Irak'a 140 km uzaklıktaki Ilısu Barajı

Ilısu Barajı, Ankara-Bağdat ilişkilerini nasıl etkileyecek?

Türkiye’nin tartışmalı, onlarca yıl süren Ilısu Barajı projesi ilk türbinin güç üretmeye başlamasıyla önemli bir dönüm noktasına ulaştı.

Arab News’da bu konuda yayınlanan analiz haber şöyle:

“Barajın tamamen faaliyete geçmesiyle, Mardin ilindeki Dicle Nehri üzerinde yılda 4.1 milyar kilowatt saat elektrik üretmesi bekleniyor.

Bununla birlikte, evlerini su basmış olan 80 bin kişinin yerlerinden edilmesine yönelik devam eden eleştirilere ek olarak, 2 milyar dolarlık projenin kuraklık yaşayan komşu ülke Irak’a su akışını azaltabileceği konusunda endişeler var.

Doha Lisansüstü Eğitim Enstitüsü güvenlik araştırmaları yardımcı doçentlerinden Dr. Muhanad Seloom, ‘’Ilısu barajı, Irak ile Türkiye arasındaki zaten karmaşık olan ilişkiyi bir kat daha karmaşıklaştıracak.  Dicle suyunun payı, iki taraf arasındaki neredeyse tüm üst düzey diplomatik, ticari ve güvenlik toplantılarda mevcuttu. Iraklı yetkililer, Türkiye’yi ekonomik çıkarlarını ilerletmek ve Irak hükümetini yasadışı PKK’yı topraklarından çıkarmak için saldırmaya zorlamakla suçluyor’’ diye konuştu.

Seloom; Irak Başbakanı Mustafa Al-Kadhimi hükümetinin, barajın Irak’ın su temini ve tarımı üzerindeki etkilerini hafifletme konusunda Türkiye ile müzakere etme kapasitesine veya yetkisine sahip olmadığını belirterek, ‘’Irak büyük olasılıkla endişeyi dile getiren ve Türkiye’yi uluslararası su paylaşım anlaşmaları kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya çağıran bir başka retorik bildiri yayınlayacak’’ dedi.

Jeopolitik analist Bashdar Ismaeel, suyun kuraklığa yatkın Irak için çok önemli bir konu olduğunu ve özellikle tarım sektörü için Türkiye ile garanti şartlarının yerine getirilmesi konusunda anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, ‘’Tarım, Irak nüfusunun üçte birinden fazlası için geçim kaynağı sağlıyor ve ülke suyunun yüzde 80’i tarıma gidiyor, böylece suya olan bağımlılığını görebiliyorsunuz. Irak yeterli yağış alırsa, Türkiye’den su temini konusundaki endişeler ön plana çıkmayabilir. Sorun şu ki, Ilısu Barajı, Türkiye’ye Irak’ın su tedariki üzerinde kontrol sahibi olan bazı barajların en sonuncusu. Sonuç olarak Irak, Türkiye’nin merhametine kalmış durumda. Su kıtlığı olması durumunda, Türkiye önce kendi çıkarlarını mı yoksa Irak’ın çıkarlarını mı korur? Bu önemli bir sorudur’’ açıklamasını yaptı.

UZMANLAR UYARIYOR

Ilısu Barajı Irak’a 140 kilometre uzaklıkta ve uzmanlar komşular arasındaki herhangi bir anlaşmazlıkta kolayca ‘bölgesel silah’ olarak kullanılabileceği konusunda uyardı.

Bashdar Ismaeel sözlerine, ‘’Irak’ın geniş petrol kaynakları bölgede stratejik ve siyasi avantaj sağlıyor, dolayısıyla benzer bir şekilde Türkiye, topraklarından çıkan stratejik su kaynaklarını (kontrol etme hakkına sahip olduğunu iddia edebilir. İlişkiler samimi ise, Irak ve Türkiye’nin su konusunda anlaşmazlığa düşmesi pek olası değil. Ancak bölgedeki hassas sosyopolitik ve ekonomik manzara ile gerginlik veya anlaşmazlıkların ortaya çıkması fazla bir şey gerektirmez. Gelecekte kısasa kısas şeklinde alınacak önlemler, Türkiye’nin su kaynaklarını kesmekle tehdit etmesi durumunda Irak’ın da Türkiye’nin çıkarlarını zayıflatmaya çalışabileceği anlamına da gelebilir. Öte yandan Bağdat, Türkiye’de baraj yapımıyla ilgili birçok defa endişesini dile getirdi. Irak hükümeti Türkiye ile bir uzlaşmaya varsa bile, su kıtlığı varsa halktan büyük bir tepki ile karşı karşıya kalacak. Irak hükümeti daha fazla kitlesel protesto gösterisine, sosyal ve politik kaosa karşı koyamaz’’ diyerek devam etti.

Bununla beraber Ankara şimdiye kadar, Ilısu Barajı’nın işletilmesi hakkında Bağdat’a verilebilecek yasal garantiler hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.

Jeopolitik analist Bashdar Ismaeel bununla ilgili ise ‘’Baraj büyük miktarda elektrik üretmeye hazırlanırken, Irak için ekonomik olarak bir değiş tokuş söz konusu olabilir. Su akışı azalsa bile Irak başka yollardan da yararlanabilir. Irak yeterli yağış alırsa, su akış oranları sorun yaratmayabilir ve Irak’ın barajlara karşı direnci daha sessiz olabilir, ancak bu tehlikeli bir taktik yaklaşımdır’’ yorumunu yaptı.

Arab News