Mescid-i Nebevi kapılarının hikayesi

Mescid-i Nebevi, İslam tarihi boyunca bakım ve dikkat açısından himaye edilmiş ve geliştirilmiş pek çok tarihi esere sahip olmasıyla biliniyor. Bu eserler arasında, son genişletilme çalışmalarından sonra 100’den fazla kapıya ulaşan Mescid-i Nebevi’nin kapıları yer alıyor.

Mescid-i Nebevi’de yer alan kapıların sayısı Hz. Muhammed (s.a.v) döneminde sadece üç kapı şeklindeydi; mescidin güney tarafında bir kapı, doğuda Peygamber kapısı veya Hz. Osman kapısı olarak adlandırılan bir kapı yer alıyordu. Daha sonra bu kapının Cibril kapısı olarak adlandırıldığı biliniyor. Batıdaki üçüncü kapının adı ise Atike bint Abdullah bin Yezid bin Muaviye’nin evine yakın olduğu için Atike Kapısı olarak adlandırıldı, günümüzde ise Rahmet Kapısı olarak biliniyor. Daha sonra güney kapısı kıble’nin yönünün değiştirilmesi ile kuzey tarafına çevrildi. Ayrıca bu dönemde mimarideki kapı pervazları taşlardan oluşuyordu.

Suudi Haber Ajansı SPA, hazırladığı raporda Mescid-i Nebevi’nin en meşhur kapılarının birçoğunu tarihsel olarak ele aldı. En önemli kapılarından biri olan Cibril kapısı, doğu tarafında yer alıyor. Bu şekilde adlandırılmasının sebebinin Cibril’in bu kapıdan Hz. Muhammed’e atı ile gelmesi olarak biliniyor. Diğer tarafta, Hz. Ömer’in halifeliği döneminde kadınların camiye girmesi için açılan bir kapı olan Kadınlar Kapısı yer alıyor. Diğer bir kapı olan Abdülmecid Kapısı, mescidin kuzey tarafında ana kapının yanında yer alıyor ve adını kapıyı açan Sultan Abdulmecid’den aldığı biliniyor. Peygamber Camii’nin batı tarafında yer alan Selam kapısı ise, Mescid-in ilme açılan kapısı olarak biliniyor ve Peygamber’in kabrinin bulunduğu alanın karşısında yer alıyor.

Halife Hz. Ömer bin Hattab hükümdarlığı sırasında genişletilme çalışmaları sonucunda Mescid’e üç kapı daha eklendi ve böylece kapıların sayısı altıya çıktı. Ardından Halife Hz. Osman bin Affan, genişletme çalışmalarında bulunmadı ve Hz. Ömer zamanında olduğu gibi bıraktı. Daha sonra kapıların sayısı Halife el-Mehdi el-Abbasi döneminde 24 kapıya çıkarıldı.

Daha sonra bu kapıların çoğu Memlük döneminde kapatıldı ve sadece dört ana kapı (Cibril Kapısı, Kadınlar Kapısı, Selam Kapısı ve Rahmet Kapısı) korundu. En uzun ve en güzel kapı Selam kapısıydı ve bu kapılar için ceviz ağacı kullanıldı, pirinç ile süslü işlemeler yapıldı.

İLK GENİŞLETME ÇALIŞMALARINDA KAPILAR KORUNDU

Suudiler tarafından ilk genişletme çalışmalarında bu kapılar korundu ve onlara bazı kapılar eklendi; kanadın doğu tarafında bulunan Kral Abdülaziz Kapısı, batı tarafında Kral Abdülaziz Kapısı’nın karşısında yer alan Kral Suud kapısı bulunuyor. Hz. Osman ve Hz. Ömer’in kapısı, mescidin kuzey tarafında yer alıyor ve Ebu Bekir es-Sıddık kapısı ise batı tarafında yer alıyor. Ayrıca, hicri 1408 yılında, Selam Kapısı’nın karşısında bulunan Bab el-Baki adlı yeni bir kapı açıldığı biliniyor.

Kral Fahd döneminde bir dizi genişletme çalışmaları yapıldı, Hz. Osman ve Hz. Ömer Kapısı, Mecidi Kapısı, Kral Abdülaziz ve Kral Suud Kapısı yeniden inşa edildi ve yedi giriş eklendi, her girişte aralarında beş bitişik kapı olmak üzere iki aralıklı yedi kapı yer aldı.

Bu kapılar, her biri 3 metre genişliğinde ve 6 metre yüksekliğinde ve en prestijli uluslararası fabrikalarda Katran Çamı’nda yapıldı ve bronzla kaplandı. Kapıların ortasında ise “Muhammed (sav), Allah’ın Elçisidir” yazısı dikkat çekiyor. Ayrıca en üstünde, üzerinde Kur’an’da geçen “Oraya esenlik ve emniyetle giriniz” ayetinin yazılı olduğu taştan bir tablo yer alıyor. Bu genişlemeden sonra kutsal kapıların toplamının 85 kapıya ulaştığı biliniyor.

Hicri 1415 yılında, eski binanın güney tarafına revaklar inşa edildi ve biri doğudan diğeri batıdan ve üçüncüsü güneyden olmak üzere kapı açıldı.

Peygamber Camii’nin kapılarını genişletme çalışmalarında büyük miktarlarda ahşap gerekiyordu, bu nedenle dünyanın bazı yerlerinde elde edilerek önce İngiltere’de mekanik olarak kurutulup daha sonra İspanya’ya sevk ediliyor ve burada çivi veya tutkal kullanılmayan eski yöntemlere göre kapılar üretilerek parlatılıyor. Daha sonra Fransa’da kurulumundan önce altın ile kaplanıyor ve kurulum sırasında bir kapının ağırlığı 5 ila 2 tona ulaşıyor. Mescid’e giriş sayısı arttı ve kapıların sayısı, kadınlara ait 29 kapı da dahil olmak üzere 85 kapıya ulaştı. Resmi olarak bilinen kapıların sayısı 10 kapı ile sınırlı; Selam, Rahmet, Cibril, Nisa, Sıddık, Abdülaziz, Osman bin Affan, Mecidi, Ömer bin Hattab ve Suud. Kapıların geri kalanı ana kapılara bağlı girişler olarak biliniyor, bu nedenle kapılara isim eklemeden bunları numaralandırmak yeterli görüldü.

Al Arabiya