Yemen Petrol ve Mineraller Bakanı Avs el-Ud

Yemen Petrol Bakanı: Husiler ekonomiyi baltaladı

Yemen Petrol ve Mineraller Bakanı Avs el-Ud, darbeci Husilerin devletin ekonomisini baltaladığını, bunu kendi çıkarları için gizli bir ekonomiye dönüştürdüğünü ve hizmet bedellerini vatandaşlara yüklediğini açıkladı. Avs el-Ud ayrıca Yemen’deki kurtarılmış bölgelerdeki ve Husilerin kontrolü altındaki alanlardaki petrol fiyatlarında görülen farka dikkat çekti.

Yemenli Bakan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Hudeyde vilayetindeki Ras İsa Limanı’nın karşısındaki, ciddi bir öneme sahip ve deniz kaynakları bakımından zengin olan ‘Safer’ hususunda Yemen hükümetinin kaydettiği son gelişmelere değindi. Yemen’deki petrol ve gazın geleceği hakkında da konuşan Ud, Yemen’deki toplam petrol haritasının sadece yüzde 20’sini keşfeden uluslararası petrol şirketlerinin yatırım planlarına da dikkat çekti. Bakan, üretimi artırmayı planlayarak yabancı yatırımcıların geri döndürülmesi, Mesila petrol sahası ve Sektör 18’de üretimin yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı.

Yemen Petrol ve Mineraller Bakanı Avs el-Ud, İşte Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda ülkedeki son duruma ilişkin birçok başlıkta açıklamalarda bulundu.

– Bize Ras İsa’daki ‘Safer’ ham petrol tankerinden bahseder misiniz? Meşru hükümet, hatta Husiler rezervuarın bakım ve tahliye faaliyeti yapılmadan mevcut şekliyle kalmasının riskleri hakkında konuşuyor. Birleşmiş Milletler de bu konunun ciddiyetine dikkat çekiyor. Ancak zamanla kötüleşen bu tehdidi durdurmak için pratik bir adıma dair açıklama yapılmadı. Herkes bu durumdan bahsederken bakım kararını kim alıyor?

Ras İsa Petrol Limanı’nı ve Hudeyde vilayetindeki iki ticari limanı, Hudeyde ve el-Salif’i kontrol eden Husi milisler BM teknik ekibinin yüzen ham petrol tankerini denizde tahliye etmesine izni vermedi. BM İnsani İşler Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi (BMGK) Husilerin uzlaşmazlığı hususunda birçok defa açıklama yaptı. Değerlendirme ekibinin limana, hatta bakım işlerini yürütmek amacıyla kontrol ettikleri alanlara girmesi için gerekli izinleri vermeyi kabul etmeyen Husiler tarafından durumun karmaşıklaştırıldığı bilgisini verdiler.

Bildiğiniz üzere Safer adlı yüzen tanker ağırlık, boyut ve teknoloji açısından dünyada ikinci sırada yer alıyor. Marib hafif ham petrolünü alıp ihraç etmek için bir rezervuar (yüzen liman) olarak kullanıldı. Statik ağırlığı yaklaşık 400 bin tondur ve depolama kapasitesi de 3 milyon varilden fazladır.

Yüzen tanker Safer’de şu an 140 bin varil Marib ham petrolü var. Tanker beş yıldır herhangi bir bakım yapılmadan aynı şekilde duruyor. Deniz çevresinin tüm unsurlarını tehdit eden büyük bir felaketin haberini veriyor. Bu yüzden acil bir müdahale gerekiyor. Zira felaketin birçok açıdan yankıları olacağı ve kimseyi ayırt etmeyeceği için uluslararası topluma ve BM Temsilcisi’ne milisleri durumun ciddiyeti hususunda ikna etmek üzere müdahale etme çağrımızı tekrarlıyoruz.

– Tanker sızıntısının potansiyel riskleri nelerdir? Bu sızıntı ne ölçüde genişleyebilir?

