Arap Koalisyonu: Aden’deki duruma geri dönülmeli ve Riyad Anlaşması uygulanmalı

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) liderliğinde Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, geçici başkent Aden’deki durumun, Güney Geçiş Konseyi’nin olağanüstü hal (OHAL) ilanı ve yaşanan gelişmelerin öncesindeki haline dönmesi gerektiğini açıkladı. Koalisyon aynı zamanda, uluslararası memnuniyetle karşılanan Riyad Anlaşması’nın derhal uygulanması gerektiğini vurguladı.

Koalisyon tarafından dün yapılan açıklamada, Riyad Anlaşmasını ihlal edecek herhangi bir adım atmaktan kaçınılması ve anlaşmanın uygulanmasını hızlandırmak üzerine çalışılması gerektiği vurgulandı. Aynı zamanda Yemenlilerin saflarını birleştirme, devlet kurumlarının işleyişini yeniden sağlama ve terör tehdidine karşı çıkmada meşru hükümet ve Geçiş Konseyi’nin kabul ettiği Riyad Anlaşması’nı uygulamak için Koalisyon’un pratik ve teorik adımlar atmaya devam ettiği bildirildi.

Koalisyon, Riyad Anlaşması’nda varılan hükümlerin uygulanmasına yönelik açık ulusal adımlar atmanın anlaşmayı imzalayan tarafların sorumluluğunda olduğunu belirtti.

Diğer yandan, gerginliği artıracak herhangi bir faaliyet ve hareketin durdurulması talebinde bulunan Koalisyon, Yemen halkı çıkarlarını her şeyden üstte tutarak devleti restore etme, darbeyi ve terörist örgütlerin yükselişini sona erdirme amacına ulaşma yolunda çalışma çağrısında bulundu.

Koalisyon, sel gibi doğal afetlerle, ekonomik sorunlarla ve yeni tip koronavirüs salgınıyla mücadelede söz konusu anlaşma metnine göre siyasi yeterliliğe sahip bir hükümetin kurulmasına, çalışmalarının geçici başkent Aden’de yürütülmesine ve Yemen meşruiyetine olan desteğini yineledi.

Prens Halid bin Selman: Krallık, tarafları anlaşmaya davet ediyor

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Yardımcısı Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan ve BAE’nin Yemen’in güvenliği ve istikrarı, ülkedeki durumun normale dönmesi ve söz konusu anlaşmanın uygulanması yolunda sürekli olarak çalıştıklarını dile getirdi. Yemen halkına hizmet etmede meşru hükümete verilen desteğe de vurgu yapan Prens Halid, Twitter hesabından yaptığı açıklamada,  “Krallık, kardeş Yemen halkı çıkarlarını, Yemen’in güvenlik ve istikrarının desteklenmesini, devlet kurumlarının yeniden çalışmaya başlamasını yüksek önceliklerinden kabul ediyor. Aynı zamanda tarafları, çıkarları her şeyin üzerinde olan Yemen halkı uğruna söz konusu anlaşmanın uygulanmasını hızlandırmak için komite ve heyetlerdeki temsilcilerinin Koalisyon gözetiminde çalışmalara hızlıca devam etmesi konusunda anlaşmaya davet ediyor. Krallık, kardeş Yemen halkı uğruna, onların çatışma ve kaosun olmadığı bir ülkede barış ve güvenlik içerisinde yaşamaları için her türlü çabayı gösterecek. Bu amaçla Yemenlilere her türlü desteği sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

Diğer yandan, Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan bin Abdullah da yaptığı açıklamada;

“Krallık, kardeş Yemen halkının menfaatlerinin sağlanması için iki taraf arasındaki ortak çalışma yoluyla Riyad Anlaşması’nın gerçekleştirilmesini istiyor. Bu, Geçiş Konseyi’nin OHAL ilanı öncesindeki durumlara geri dönülmesini gerektiriyor.”

Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Adil el- Cubeyr ise şu ifadeleri kullandı:

“Krallık, uluslararası destek gören Riyad Anlaşması ile güvence altına alınan kardeş Yemen halkının çıkarlarının ihale meselesi haline getirilmesini ve Yemen’de güvenlik ve istikrar içinde yaşanması yolundaki olumlu fırsatlara set koyan hareketleri şiddetle reddediyor.”

Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Âl Cabir, Riyad Anlaşmasının Yemen’in istikrarını ve kurumlarının yeniden faaliyetlere başlamasını sağlamak, safları birleştirmek ve ekonomik zorluklarla yüzleşmek için pratik bir çözüm olduğunu vurguladı.

Cabir, Twitter hesabından şu açıklamada bulundu:

“Koalisyon bildirisi, uluslararası düzeyde kabul görmüş olan anlaşmanın uygulanması gereğini vurgulayarak Aden’deki durumun normale dönmesi çağrısında bulunuyor. Bu süreçte iki tarafın görüşlerinin yakınlaştırılması için sürekli olarak çalışan Krallık, BAE ve Arap Koalisyonu üyeleri, Yemen halkının barış, güvenlik ve istikrar arzularını gerçekleştirme yolunda ilerlemeye devam edecek.”

BAE

BAE Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu’na ait bildirinin Riyad Anlaşması ve Yemen hakkındaki açık endişeden kaynaklandığını vurguladı. Bir sonraki aşamada siyasi eyleme geçilmesi için anlaşmanın tam olarak uygulanmasının şart olduğunu belirten Karkaş, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmeyle ilgili hayal kırıklığı, tek tarafın tutum değiştirmesine neden olmamalıdır” dedi. Anlaşma metnine bağlılığın Yemen’deki siyasi çözüm üzerine bölgesel ve uluslararası vizyonunun mihenk taşı olacağını söyleyen Karkaş, “Suudi Arabistan’ın anlaşmanın uygulanması konusundaki kararlılığına olan güvenimiz tam” ifadelerini kullandı.

İslam İşbirliği Teşkilatı

Aynı bağlamda İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) da Yemen’deki meşruiyet koalisyonunun açıklamasında yer alan tüm ifadelere verdiği desteği ve Riyad Anlaşması’nın ihlal edilmesi yolunda adım atılmaması gerektiğini vurguladı.

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Yusuf el-Useymin, Yemenlilerin saflarını birleştirme ve terörizm tehdidiyle mücadele yolunda, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından doğrudan memnuniyetle karşılanıp desteklenen Riyad Anlaşması’nın uygulanmasının önemini vurguladı

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Nayif el-Hacraf, Arap Koalisyonu’nun, Güney Geçiş Konseyi’nin OHAL ilanı ve geçici başkent Aden ile güneydeki bazı bölgelerde yaşanan gelişmelerden sonra durumun önceki haline dönmesi gerektiği çağrısını yineledi. KİK tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu çabalar; gerginlik yaratacak herhangi bir faaliyet veya hareketin sona ermesi,siyasi yeterliliğe sahip bir hükümetin kurulması, çalışmalarını geçici başkentten yürüterek Yemen halkına hizmet vermesi hususları da dahil olmak üzere, Riyad Anlaşması’nın derhal tam olarak uygulanması yolundaki şartları oluşturuyor. Bu; ekonomi ve kalkınmadaki zorlukların acilen üstesinden gelinmesi, Aden’i vuran sel afetinin etkilerinin ve koronavirüsün yayılma riskinin ele alınması gereken bir dönemde daha acil hale geldi.”

Hacraf, Yemenlileri Körfez girişimi ve uygulama mekanizması, kapsamlı ulusal diyaloğun sonuçları ve BM Güvenlik Konseyi 2216 sayılı kararı temelinde ülkelerinin ve kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutmaya, devleti siyasi bir çözümle restore etme amacına ulaşmak için safları sıklaştırmaya çağırdı.

Şarkul Avsat