Bu salgını biz kendi kendimize yaptık

Ünlü biyolog, gelecekteki salgınların önüne geçmek için doğal hayata daha çok saygı duymak gerektiğini vurguladı.

George Mason Üniversitesi’nden çevre bilimleri profesörü Thomas Lovejoy, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını hakkında yaptığı değerlendirmede bu hastalıkla vahşi yaşama yapılan müdahale arasındaki ilişkiye değindi.

Guardian gazetesine konuşan Lovejoy, “Bu pandemi, doğayı sürekli ve haddinden fazla tahrip etmemizin, büyük çaplı yasadışı vahşi hayvan ticaretinin, Güney Asya’nın canlı hayvan pazarlarıyla Afrika’nın vahşi hayvan eti pazarlarının bir sonucudur… Bu oldukça açık, böyle bir şeyin gerçekleşmesi sadece an meseleydi” dedi.

“Bu doğanın intikamı değil, bunu biz kendi kendimize yaptık” diyen biyolog, kaçak avcılık ve habitatların tahribatından dolayı salgından insanların sorumlu olduğunu söyledi ve gelecekteki salgınların önüne geçmek için doğal hayata daha çok saygı duymak gerektiğini ifade etti.

1980’de “biyoçeşitlilik” sözcüğünü bulan kişi olarak tanınan Lovejoy ayrıca, doğal hayatın insan eliyle bozulması nedeniyle bilim insanlarının her yıl 2-4 arası yeni virüs keşfettiğini aktardı. ABD’li biyolog, bu virüslerden herhangi birinin daha sonra salgına dönüşebilen bir hastalığa yol açabileceğini vurguladı.

Lovejoy ayrıca, pazarlarda vahşi hayvanlarla çiftlik hayvanlarının ayrı ayrı yerlere konmasının bu tür hastalıkların bulaşma riskini azaltacağını da belirtti.

Afrika ve Asya’da yüz milyonlarca kişinin alışveriş yaptığı, içinde sebze, meyve ve balığın yanı sıra canlı hayvanların da satıldığı bu tür pazarlar, kimilerince salgının çıkış yeri olarak bilinen Çin’in Vuhan kentinde hastalığın kaynağı olarak gösterilmişti.

Vuhan’daki söz konusu pazarlarda yarasa, pangolin, tilki, sıçan, sincap, kurt ve semender dahil birçok hayvan satılıyordu.

Independent Türkçe