Safer yüzen tankerinden petrol sızıntısı olursa durum, ciddi ekonomik ve insani sonuçlara yol açan bir çevre felaketi doğuracaktır. Riskler, kirlilik nedeniyle Kızıldeniz havzasındaki deniz ortamını tehdit ediyor. Aynı şekilde sızıntı, Hudeyde vilayeti ve Kızıldeniz Havzası ülkelerinde milyonlarca insanı da tehdit ediyor.

– Husilerin, Safer tankerine karşı ortaya koyabilecekleri muhtemel senaryolar nelerdir? Tankerin meşru hükümete bir baskı kartı olarak kullanılmasının arkasında yatan gerçek nedir?

Husi milisler, Kızıldeniz’i çevreleyen ülkelerin ve vatandaşların ‘petrol sızıntısı veya Safer tankerinin patlaması durumunda meydana gelecek katastrofik risklere’ dair korkuların farkında. Bu çerçevede gündemleri lehinde kazanç sağlamak için Yemenlilere ve uluslararası topluma şantaj yapmayı amaçlıyorlar.

BM’yi ve uluslararası toplumu Yemen’in mücadele edemeyeceği, ciddi oranlarda oluşacak çevresel bir felaketi önlemek için Safer tankerine ulaşmak, hızlı ve acil önlemler almak üzere çaba sarf etmeye çağırıyoruz.

– Küresel petrol fiyatının 20 dolar düşmesine rağmen Husi hükümeti tıpkı yükselmesinde olduğu gibi düşüşte de herhangi bir tepkide bulunmadı. Bunun nedeninin ne olabileceğini düşünüyorsunuz?

Husiler, devletin resmi ekonomisini baltaladılar. Son 5 yıldır ulusal kazanımlara, kamu kurum ve hizmetlerine karşı verdikleri savaş ve sabotaj eylemlerini gizli ekonomik çıkarları için sürdürüyorlar. Tüm bunları kendi çıkarları için yapıyorlar.

Husiler, mal ve hizmetlere çok sayıda telif ve vergi yükü bindirdi. Bu durum da kurtarılmamış bölgelerdeki vatandaşların omuzlarına ağır yük binmesine neden oldu.

– Petrolün, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYİH) katkısı ne oranda? Devlet bütçesinin toplam hacminin ve ülke ihracatının yüzde kaçını oluşturuyor?

Yemen, bölgedeki diğer ülkelere kıyasla küçük çapta bir ham petrol üreticisidir. Bununla birlikte petrol sektörü (petrol ve gaz), 1990’ların başından bu yana devlet bütçesini ve kalkınmayı finanse etmede önemli bir rol oynamıştır.

Bu sektör 2014 yılına kadar gıda ve sermaye ithalatını finanse etmek, dış döviz rezervlerini beslemek ve döviz kurlarının istikrarını desteklemek için sabit para biriminin en önemli kaynağı olmayı sürdürmüştür.

Petrol ve gaz sektörü, ekonomik faaliyet ve makroekonomik dengelerde hayati bir rol oynamıştır. Öyle ki GSYİH’nin yüzde 22,8’ini oluşturduğu tahmin ediliyor. 2014 yılında toplam ihracatın yüzde 83,3’üne ve toplam kamu gelirinin de yüzde 45’ine katkıda bulunmuştur. Toplam petrol ve gaz üretimi, 2014 yılından bu yana yüzde 90 oranında düşerek ülkeyi sınırlı bir dövize ve gelire terk etti. 2015’ten 2017’ye kadar olumsuz GSYİH büyüme oranlarının ardından ekonomi yüzde 0,8 oranında büyüyebildi. Petrol ihracatının kademeli olarak toparlanması sonrasında bu oran tahmini olarak 2019 yılında yüzde 1,2’ye ulaştı. Ancak küresel piyasaların bu konuda tanık oldukları durumlar dolayısıyla petrol fiyatlarındaki düşüşten de etkileneceğiz. Son iki yıl boyunca bakanlık ve petrol alanında faaliyet gösteren firmaların sarf ettiği çabalar, bakanlığın kurumsal yapılanması alanında birçok başarı ve çalışma kaydetti. Petrol üretimine ve ihracatına devam edebildik. Kurumsal güveni yeniden kazandık ve umutlar arttı. Nihayetinde yeni projeler ve tesisler ortaya koymaya başladık.

