. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde çevrimiçi olamayan insanlar, günlük yaşamlarını şekillendiren anlamlı yollarından yoksundur. Ek olarak, bu gibi zamanlarda, gerektiğinde aile, arkadaş ve iletişim kurabilmek ve evden çalışabilmek özellikle önemlidir. İnternet bunu yapmanın tek yoludur.

6. Doktorlar ve araştırmacılara daha iyi maaş ödenmeli

Bu korkunç zaman bize bir şey öğrettiyse, o da doktorlar ve araştırmacıların bizi bu karmaşadan kurtaracaklarıdır. Onlar, dünyanın toparlanmasını sağlamak için gece gündüz çalışıyorlar. Şu anda yüzlerce bilim adamı bir koronavirüs tedavisi bulmak için uğraşıyor. Hollywood aktörlerinin, profesyonel atletlerin ve politikacıların ne kadar para kazandıklarını yeniden değerlendirmemiz ve bunun yerine bilim insanına ve doktorlara hak ettikleri maaşı ödememiz gerekiyor.

7. Herkes yemek yapmayı bilmeli

Evde kalmak birçok insanı yemek pişirme öğrenmeye ve geliştirmeye zorladı. Bir yemeğin nasıl pişirileceğini öğrenmek, bir insanın sahip olabileceği en önemli becerilerden biri. Kendinize güvenin. Bu size kendi kendine sürdürülebilirliği öğretir ve para tasarrufu sağlarsınız. Bugünlerde yüzlerce insan lezzetli yemeklerinin fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıyor ve yemeğin ne kadar harika olduğunu keşfediyorlar. Yemeğinizde tam olarak ne olduğunu bilmek ve tamamen kendi başınıza bir yemek pişirdiğinizde  bunu başardığınızı hissetmek her şeye değer.

8. Arkadaşlarla her gün konuşmanın önemi

Artık dışarı çıkıp meşgul olamayacağımıza göre, yalnızlıkla mücadele etmenin en iyi yolu, telefonla sohbet ederek veya görüntülü sohbet ederek arkadaşlarınız ve ailenizle düzenli olarak iletişim kurmaktır. Artık uzun konuşmaların ve derin konuşmaların zamanı geldi. Bu önemli zamanlarda insan bağlantısının ne kadar güzel olduğunu unutmayın ve hemen büyükannenizi arayın!

 

9. Doğayı takdir etmeyi öğrenin

Çöl veya ağaçlarla kaplı geniş alana yakın bir yerde yaşıyorsanız ve yürüyüşe çıkmanın tek güvenli alanının burası olduğunu fark ederseniz; doğanın güzelliklerini fark etmeye başlarsınız. Mesele kapalı alanda kalmak değil, başkalarıyla yakın temasta bulunmaktan kaçınmak. Evden ayrılırken, ister çölde bir yürüyüş ya da sokakta bir koşu için olsun, temas ettiğiniz tüm yüzeyleri sildiğinizden emin olun, yüzünüze dokunmaktan kaçının ve sık sık ellerinizi yıkayın.

10. Kendinizi nasıl meşgul edeceğinizi öğrenin

Bazı insanlar için hareketsiz kalmak ve hiçbir şey yapmamak çok zor. Yalnız olmak, özellikle dışa dönükler için yorucu olabilir. Sosyal mesafe çok zor olabilir ama aynı zamanda size kendiniz hakkında çok şey öğretebilir. Kendinizi nasıl meşgul edeceğinizi öğrenirsiniz. Sonunda üç sezonluk bir TV şovunu izlemek artık yeterli olmayacak ve başka bir şey yapmayı denemek zorunda kalacaksınız. Bedeniniz ve zihniniz sizin evinizdir ve onu nasıl seveceğinizi ve onunla nasıl yaşayacağınızı öğrenmelisiniz.

Arabian Business