UNRWA: Siyasi bir çözümün yokluğunda varlığımız elzem

Philippe Lazzarini’nin, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) yeni Genel Komiseri olarak göreve başlamasından bu yana 3 haftadan az bir süre geçti.

İsviçre, insani yardım alanında ve çatışma bölgeleri ile çatışmalar sonrası bölgelerde uluslararası koordinasyon alanlarında 30 yıl aşkın bir deneyime sahip. Lazzarini, uluslararası görevlerde bulunurken, özel sektörde Gazze, Doğu Kudüs ve Lübnan gibi bazı bölgelerde faaliyet gösterdi. Ancak 70 yıllık örgütün yönetimi, Philippe Lazzarini’nin bugün karşı karşıya olduğu en büyük zorluk olabilir.

Fon eksikliği, destek yokluğu ve küresel salgın bu üçlü engeller, kuruluşundan bu yana Filistinli mültecilerin temel haklarını sağlamak için faaliyet gösteren UNRWA misyonunun önündeki en büyük zorluklar.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki ofisinde acil toplantıları arasında, Şarku’l Avsat da yetkilinin bir saatini kazanmayı başardı. Video konferans aracılığıyla Lazzarini, göreve başlamasından bu yana bir medya organına ilk defa açıklamada bulunurken, örgütün ‘koronavirüsle’ mücadele için mevcut önemli uygulamalarına değindi. Yetkili, örgütün görevinin oldukça açık olduğunu, Filistinli mülteciler meselesini içeren siyasi çözümün ve kötü koşullarda adil bir çözümün yokluğu ortasında örgüt faaliyetlerinin de etkili olmaya devam edeceğini vurguladı. Lazzarini, “Mevcut hedef, ekonomik zorluklarla başa çıkmak, pozitif bir rol oynayan ve çözümün bir parçası olan UNRWA’nın imajını geliştirmek için bağışçı ülkelerin ve kuruluşun ortaklarının güvenini yeniden kazanmaktır” dedi.

İşte Şarku’l Avsat’ın UNRWA’nın yeni genel komiseri Philippe Lazzarini ile gerçekleştirdiği röportajın tamamı;

-UNRWA, kuruluşun kapsadığı farklı alanlarda, özellikle de aşırı kalabalık mülteci kamplarında koronavirüs salgını ile nasıl mücadele ediyor?

Normal şartlarda sağladığı tüm hizmetleri hala devam ettiren kuruluşun, Kovid-19 ile mücadele şeklinden çok etkilendim. Sağlık merkezlerimiz faaliyette, ancak insanlardan sağlık talimatları almak üzere telefonla iletişim kurmamalarını istedik. İlaç gereken durumlarda bunları, evlere teslim ediyoruz. Bu durum, belirli merkezler aracılığıyla koronavirüsten önceki gıda malzemelerinin desteklenmesi için de geçerlidir. Ancak şu an malzemeler doğrudan evlere ulaştırılıyor. Eğitim alanında kuruluş, uzaktan eğitim yoluyla derslere devam etti. Ancak bu durum, kuruluşa teknik cihazlar gibi yeni zorluklar sunuyor. Ancak tüm öğrencilere eğitim verilmeye çalışılıyor. Kuruluş, kampları temizliyor ve sterilize ediyor. Olası vakalar, UNRWA’nın faaliyet gösterdiği ülkelerin politikasına uyarak, tam olarak ele alınmaktadır. Beyrut’ta bir UNRWA merkezini, virüs bulaşmış Filistinli mülteciler için yakın bir zamanda karantina merkezine dönüştüreceğiz. Kuruluş, salgınla mücadele etme ve Filistinli mültecilere hizmetlerini sürdürme konusunda esneklik gösterdi.

-İsrail’in, kriz sırasında kuruluşla daha fazla işbirliği yapılması yönünde çağrıları var. Koronavirüsle mücadele etmek üzere bu tür işbirliğini artıracak herhangi bir çaba sarf ediliyor mu?

Kovid-19, sınır tanımıyor. Acil bir koordinasyon ve işbirliğine ihtiyaç vardır. Şu an özellikle de salgının mülteci kamplarında yayılmasından endişe eden Gazze Şeridi’nde bir işbirliği mevcut. Gazze’de mülteci ve vatandaşlar arasında yardımlar ve tıbbi destek dağıtımı konusunda ayrım yapmıyoruz, hizmetlerimizi tüm bölge sakinlerine sağlıyoruz. Gazze’deki vakaları izole etmek amacıyla sıkı önlemler alınmaktadır.

-Ayn el-Hilve kampında bir düzenleme komitesi, fon yetersizliği nedeniyle UNRWA’nın faaliyetlerini eleştirdi ve kamptaki Filistinli mültecileri etkileyen ekonomik kriz ortasında sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı. Pandemi sırasında hem Lübnan’da hem de Suriye’de Filistinli mülteci kamplarına desteği artırma planınız nedir?

