Türkiye’de 15 yılda rakı üretimi 20 milyon ton azaldı; Çiftçi yılda 500 milyon lira kaybediyor

Dünyanın en büyük alkollü içki üreticisi Diageo’nun 2011’de Mey İçki’yi satın almasının ardından Türkiye’de isim değişikliğine giden Mey Dieageo’nun CEO’su Levent Kömür, bir grup gazeteci ile “tarım buluşması”nda bir araya geldi.

Buluşmayı kaleme alan Dünya Gazetesi’nin tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın aktardığına göre Kömür, son 15 yılda rakı üretiminin 20 milyon ton azalması ile çiftçiden 250 milyon lira daha az üzüm ve anason alındığını ifade etti.

Alkollü içecek sektörünün vergi, ceza, sahte içki gibi konular üzerinden konuşulduğunu belirten Kömür, işin arka planı olan tarımsal üretimin göz ardı edildiğini söyledi.

Yedi yıldır Ege Üniversitesi ile sürdürülen çalışmalar sonucunda üç çeşit anasonun ilk kez tescil edildiğini duyuran Kömür, “Aslında biz bir çiftçi şirketiyiz” dediği konuşmasında şunları aktardı:

Şimdiye kadar şirketimiz adına konuşurken ana konumuz hep alkol oldu, ürünlerimiz, ürünlerimizin kalitesi, ÖTV artışlarının tetiklediği fiyat yükselmeleri, sahte içki gibi.

Bunları ne kadar konuşabildiğimiz ise ayrı bir tartışma konusu. Bugün üretimimizin arka planını konuşmak istiyoruz.

Aslına bakarsanız biz bir çiftçi şirketiyiz. Elazığ Ziraat Odası’na 4025 numaralı çiftçilik belgesi ile kayıtlıyız.

Ülkemizde tarıma dayalı sanayide ilk beş şirketten biriyiz, yaş meyve sebze ihracatında birinci sıradayız.  Biz tarıma dayalı bir sanayi kolundayız, yani gücümüzü topraktan alıyoruz.

Kendimizi tarıma dayalı sanayi şirketi olarak tanımladığımızda iyi haberlerin yanında bizi üzen olumsuzluklar da var.

Üretimin azalıp ithalat artmasıyla üzüm ve anason üreten çiftçilerin yılda 500 milyon lira kaybettiğini aktaran Levent Kömür, “Daha vahimi var. Vergilerin çok artması kayıt dışını çok artırdığı için devlet her yıl 2,5 milyar lira vergi geliri kaybediyor” dedi.

Kömür’e göre bu miktar ile her yıl en az 120 tane 1000’er büyükbaş hayvanın yetiştirileceği çiftlik kurulabilir.

Anasonda ilk ticari tescil

Anasonun rakı sektörü için lokomotif ürün olduğunu vurgulayan Kömür: “Hep söylüyorum, üzüm, anason ve su yoksa, biz yokuz” dedi.

Anason konusunda 7 yıldan beri sürdürdükleri çalışma sonucunda ilk kez 3 çeşit için ticari tescil aldıklarını belirten Kömür şöyle devam etti:

Tarihi binlerce yıla dayanan anason için yıllardır sürdürdüğümüz çalışmalarda geçen hafta çok önemli bir noktaya geldik ve çok heyecanlandık.

Ege Üniversitesi ile birlikte 7 yıldır devam eden anason tohumu ıslah çalışmalarımızda elde ettiğimiz tohumlar için Tarım ve Orman Bakanlığı’na tescil başvurusu yapmıştık.

Bakanlık geçtiğimiz hafta bu tohumlardan ‘Yeni 37’; ‘Ege 53’ ve ‘Altın 8’in tescilini onayladı.

Böylece ticarete konu olabilecek ilk tescilli anason tohumlarıyla 2022’den itibaren çiftçilerimizle daha kaliteli anason üretebileceğiz.

Bu yıl bu tohumların küçük bir miktarıyla ekim yapacağız ama önemli bir bölümünü önümüzdeki yıla ayırdık.

Elazığ 

ve Trakya’da kendi üzüm bağlarımız var

Elazığ ve Trakya’da kendi bağları olduğunu ve ayrıca 650 sözleşmeli çiftçiden üzüm aldıklarını anlatan Levent Kömür, bu bağların Elazığ’da 22, Şarköy’de 28 hektar olmak üzere 50 hektar büyüklüğünde olduğunu söyledi.

“Alım yaptığımız sözleşmeli çiftçilerimizin bağları ise 700 hektarı buluyor” diyen Mey Dieageo CEO’su, şöyle konuştu:

Kaliteli üzüm almak konusunda kendi bağlarımıza çok özen gösteriyoruz; sözleşmeli çiftçilerimize de sağladığımız destekle aynı kalitede üzüm alıyoruz.

Üzüm satın alımı yıllara göre değişmekle beraber 7 bin ton ile 10 bin on arasında değişiyor. Alım bölgelerimiz olarak Tokat, Nevşehir, Denizli, Ankara, İzmir, Manisa, Tekirdağ, Çanakkale, Elazığ ve Diyarbakır’ı sayabiliriz.

Üzümün çöpü değerleniyor



Aldıkları üzümün posasını, çöpünü değerlendirdiklerini belirten Levent Kömür, toprağa atılan atığı yüzde 99 azalttıklarını, yılda 6 bin 500 tona yakın üzüm posasının hayvan yemi olarak değerlendirildiğini ifade etti.

Bin 500 ton üzüm sapı ve çöpten de kompost gübre üretilmesini sağladıklarını aktaran Kömür, “Bu anlayışla çalıştığımız için de şirketimizde toprak ve topraktan sağladığımız ürünlerle ilgili 40 mühendis çalışıyor. Bunların 28’i gıda mühendisi, 12’si de toprak, ziraat, tarım teknolojisi, bitkisel üretim, bahçe bitkileri, süs bitkileri, tarım alet ve makineleri, bağcılık, seracılık, süt teknolojisi, hayvansal üretim alanlarında yetişmiş” diye konuştu.

Independent Türkçe