ABD’nin Filistin Otoritesi’ne devlet gibi muamele etmesi, işgalci İsrail’i endişelendirdi

Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, ABD’den mali destek alan ülkelerin performanslarının değerlendirilmesini ve bu ülkelerdeki yolsuzlukla nasıl mücadele edildiğini araştıran Dışişleri Bakanlığı belgelerinde Filistin’e bir ‘devletmiş gibi’ muamele edildiğini gördükleri için şok olduklarını açıkladı.

Bu devletler arasında Filistin bir devlet olarak tanımlanmamış olsa da, en nihayetinde listede hükümette şeffaflık kriterlerini karşılamayan 65 ülkeden biri olarak ‘Filistin Otoritesi’ yer alıyor. Washington’un saydığına göre, şeffaflık gereksinimlerini karşılayan 76 ülke bulunuyor.

Washington, Filistin’i bir devlet olarak tanımasa da İsrail bu listeye endişeli yaklaşıyor. Maariv gazetesine göre, ABD yönetiminde işlerin nasıl yürüdüğünü bildiklerini vurgulayan İsrailli yetkililer, hissettikleri şaşkınlığı ve endişelerini dile getirdi. “Hiçbir şeyin tesadüf olmadığını” düşünen yetkililer, “Otorite’den listede değerlendirilen 141 ülkeden biri olarak bahsetmenin onu ABD bilincine bir devlet olarak sokmaya işaret eden yaklaşıma delalet olduğunu” öne sürüyor

İsrail hükümetinin Başkan Donald Trump’ın planı ve başta Ürdün Vadisi, Ölüdeniz’in kuzeyi ve yerleşimcilerin bulunduğu topraklar olmak üzere Batı Şeria’nın yüzde 30’unun ilhak edilmesi ve buraya İsrail egemenliğinin uygulanmasını öngören ilhak planı ile ilgili pozisyonda hala keskin anlaşmazlıklar yaşadığı biliniyor.

Kahol Lavan partisinden Bilim ve Teknoloji Bakanı Yizhar Shai, dün, ilhak projesine sert eleştirilerde bulunarak bu projenin “İsrail’in güvenlik ve stratejik çıkarlarına hizmet etmediğini” vurguladı. Bir dergiye verdiği röportajda, şu açıklamalarda bulundu:

“Likud’un çok aceleci hareket ettiğini düşünüyorum. Başkan Trump’ın planının mükemmel bir plan olduğu, İsrail’in yıllarca Yahudi ve demokratik bir devlet olarak varlığını garanti eden güvenli ve istikrarlı bir barış için ihtiyacımız olan tüm unsurları içerdiği doğrudur. Aynı zamanda, Filistinlilere güvenlik ve refah sağlamaya adanmış, sürekliliği olan ve silahtan arındırılmış bir devlet sağladığı da. Ancak Filistinlileri görmezden gelerek tek taraflı bir şekilde uygulanması onarılması zor hasarlara neden olacak, Ortadoğu’daki istikrarı zayıflatacak ve Ürdün ile olan barış antlaşmasını baltalayacak. Aynı zamanda İsraillilerden kayıplara neden olabilir, ekonomiyi etkileyebilir ve İsrail’in uluslararası duruşuna zeval getirebilir.”      .

İlhak programına karşı çıkan bir Avrupa organı da Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Dış İlişkiler Komitesine bağlı Ortadoğu ve Arap Dünyası Alt Komitesi. Komite üyeleri, Paris’teki Filistin Büyükelçiliğinin talebi üzerine oybirliğiyle Trump’ın planını reddetmek üzere 30 ülkenin temsilcilerinin de katılımıyla internet üzerinden bir araya geldi. Aynı zamanda Avrupa ülkelerini; uluslararası hukuk ve Güvenlik Konseyi kararları mucibince, uluslararası meşruiyeti ve Birleşmiş Milletler Anlaşması’nı ihlal edenleri caydırmak için pratik önlemler alma gereğince Filistin devletini tanımaya, iki devletli çözüme çağırdı. Aynı zamanda başkalarının topraklarının zorla elde edilmesinin kabul edilemezliğine vurgu yapıldı. Avrupalı yetkililer, İsrail’in Filistin topraklarını ilhak etme kararının iki devletli çözümü ve barış sürecini tehdit ettiğinin, hatta yok ettiğinin, genel olarak uluslararası barış ve güvenlik için, özellikle de Avrupa için bir tehdit oluşturduğunun altını çizdi.

Yetkililer, İsrail’in ilhakına ilişkin bir karar almak için bu ayın sonundan önce Avrupa Konseyi Dışişleri Komitesi toplantısının yapılması önerisinde bulundu. Fransa’daki Strazburg şehrini daimi merkezi alan Avrupa Konseyi, 47 üyesi olan uluslararası bir organizasyondur. Aynı zamanda üyeleri doğrudan Avrupa Birliği’ni oluşturan üye ülkelerin ve Rusya ve Norveç gibi birlik haricindeki Avrupa ülkeleri parlamentolarından seçilen bir Parlamenter Meclis’e sahiptir. Avrupalı olmayan Filistin ve İsrail gibi ülkeler ise gözlemci konumundadır.

Şarkul Avsat