Her tepki mekanizması, kendi bağlamı içine yerleştirilmelidir. Lübnan, zaten tüm nüfusu etkileyen bir ekonomik krize tanık oluyor. Yoksulluk sınırının altında yaşayan insanların sayısı hızla artıyor. Bu durum elbette, özellikle de Kovid-19 döneminde Filistinli mültecileri de etkiliyor. Kuruluş, şu ana kadar toplumsal bir güvenlik ağı sağlayan faaliyetlerini sürdürmeyi başardı. Ancak Lübnan’a, Filistinli mültecilerin temel ekonomik ihtiyaçlarını karşılaması için bir yardım çağrısı yapmayı planlıyoruz. On yıllık savaştan etkilenen Suriye’de de durum aynı. Kovid-19, oradaki halkın acılarını ikiye katladı. Mültecilerin ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla daha fazla kaynak sağlamak için saat yönünün tersine çalışıyoruz.

-Ev sahibi ülkelerin bazılarının, Filistinli mültecileri yerel toplumdan izole etmek için Kovid-19 krizinden faydalanacağı yönünde bir endişeniz var mı?

Şu anda endişe durmak için hiçbir nedenim yok. Şu ana kadar tıpkı dışarıda olduğu gibi kamplarda da virüse müdahale etme prosedürleri ele alınmaktadır.

-Bölgede daha önce de çeşitli pozisyonlarda bulundunuz ve özellikle de Kudüs ve Gazze gibi alanlarda deneyimler kazandınız. Kuruluşun fon eksikliğinden mustarip olduğu bilinciyle, bu pozisyonu üstlendikten sonra ulaşmak istediğiniz en önemli hedefler nelerdir?

Bu görevimi, kuruluşun daha önce benzeri görülmemiş zorluklarla karşılaştığı bir zamanda üstleniyorum ve bu sorumluluğu omuzluyorum. Finansman zorlukları, kuruluşun itibarı ve varlığı gibi siyasi zorluklar, şu an sorgulanıyor. Kuruluşun, siyasi olmayan bir yolla yerine getirmek için çalıştığı açık misyon ve sorumlulukları vardır. Mevcut hedefin, ekonomik zorluklarla başa çıkmak, pozitif bir rol oynayan ve çözümün bir parçası olan UNRWA’nın imajını geliştirmek için bağışçı ülkelerin ve kuruluşun ortaklarının güvenini yeniden kazanmak olduğu kanaatindeyim. Filistinli mülteciler, uluslararası toplumun tüm üyeleri tarafından onaylanan 2030 Yoksullukla Mücadele Gündemi hükümleri uyarınca desteklenmeli ve hakları korunmalıdır.

-UNRWA’nın, Ürdün, Filistin, Suriye ve Lübnan gibi içeride faaliyet gösteren ev sahibi ülkelerle ilişkisini nasıl?

Ev sahibi ülkeler, örgüte yenilenmiş destekler sağlıyor. Açık görevleri uyarınca sorumluluklarını yerine getirmeleri bekleniyor. Ev sahibi ülkelerin çoğu, örgütün toplumsal istikrar hususunda da rol oynadığına inanmaktadır.

-Ortaklar ve bağışçı ülkeler tarafından kuruluşa finansal desteği artırmak yolunda herhangi bir gösterge var mı?

Yeni görevimi, 3 haftadan kısa bir süre önce devraldım. Henüz tüm ortaklarla ve bağışçılarla iletişim kurma fırsatım olmadı. Ama kuruluşun mali durumu kesinlikle endişe verici. Ve UNRWA için birleşik bir vizyon geliştirmek istiyorsak, yetersiz fonlardan her ay acı çekmemiz ve finansal durumun kötüleşmesi nedeniyle mültecilere hizmet sağlanamamasından endişe etmemiz mantıklı olmaz. Özellikle 2019 yılı, kuruluş için zordu. 2020 yılında çok küçük bir bütçeyle çalışmaya başladık ve koronavirüs salgını zorlukları daha da artırdı. Şu an benim odak noktam, destek sağlamak ve örgüt için uzun vadeli bir vizyon geliştirmek amacıyla bağışçılarla, Arap ve Avrupa ülkeleriyle temasa geçmektir. Görevlerimizi, Kasım ayında Genel Kurul ile birlikte geliştirdik ve revize edilen şartları yerine getirmek için finansmana ihtiyacımız var.

-UNRWA, 70 yıl önce Filistinli mültecilerin acılarına şahit olmak ve haklarını korumak için kuruldu. Kuruluşun, Filistinlilerin geri dönme hakkının bir teyidini yansıttığını düşünüyor musunuz?

