Jassim Alseddiqi, Abu Dhabi Financial Group (ADFG) ve Shuaa Capital CEO'su

Kovid–19 emlak satın alma ve kiralama alışkanlıklarını nasıl değiştirecek?

Dünya çapında yüz milyonlarca yönetici için Kovid-19, göz kamaştırıcı bir ‘evden çalışma’ deneyimine yol açtı.

En teknoloji meraklısı patronlar rakiplerinden en iyi yeteneklere meydan okumak için bile yıllardır uzaktan çalışmayı, desteklemiş olsa da, daha geleneksel işverenler – belki de çalışanlarına ya da uzaktan çalışma teknolojilerine veya her ikisine de güvenleri olmadığından – karşı koydular. Ve belki de çalışanlar yöneticilerinin gözetimi altında olmadıklarında düzgün çalışmak için öz disiplinden yoksun olduklarına inanıyorlardı.

Bazı yerlerde zorunlu, bazı yerlerde ise önerilen karantinalar, bu durumu hızla değiştirdi. Çalışanlar birkaç hafta telekonferans yazılımı ile boğuştuktan, çocuklarını uzaktan öğrenmeye alıştırdıktan  ve kendileri de sunuculara uzaktan nasıl erişebileceklerini anlamaya başladıktan sonra, çalışanlar evden çalışmanın birçok avantajını takdir etmeye başladı: Zaman veya para kaybı yok, daha az kuru temizleme masrafı, daha az yiyecek faturası ve  daha esnek bir çalışma programı.

Bu arada işverenler, kısa zamanda eve bağlı çalışanların ofis arka plan gürültüsü, sosyalleşme ve diğer kesintiler olmadan ne kadar üretken olabileceğini fark etti. Dolayısıyla, iş yerine dönme zamanı geldiğinde bile, daha fazla işçinin en azından bir süre evde kalmak isteyeceği ve işverenlerinin bu seçimi takdir etme hatta teşvik etme ihtimali yüksek görünüyor.

Piyasa Dinamikleri

Pek çok ev işyerinin bir uzantısı haline gelirken, konut gayrimenkul piyasası da bundan etkilenmiş durumda. Emlakçılara ve müstakbel alıcı ve kiracıların evlere girmesine yönelik kısıtlamalar, birçok ülkede emlak piyasasını durma noktasına getirirken, işsizlik ve Kovid-19’un diğer teminat etkilerinin kısa vadede konut satışını ve kira fiyatlarını düşürmesi bekleniyor. Ancak çoğu ekonomist, uluslararası piyasaların gelecek yılın başlarında temel zemine döneceği konusunda hemfikir. Karşılaşacağımız yeni sıkıntılar, yaşam alanlarının nasıl görüneceği ve işlevinin nasıl olacağına yönelik olacak.

İnsanların, yaşadıkları yerin sadece uyumaktan fazlasını yapmaya yarayabileceğini ve böyle de olması gerektiğini görmelerini sağlamak için 7 / 24 evde oturmaktan daha iyi bir şey olamaz.  Kovid-19’dan sonra Çin emlak piyasasında görüldüğü gibi, çalışmak için daha uygun olan büyük evlere talepte halen bir artış yaşanıyor.  Geçtiğimiz ay çocukları uzak tutmak için dolaplarının içinden telekonferans görüşmeleri yapan yöneticiler, bundan böyle ev sınırı dahilinde, kesintisiz telekonferans yapabilecekleri daha konforlu çalışma alanları olması için uğraşacaklar.

Evden çalışmayı planlayan ev alacak ya da kiralayacak kişiler de artık evde ilk bakılacak özellikler arasında ses geçirmeyen pencere ve duvarlar, ışığı azaltan elektrik düğmelerinin olup olmadığına bakacaklar ki sessiz çalışan fanlar, klimalar ya da ısıtma araçlarını saymıyoruz bile. Tüm bu özellikleri evin sadece çalışma odası için değil, çalışma alanına dönüşüm potansiyeli olan her oda için talep etmeleri son derece olası görünüyor. Ayrıca doğal ışıktan gün boyunca yararlanan, iç mekan hava kalitesinin iyi olduğu ve çapraz havalandırmanın yapılabildiği mekanlarında revaçta olacak gibi görünüyor. En önemlisi de çok karlı gayrimenkuller inşa edilirken, dış yaşam alanlarına özel bir önem verilmesi gerekecek.