– Dünya Bankası’nın bir raporunda, Yemen petrol kuyularının tükenme tarihinin 2017 olduğu belirtildi. Uzmanlar, bu bilgilerin doğru olmadığını söylüyor. Sizin görüşünüz nedir?

Yeni petrol yatırımlarının olmaması nedeniyle savaştan önceki son 10 yılda Yemen’de petrol üretimi azaldı. Petrol ve Mineraller Bakanlığı, 2013- 2014 arasında yabancı şirketlere petrol arama ve sondaj yapma hususunda yeni alanlar sundu. Ancak savaş yüzünden yatırımlar düştü. Yabancı petrol şirketlerinin ayrılması nedeniyle üretim geliştirme projeleri durduruldu. Şu an Yemen’de faaliyet gösteren petrol şirketleri geri dönmeye başladı. Yemen petrol sektörüne yatırım yapmak için büyük uluslararası şirketleri kendine çekme çabaları sarf ediliyor.

– Ekonomi raporlarına göre birçok makalede Yemen’in küresel rezervin yüzde 34’ünü elinde tutacak büyük bir petrol rezervine sahip olduğu belirtildi. Sizin görüşünüz nedir?

Petrol arama teknolojisi, telekomünikasyon teknolojisi gibi gelişiyor. Yemen’de gerçekleştirilen incelemeler eskiydi. Şu an petrol keşfetmek için modern bir teknoloji mevcut. Petrol haritasına göre Yemen bölgesi uluslararası petrol şirketlerinin önünde, petrolün araştırma ve sondaj yapma hususunda çeşitli sektörlere ayrıldı. Bugüne kadar 12 petrol ve gaz sektörü, 36 arama sektörü, yatırım yapmak isteyen şirketlere açık 52 sektör de dahil olmak üzere 100 sektörde, Yemen’deki toplam petrol haritasının yüzde 20 keşfedildi. Durum bir denge düzeyine ulaştığında Beşinci Petrol ve Mineraller Konferansı düzenlenecek ve birçok fırsat ortaya koyulacak. Şu anda yabancı şirketlerin önüne yatırım için bazı sektörler sunmaya yöneldik.

– Size göre Yemen’in ekonomik istikrarı siyasi mi yoksa tam tersi mi? Eğer bu durumun tersi söz konusuysa, özellikle de topraklarında henüz çıkarılmamış büyük bir servetin olduğu göz önüne alındığında Yemen’in ekonomik istikrarının siyasi bir istikrar olması için neye ihtiyaç vardır?

Yemen, ekonomik istikrarın sağlanması ve geniş ekonomik reformlar için çaba sarf edilmesine ihtiyaç duyuyor. İşsizlik sorunları ve acil bazı meseleler gibi gıda ve kalkınma sorunlarını entegre etmek amacıyla ekonomik bir gündem olarak birçok mesele masadadır. Finansal destek için uluslararası toplumun desteğine, ayrıca ülkeyi bu aşamadan çıkaracak, güvenlik, istikrar ve barışın olduğu bir aşamaya sokacak dış kaynakların desteğine ihtiyaç vardır. Halkın isteklerini karşılayacak, barışı teşvik eden bir kalkınma dönüşümü gerçekleştirecek ekonomik büyümeye ve toplumun hızla büyüme yoluna girmesinde ihtiyaç vardır. Bu durumda çabalar meyve verecek ve biz de toplumun her düzeyinde gelişmelere tanık olacağız.

Şarkul Avsat