Kuruluşuyla birlikte merkeze, şartlar ve hedefler içeren açık bir mesaj verildi. 0 günden bugüne geçen 70 yıl boyunca hala aynı misyona sahibiz. Bu durum, Filistinli mültecilerin geleceğini içeren etkili bir siyasi çözümün yokluğunda kuruluşun sürekliliğinin önemini de doğrulamaktadır. Bu nedenle kuruluşun varlığı, aksi takdirde unutulacak olan Filistinli mültecilerin temel haklarını karşılayan hizmetler sunmak için bugün önemli olmaya devam etmektedir.

-Sizce UNRWA’nın hedeflerini gözden geçirmenin zamanı geldi mi? Kuruluşun, Washington’un barış önerisi ve desteğini geri çekmesi ışığında ‘bir son kullanma tarihi’ olduğunu düşünüyor musunuz?

UNRWA misyonu, son derece nettir ve Filistinli mülteciler için adil bir çözümü içeren siyasi bir çözümün yokluğunda etkili olmaya devam edecektir. Mevcut durumda, kuruluşun faaliyetlerinin aksaması, Filistinli mültecileri daha kötü şartların altına sokabilir. Risk her zaman vardır. Şu anda Batı’nın, 2018 yılında kuruluşu yeniden yapılandırma kararı alması sonrasında uluslararası destekler sağlamaya çalışıyoruz. Bu, ev sahibi ülkelerdeki mültecilere temel hizmetlerin sunulmasını sağlamak içindir. Japonya, Kanada, Avrupa Birliği, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kuveyt gibi taraflar bazı finansal boşlukları kapattı. Bahsi geçen Körfez ülkelerinin her biri, 50 milyon dolar bağışladı. 2019 yılı son derece zorluydu. Göreve başlamamdan bu yana önceliğim, mültecilere sürdürülebilir hizmetler sunmaktır.

-Washington’un barış önerisinin, mültecilerin geri dönüş haklarını tanımadığını ve Filistinli mülteciler hususuna uluslararası yasalar ve BM kararlarına uygun bir çözüm sağlamadığını söyleyenler var. Kuruluşun, bu öneriye dair konumu nedir? Bunu görüşmek üzere ABD yönetimiyle temasa geçtiniz mi?

UNRWA pozisyonu, Birleşmiş Milletler pozisyonu ile resmi bir ret sundu. Henüz ABD yönetimiyle iletişim kurma fırsatım olmadı, ama kesinlikle gerçekleştireceğim.

-Bölgedeki diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmayı planlıyor musunuz?

Kuruluş her zaman fon çağrıları yapmaktadır. Örneğin eğitim alanında her zaman UNESCO ve UNICEF gibi uluslararası kuruluşların yanında çalışıyoruz. Sağlık çağrılarımız hususunda Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ev sahibi ülkelerdeki sağlık sistemleri ile yakından temas halindeyiz.

-Washington’un Dünya Sağlık Örgütü’ne desteğini durdurmayı ilan etmesi karşısındaki tavrınız nedir?

Düşman koronayı ortadan kaldırmak için tüm destekleri bir araya getirmenin tam zamanı olduğuna inanıyorum. Yangınla mücadele eden bir kuruluşta deprem yaratmanın zamanı değil.

-Kuruluş, yıllar içerisinde özellikle eğitim ve sağlık sektörlerinde sürdürülebilir kalkınma hizmetleri sunmaya çalışmıştır. UNRWA’nın bu iki alandaki gelecek planları nelerdir? Örneğin kendi müfredatınızı geliştirecek misiniz?

Öğrencilere kaliteli eğitim vermeyi gerçekten arzuluyoruz ve birçok olumlu yanıt alıyoruz. Kuruluş, okullarda ev sahibi ülkelerin müfredatlarını onlara saygılı bir şekilde değerlendiriyor. Bunu şimdi değiştirmek istemiyoruz.

-Gazze Şeridi’nin bazı sakinleri, kuruluşu ‘paralel siyasi olmayan bir hükümet’ olarak tanımlıyor. Zira Hamas ve Fetih hareketlerinden daha eski. Bazıları da kuruluşun, Filistinli kadrolardan boşalan pozisyonlara yabancı uzmanlar yerleştirdiğine inanıyor. Sizin konuyla ilgili görüşünüz nedir?

Kuruluştaki Filistin uzmanlığını, her zaman yabancı kadrolar yerine mültecilerden sağlamayı tercih ediyoruz. Ama bazen yabancı uzmanlığına ihtiyacımız oluyor. Her zaman bir denge sağlamaya çalışıyoruz.

(UNRWA, diğer kadrolardan daha çok yerel kadrolara bağlı. Yaklaşık 30 bin çalışanı bu kadrolardan oluşuyor ve sadece 188 yabancı çalışanı bulunuyor. Kuruluştaki Filistinlilerin de bir takım idari görevleri var.)

Şarkul Avsat