Dünyadaki müzelerden İslam sanatı

‘İslam sanatı’, kutsal olmayan yaprak kağıtları, görkemli mimari yapıları, kaligrafi ve tabloları kapsayan ve İslam topraklarının coğrafi sınırlarının ötesinde olan, bazen Uzakdoğu ve Avrupa’ya ulaşan, bazen de Müslüman olmayan zanaatkârlar tarafından uygulanan geniş bir terim.

Hem dini hem de seküler İslam sanatı; kraliyet üyeleri, arkeologlar, sanatçılar, sanat koleksiyoncuları ve meraklı amatörler de dahil olmak üzere çağlar boyunca popüler olmuştur.

Arab News, 18 Mayıs’ta Uluslararası Müze Günü’nü kutlamak için, Kuzey Amerika’dan Ortadoğu’ya ve ötesine dünyanın önde gelen müze koleksiyonlarından İslam sanatının bazı eşsiz nesnelerini mercek altına alıyor.

‘Hemşire Kur’an Kerimi’ bifolyosu

New York’un Metropolitan Sanat Müzesi’nden.

“Hemşire Kuranı” (Arapça Mushaf Al-Hadina) resimli Kur’an elyazmalarının en dikkat çekicilerinden biri olarak kabul edilir. Parşömen üzerine mürekkep ve altınla yazılmış olan bu bifolyo (tek yaprağın ikiye katlanmasıyla oluşan sayfa), 11. yüzyılın başlarında Tunus’ta (veya muhtemelen Katar’da) yazılmıştır ve Kur’an’ın altıncı bölümü olan  En’am Suresi’nin beş satırından oluşmaktadır. Kırmızı, mavi ve yeşil aksan işaretleri ile birlikte, burada görülen “yeni stil” Kufi hat kıvrımlı ama içerdiği icra açısından dikkat çekicidir.

Eser, Fatima adlı Kuzey Afrikalı bir kadın tarafından Tunus’taki  Sidi Ukba Ulu Camii’ne bağışlanmıştır. Fatima isimli bu kadın, Orta Afrika’nın merkezindeki Berberiler yönetim bölgelerinden birinde bir Zirid liderine hemşirelik yapmıştır.

New York Metropolitan Müzesi’nin İslam sanatı bölümünün yardımcı küratörü Maryam Ekhtiar, bu önemli el yazmasının Zirid maiyetindeki kadınların cömertliğine, inancına ve etkisine dair bir kanıtı olduğunu belirtiyor.

İran kraliyet halısı

Boston Isabella Stewart Gardner Müzesi’nden.

Önde gelen kadın figürlerden bahsetmişken, eksantrik Amerikan sanat koleksiyoncusu Isabella Stewart Gardner’dan da bahsetmek gerekir. Gardner, evini ve müzesini 1903’te Boston halkına açmıştır. Müzede; Rembrandt, Botticelli ve Vermeer gibi Avrupa ustaları tarafından örnek eserler yer almaktadır.

Gardner, ama aynı zamanda Ortadoğu sanatına meraklıydı. Çok seyahat ederdi, Mısır ve Filistin’e çok gidip geldi. Kendine ait müzesinde, İslam sanatının en güzel örneklerinden biri olan bir bir halı yer alır. Halı, bir İran kraliyetine ve muhtemelen 17. yüzyıla aittir.

Gardner halıyı 1894’te Londra’da satın aldı ve müzenin küratörü Nat Silver’a göre, müzenin en güzide parçalarından birisi. Silver, Arab News’e halıda “Arabesk tarzdaki hurma yaprakları ve koyu mavi renkteki çiçeklerin sınırlarıyla çevrili koyu kestane rengi zeminde üzüm ve kavisli yaprakların tasvir edildiğini’’ söylüyor.

Kufi hat stilinde yazılı kase

New York Brooklyn Müzesi’nden.

10. yüzyıla ait bu seramik kasenin, kuzeydoğu İran’da Nishapur’da bilinmeyen bir seramikçi tarafından üretildiğine inanılıyor. Kasenin iç – üst tarafında kısa dikey ve uzun yatay vuruşlarıyla bilinen en eski Arapça hat stillerinden Kufi hat sanatı ile ‘’Barış sessizdir ve kusurlu insanın düşünceleri konuşunca açığa çıkar’’ yazan bir Arap atasözü yer alıyor.

New York Brooklyn Müzesi’nde İslam sanatları uzmanı, Arab News’a ‘’Bu tür eserlerin o bölgede yaşayan Arap elitlere ve tüccarlara yönelik olduğu düşünülüyor. Eserin dekorasyonun içeriği ve kaligrafik doğası tek kelimeyle mükemmel’’ yorumunu yapıyor.

Oymalı olifant  (Fildişinden yapılma savaş ya da av borusu)

Toronto Aga Khan Müzesi’nden

Fumihiko Maki tarafından tasarlanan müze, Kuzey Amerika’nın tamamıyla İslam medeniyetleri sanatına adanmış ilk büyük müzesidir. Müzenin koleksiyon müdürü Karen Donaldson, müzede bulunan olifantın en değerli parçalardan  olduğunu ve buna benzer dünyada toplam 80 olifant bulunduğunu söylüyor.