Orta Londra ve BAE’deki lüks mülklerde geliştirici ve yatırımcı olduğumuz halde, satın almak ya da kiralamak için talepte bulunanların sadece lüks tüketiciler olacağını düşünmüyorum. Pazardaki orta seviyede mülklerin ve BAE’de ve dünyanın başka yerlerinde daha büyük işverenler tarafından yaygın olarak sağlanan çalışan konutlarının bile daha amaçlı bir şekilde tasarlanması gerekecektir. Bu alanlarda yaşayanlar lüks yüzeyler, geniş kat planları veya birinci sınıf yerleri karşılayamayabilirler, ancak onların yedek bir masa yerleştirecek kadar büyük bir mutfak köşesinden memnun kalacaklarını varsaymak ciddi bir hata olacaktır. Giderek daha fazla insan, sürekli veya sadece iş günleri için ihtiyaçlarına uygun daha özel bir çalışma ortamı arayacaktır. Evin, çalışma odasına dönüştürmeyi düşünebilecekleri her odasında stratejik olarak yerleştirilmiş elektrik prizlerini ve WiFi yönlendirici soketlerini arayacaklar. Ve muhtemelen, çalışan veya okuyan başka kişilerle birlikte yaşıyorlarsa, daha fazla özel alan sunan düzenlemelerle  için son birkaç yıldır moda olan açık kat planlarına geçmeyi tercih edecekler.

Bu yeni tüketim trendlerine uymak için, geliştiricilerin verimlilik ve güvenlikle ilgili özellikleri toplu yaşam alanlarına dahil etmesi de gerekecektir. Avlu tarzı villa veya şehir evi düzenlerine olan talep ile birden fazla evin kapalı oyun alanlarına veya parklara bakması sağlanarak mahremiyeti toplu yaşam alanları ile birleştireceğini düşünüyoruz. Benzer şekilde, ortak giriş kapısı bulunan konut komplekslerinde ve apartman binalarının ortak alanlarını esnek kullanılabilecek şekilde düzenlemek gerekecektir.  Daha çok paylaşılan esnek alanlar gibi tasarlanması gerekecektir. Belki de bunun için gereken ipuçlarını,  güçlü WiFi, sosyal mesafeye imkan verecek yarı özel alanlar ve bir yandan küçüklere göz kulak olurken diğer yandan bir sürü prizle çalışmaya imkan veren otel lobilerinden fikirler alabilirler.

Kovid-19, konutların yerlerini de değiştirecek. İşe gidip gelirken yolda çok fazla zaman harcayan yöneticiler artık hem doğaya yakın hem de daha geniş alanlara sahip olabileceği şehir merkezinden uzak yerlerde yaşamayı tercih edecek. Bu yüzden diğer yerlerin yanı sıra BAE’de geliştirilecek yeni fırsatlar görüyoruz.

Son olarak, tüketicilerin günlük aktiviteler için giderek daha fazla güvendiği dokunmasız akıllı teknoloji, evlerimizde ve ortak alanlarda da görmeyi bekledikleri özellikler olarak karşımıza çıkacak. Tıpkı ürün bedelini ödemek için akıllı telefonlarına dokundukları gibi, alıcı ve kiracılar kapıları açmak asansöre binmek için yüz ve ses tanıma teknolojileri ile birlikte diğer yenilikleri de kullanarak kirli olma potansiyeli olan yüzeylere temas etmekten uzak kalabilecekler.

Kısaca, Kovid-19’dan evvel hiç bu kadar yaşam alanlarımıza bağımlı kalmamıştık. Koronavirüs yenildikten ve bittikten sonra bile evden çalışma eğiliminin artması bekleniyor. Ofislere döndükten sonra, ‘yeni normal’in neye benzeyeceğini kim biliyor, belki de evin rahatlığı ile birleştirilmiş yeni ofis alanları göreceğiz. Bundan sonra artık, Kovid-19 sonrası alıcı ve kiracılarının ev tasarımında ne aradığını tahmin eden emlak geliştiricileri ve yatırımcılar, bu zorlu piyasada kazananlar olarak karşımıza çıkacaklar.

Arabian Business