Tunus muhalefeti, hükümeti ‘Katar ve Türkiye ile yapılan anlaşmaları ertelemeye’ zorluyor

Tunus Parlamentosu, Türkiye ve Katar ile yapılan anlaşmaları içeren iki yasa taslağının gözden geçirilmesi amacıyla dün ve bugün düzenlenmesi kararlaştırılan genel oturumu erteledi.

Parlamento’nun bu kararı, hükümetin Katar ve Türkiye ile imzaladığı anlaşmalarla ilgili meclisteki partiler arasında yaşanan derin anlaşmazlıkları gün yüzüne çıkardı.

Katar ve Türkiye ile imzalanan anlaşmaların yer aldığı iki yasa taslağının genel oturumda ele alınması bekleniyordu. Ancak hükümet, muhalefetteki Özgür Anayasa Partisi ile Yaşasın Tunus (Tahya Tunus) Partisi’nin yoğun tepkileri üzerine oturumu ertelemek zorunda kaldı.

Parlamento, ‘iki ülkeyle imzalanan anlaşmalardan sorumlu ilgili hükümet yetkililerinin daha acil yükümlülükleri olması nedeniyle’ taslakları incelemeyi bir sonraki oturuma ertelediğini duyurdu.

Gözden geçirilmesi beklenen taslakların ilkinde Tunus hükümeti ile Katar Kalkınma Fonu arasında imzalanan anlaşma yer alıyor. Bu anlaşma, Katar Kalkınma Fonu’na Tunus topraklarında ofis açmasına izin veriyor. İkinci taslakta ise Türkiye Cumhuriyeti ile Tunus Cumhuriyeti arasında imzalanan anlaşma bulunuyor. Anlaşma, iki ülke arasındaki yatırımların karşılıklı olarak desteklenmesini ve korunmasını öngörüyor.

Özgür Anayasa Partisi lideri Abir Musa, düzenlediği basın toplantısında, “Parlamento Başkanı Raşid el-Gannuşi, koronaravirüs krizini istismar ederek, Katar ve Türkiye ile yapılan anlaşmaları içeren bu taslakları geçirmeyi ve Türkiye-Katar ittifakının hegemonyasını Tunus içinde dayatmak istiyor” ifadesini kullandı.

Tunus İdari Mahkemesi’ne başvurduğunu söyleyen Musa, yetki aşımıyla ilgili dava açtığını belirterek, yasa taslaklarının Parlamento’ya gönderilmesine ilişkin yürütme kararının durdurulmasını talep etti. Tunus İdari Mahkemesi yetki aşımı ve yasaların ihlaliyle ilgili davalara bakıyor.

Muhalefetteki Özgür Anayasa Partisi, Katar ve Türkiye ile yapılan anlaşmaları içeren yasa taslaklarının nihai olarak çekilmesinde ısrar ediyor.

Musa, Başbakan’a konuyla ilgili gönderdiği mektupta, söz konusu anlaşmaların “Tunus’un egemenliğine ve kararlarının bağımsızlığına zarar vereceğini, Tunus’u dış gündemlere ve eksenlere hizmet eden bir platforma dönüştürerek milli ekonomik sisteme darbe vuracağını” ifade etti.

Musa mektupta ayrıca önceki hükümetlerin imzaladığı ve henüz Parlamento’ya sunulmayan anlaşmaların tüm yönleriyle incelenmesini talep ederek, Tunus’un yüksek menfaatleriyle uyuşmayan her türlü anlaşmanın kabul edilmemesini gerektiğini kaydetti.

Tunus Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu (UGTT) önceki gün yayınladığı açıklamada, ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü durumu kullanarak ‘Tunus çıkarlarını gelecek neslin istikbalini yabancı ittifaklara ve işbirlikçilere peşkeş çeken’ dış anlaşmaların Parlamento’dan geçmesine karşı uyardı. Konfederasyon, bu yönde atılacak herhangi bir adımın halkın tepkisiyle karşılaşacağını vurguladı.

Ulusal Blok Parlamento Grup Başkan Vekili Hatem el-Meliki, Türkiye ile yapılan anlaşmayı sert bir dille eleştirdi.

Meliki, anlaşmanın ülkeyi ‘Türkiye’ye bağımlı’ hale getireceğini belirterek, “Parlamento Başkanı (Gannuşi) isteklerine muhalefet eden tüm sesleri uzaklaştırmaya başladı. Gannuşi, sanki cumhurbaşkanıymış gibi, Parlamento Başkanlığı padişahlık makamıymış veya İstanbul’daki ofisindeymiş gibi davranıyor” dedi.

Tunus koalisyon hükümetinin ortaklarından olan Yaşasın Tunus (Tahya Tunus) Partisi’nin yöneticisi Mebruk Kurşid, Türk tarafıyla yapılan anlaşmanın tehlikeli olduğunu söyledi.

Kurşid, anlaşmanın 1964 yasasına rağmen Türklere Tunus’ta yeniden tarım arazileri satın alma yolunu açtığını belirtti. Tunus’ta 1964’te kabul edilen yasa ile geniş tarım arazileri kamulaştırılarak, yabancılara arazi satışı engellenmişti.

Kurşid bu tür anlaşmaların milli egemenliği çiğnediğini ve parlamentoda kabul edilmesi halinde kayıtlara devlet suçu olarak geçeceğini ifade etti.

Bazı milletvekillerinin Katar ile olan anlaşmayla ilgili çekincelerini dile getirdiğini söyleyen Kurşid, “Katar Yatırım Fonu hakkında terör örgütlerine yakın kuruluşları finanse ettiğiyle ilgili şüpheler var” dedi.

Tunuslu milletvekilleri Şubat ayında Tunus Havayolları Şirketi’ne ait yüzde 30’luk hissenin Katar Havayolları’na satışına izin verilmemesini ve Tunus hava sahasının Katar Havayolları filosuna açılmamasını talep etmişlerdi. Vekiller bu kararların, Katar’ın güvenlik anlaşmasını kullanarak bölgedeki emellerini gerçekleştirmesine fırsat sunacağını vurgulamıştı.

Devlet kurumu olan Tunus Havayolları Şirketi’nin CEO’su İlyas el-Menkebi, daha önce Yusuf eş-Şahid’in başkanlığındaki geçici hükümetten kurumun ihtiyaçları için bin 200 milyon Tunus dinarı (400 milyon dolar) talep etse de Şahid, istenen tutarı tedarik etmenin mümkün olmadığını belirterek talebi geri çevirmişti. Menkebi, sadece hasarlı uçakların onarımı için kurumun en az 50 veya 60 milyon dolara ihtiyacı olduğunu belirtmişti.

Şarkul Avsat