Irak’ta koronavirüs günlerinde aile içi şiddet artıyor

Irak resmi makamlarının yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında uyguladığı sağlık karantinası sürecinde son dönemde intihar, cinayet ve aile içi şiddet olaylarında artış kaydedildi.

Uzmanlar, sağlık karantinasının toplum ve birey psikolojisi üzerinde olumsuz etkilere yol açtığına işaret ediyor.

Aile içi şiddet oranlarıyla ilgili güvenilir istatistiklerin olmaması ve ailelerin büyük bir kısmının evde kalma zorunluluğuna ayak uydurmasına rağmen, son günlerde meydana gelen ve ülke basınında geniş yer bulan birtakım olaylar, mevcut toplumsal sorunları gözler önüne seriyor. Bu olaylar incelendiğinde, eğer ilgili makamlar, genel itibariyle yoksulluk ve işsizlikten kaynaklanan aile içi sorunları azaltma yönünde gerekli tedbirleri almazsa bunun orta ve uzun vadede toplum üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceği tahmininde bulunmak mümkün.

20 yaşındaki Melak Haydar ez-Zebidi isimli genç kızın kendini ateşe vererek intihar etmesi yaklaşık bir haftadır ülke gündemindeki yerini koruyor. Zebidi’nin ailesinin ifadelerine göre, genç kız, eşinin ve ailesinin uyguladığı psikolojik baskıya daha fazla dayanamadığı için intihar etme yolunu seçti. Olayın akabinde iki aile arasında karşılıklı suçlamalarla tırmanan gerginliğin düşürülmesi için aşiret liderleri devreye girerken, Necef sağlık kaynakları dünkü açıklamasında Melak Zebidi’nin ölüm nedeni olarak, böbreklerinin işlevini tamamen yitirmesi ve ağır yanıkların neden olduğu cilt zehirlenmesini gösterdi.

Aktivistlerin birkaç gün önce bildirdiği başka bir aile içi şiddet olayı ise Bağdat’ta yaşandı. Polisin ifadelerini aktaran aktivistler, bir babanın, hareketlerine çeki düzen vermesi için kızını 20 günün üzerinde evin içinde bir direğe bağladığını aktardı.

Basra’da ise kızına lehim aletiyle işkence eden zanlının kentteki polis ekiplerince gözaltına alındığı bildirildi.

Basra Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, zanlının uyuşturucu bağımlısı olduğu ve tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildiği belirtildi..

Aile içi şiddet olayının bir başka adresi ise ülkenin güneydeki Zikar kenti oldu. Zikar Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, kentin kuzeyindeki Nasr kasabasında başından silahla vurulan bir kadın hayatını kaybetti.

Zikar Emniyet Müdürlüğü Basın Sorumlusu Fuad Kerim, olayın detaylarını aktardığı açıklamada, “Nasr kasabasındaki Polis Merkezi, 2000 doğumlu bir kızın başından vurularak öldüğü yönünde ihbar aldı. Olay yerine intikal eden güvenlik güçleri, yasal prosedürler kapsamında cesedi adli tıp kurumuna kaldırdı. Soruşturmanın seyri maktülün silahla intihar ettiğine işaret ediyor. Maktülün babası kasabadaki Polis Merkezi’ne giderek, kızının eşi hakkında cinayet suçlamasıyla şikayette bulundu. Güvenlik güçleri şikayete konu olan kişiyi olayla ilgili soruşturma kapsamında gözaltına aldı” ifadelerini kullandı.

Uzman Psikolog Dr. Cemil et-Tamimi, karantina sürecinin özellikle kargaşa ve istikrarsızlığın hakim olduğu ailelerin günlük hayatı olumsuz etkilediğini belirtiyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tamimi, “Karantina mutlaka etki ediyor. Kliniklerin kapalı bulunması ve karantinanın üzerinde baskı kurması sebebiyle günlük çok sayıda kişi benimle irtibata geçiyor. Bence bu karantina sürecinde aile fertlerinin birbiriyle sürekli temas halinde bulunması, aile içi ihtilafların derinleşmesine yol açtı. Bu noktada esasında sorunları bulunan ve kargaşanın hakim olduğu aileleri kastediyorum. Ekonomi faktörü bu sorunların derinleşmesinde kritik bir rol oynuyor. Önceleri evin dışında çalışıp da bugün erzak sıkıntısı çeken ve neredeyse psikolojik olarak çöken kadınlar biliyorum” ifadelerini kullandı.

Tamimi, açıklamasının devamında şunları kaydetti;

“Hükümetin kurduğu Kriz Yönetimi Ağı bu hayati meseleyi dikkate almadı. Bu nedenle, Kriz Yönetimi Ağı’nın salgın krizini ve karantinanın neden olduğu diğer büyük krizleri tartışması beklenirken yaptığı değerlendirmeler yalnızca salgınla sınırlı kaldı. Artık açıkça görülüyor ki bu salgın Irak’ı diğer dünya ülkeleri gibi tehdit etmiyor. Fakat biz, geçim ve psikolojik sorunlarını bir kenara bıraktık ve sadece salgınla mücadeleye odaklandık. Bu hiç de doğru değil. Her gün doktora gidip gelen on binlerce hastanın durumunu soran hiç oldu mu?”

Tamimi ayrıca yetkililerin protestolar konusunda rahatlamak için sokağa çıkma yasağını istismar etmesinden endişe duyduğunu belirterek, bunun halka karşı işlenen bir suç olduğu ve karantinanın sosyo-ekonomik açıdan yol açacağı etkilerin felakete sebep olacağı uyarısında bulundu.

Şarkul Avsat