İslam ve Hristiyan kültürlerinin kesişimini simgeleyen bu fildişi, karmaşık görüntüleri ile 11. veya 12. yüzyıla dayanıyor ve muhtemelen Güney İtalya’daki Müslüman zanaatkârlar tarafından oyulmuştur. Olifantın ayrıca tören amacıyla kullanıldığı düşünülüyor.

Donaldson, ‘Oliphant’ teriminin ilk olarak 12. yüzyıl destan şiiri ‘Roland Şarkısı’ nda kullanıldığını açıklayarak,  ‘’Bu metinde Roncevaux Geçidi Savaşı sırasında İspanyollar Araplarla savaşırken Roland Charlemagne’ın ordusunda savaş borusunun çalındığını anlıyoruz’’ diyor.

Mine ile süslenmiş mücevher

Şarika İslam Medeniyeti Müzesi’nden

Bu küçük ama canlı mücevher, etkileyici bir çiçek motifi taşıyan iki tavus kuşunu gösteriyor. Görkemli kuşların sembolizmi ile ilgili olarak müze yetkilileri şunları söylüyor: ‘’İslam dünyasında tavus kuşunun bazen cennet ve sonsuz yaşam kavramlarını çağrıştırdığı bilinmektedir.’’

Bu mücevher Güney Asya’da İslam sanatının yayıldığı Babür Şah döneminde Hindistan’da 18. yüzyılın sonu veya 19. yüzyılın başlarında yapılmıştır. 17. yüzyılda bu bölge, karmaşık mine işçiliğinin bir en önemli merkezi olarak kabul edilir.

Evrensel usturlap (Astronomide bir ölçüm cihazı)

Atina Benaki Müzesi’nden

Arap dünyasında bilim adamları astronomi ile pek çok çalışma yapmıştır. Usturlap (Yunanca ‘yıldız yakalar’) astronomi ölçümlerinde kullanılmış tarihi bir ölçüm cihazıdır. Kullanım alanları arasında Güneş, Ay, gezegen ve yıldızın konumlarını belirlemek yer alır. Ayrıca yerel saatin ve İslam dininde namaz vakitleri usturlap sayesinde hesaplanırdı. Bazı matematik problemlerinin çözümlenmesinde de usturlap kulanılırdı.

1930’larda İslam sanatı tutkunu Antonis Benakis tarafından kurulan Atina Benaki Müzesi’ndeki bu parça, İslami evrensel usturlapın bilinen tek versiyonudur.

Beş kat pirinç kaplama usturlap Suriye’de yapılmış ve 1328-1329’da Halep merkezli zanaatkar ve matematikçi Ahmad ibn Al-Sarraj tarafından Muhammed Al-Tanukhi için üretilmiş. Usturlap kenarına girintili olarak yazılan ifadeler sonraki dört sahibinin adlarıdır. Bunlardan en az biri profesyonel bir kronometre (muvakkit) olarak biliniyordu.

Metal havuz

Paris Louvre Müzesi’nden

Louvre, 2012 yılında Mario Bellini ve Rudy Ricciotti tarafından tasarlanan modern ve iki kattan oluşan İslami sanat galerilerini açtı. Sergide özellikle ilgi çekici bir şaheser, sanatsal olarak üretken Memlükler döneminde Suriye veya Mısır’da yapılan 14. yüzyıldan kalma büyük bir metal havuzdur. Bu kase, 13. yüzyılın başlarında Kral IX. Louis tarafından Fransa’ya getirildi ve görünüşe göre uzun yıllar boyunca Napolyon III’ün oğlu Prens Napoléon-Eugène de dahil olmak üzere Fransız kraliyet fertlerinin Notre Dame Katedrali’nde vaftizinde kullanıldı. ‘Saint Louis vaftiz havuzu’ olarak da bilinir.

Bronz kutu

Malezya Kuala Lumpur İslam Sanatları Müzesi’nden

Bu nadir bronz döküm pirinç kutu, Çin’in 17. yüzyıldaki imparatorluk hanedanı Qing Hanedanlığı sırasında bir süre tasarlandı. Araştırmalar, Çin’deki İslami varlığın Tang hanedanı zamanına kadar uzandığını gösteriyor.  Çinli zanaatkârların bu dönem sonrası İslami motifleri yabancı alıcılar için tasarımlarına dahil etmeye başlamaları da bu döneme denk gelir.

İlk bakışta, kutu kapağının kıvrımlı çizgileri okunaksız görünüyor, ancak daha yakından incelendiğinde, ‘Allah’ kelimesinin yazıldığını görebilirsiniz. Ek olarak, kapağın kenarı Çin sanatında yaygın olan çiçek motifleriyle süslenmiştir. Kapaktaki serbest akışlı yazı stili, kalın ve konik efekt yazılarıyla karakterizedir. Özellikle seramik, el yazması ve yapılarda bulunan İslami yazıtlar için geliştirilmiştir.

Arab News