Irak’ın siyasi güçlerin desteğine ihtiyacı var

BM Irak Yardım Misyonu (UNAMI) Başkanı Jeanine Hennis-Plasschaert, Irak’ta farklı taraflar arasında süren siyasi ihtilafların erken seçimlerin düzenlenmesini zorlaştırdığına dikkat çekti.

Seçimlerin güvenilir ve herkes tarafından kabul görmesi için Yüksek Seçim Komisyonu’nun siyasi müdahalelerden korunması gerektiğini vurguladı.

Plasschaert dün basına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Irak hükümeti erken seçimleri özgür, şeffaf ve güvenilir bir şekilde düzenleme sözünü verdi. Ancak hükümet bunu tek başına yapamaz. Meclis içinde ve dışındaki siyasi güçlerin desteğine ihtiyacı var. Umarız hükümet ve siyasi güçler bu amaçla iş birliği yapar ve halkın temel talep ve beklentilerinden birini yerine getirirler. Seçimlerin düzenlenmesi zaman alacak. Bu konunun aciliyetini fark etmek önemlidir. Seçim Yasası’na teknik prosedürlerin tamamlanması da dahil seçimlerin düzenlenebilmesi için yapılması gereken çok iş var. Önemli olan bu işin doğru şekilde yapılmasıdır. Halkın güvenini inşa etmek için şeffaf seçimler bir zorunluluktur. BM, Irak’ın ulusal kurumlarına (seçimlerle ilgili) teknik destek ve danışmanlık sunmakla sorumludur. Biz, bunu yapıyoruz. İstenen bütün desteği ve danışmanlığı sunmaya devam edeceğiz. Bu seçimlerin Iraklıların öncülüğünde ve Iraklılara ait olması gerektiği yönündeki sabit görüşümüzü yineliyoruz. Seçimlerin güvenilir ve herkes tarafından kabul görmesi için Yüksek Seçim Komisyonu siyasi müdahalelerden korunmalıdır.”

Plasschaert, açıklamasının devamında uzlaşının önemine dikkat çekti:

“Kapsamlı siyasi diyalog ile ulusal ve toplumsal uzlaşmayı teşvik etmek için hükümete danışmanlık, destek ve yardım sunulması, UNAMI’nın görev tanımının önemli bir parçasıdır. Mültecileri ve yerlerinden edilmiş kişileri desteklemek, BM ailesinin Irak’taki bir başka temel rolüdür. Bu da BM’nin Irak hükümeti ile eşgüdüm içinde yerlerinden edilmişlerin sorunu da dahil diyalog ve yakınlaşmayı teşvik etme olasılığı olduğu anlamına gelir.”

Eski Seçim Dairesi Başkanı Mikdad eş-Şerifi, üyeleri yargıçlardan seçilen Yüksek Seçim Komiserliği’yle ilgili tartışma hakkında Şarku’l Avsata’a şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yeni Seçim Komiserliği Yasası’nın 25’inci maddesi, şube memurundan genel müdür yardımcısına kadar hiçbir bir personelin dışlanmamasına ve bunlara hiçbir makamın verilmemesine hükmediyor. Çünkü bunların çoğu uzmandır. Devlet bunların eğitimi için yüksek miktarlarda harcamalar yaptı. Bu madde özenle uygulanırken ardından çok sayıda görevli uzaklaştırıldı ve yerlerine yeterli ölçüde tecrübe sahibi olmayan görevliler getirildi. Görevli seçimlerinin yapıldığı mekanizma benimsenirse felaket olur. Biz bu duruma daha önce de işaret etmiştik. Yani şunu kastediyorum; eğer bu mekanizma benimsenirse önümüzdeki seçimlerde ortaya çıkacak tablo 2018’den daha iyi olmayacaktır hatta daha fazla başarısız olabilir.”

Irak İstişare Konseyi Başkanı Ferhad Alaaddin de Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şunları söyledi:

“Başbakan Mustafa el-Kazimi, hükümet programının önceliği olarak seçimleri belirledi. Dolayısıyla program, Seçim Yasası’nın tamamlanması, Seçim Komiserliği’nin aktif hale getirilmesi ve BM ile iş birliği içinde seçimlerin şeffaflığını güvence altına alınması için Partiler Yasası’nın bütünüyle uygulanmasının ardından erken seçimlerin yapılmasını öngörüyor.

Alaaddin’in gündeminde siyasi partilerin erken seçim meselesine yaklaşımı da vardı:

“Siyasi partilerin çoğunluğunun sandık başına erken gitme taraftarı olmadığı açık bir şekilde görülüyor. Çünkü Meclis’te sahip oldukları koltukları yeniden kazanabileceklerinden emin değiller. Ayrıca erken seçimler onlara siyasi açıdan bir şey katmıyor ve genel beklentilerine de hizmet etmiyor. Mukteda es-Sadr’ın hareketi ile Asaib Ehlil Hak gibi bazı İslami parti ve akımlar, erken seçimlerin düzenlenmesinden yana. Haydar el-İbadi’nin liderliğindeki Nasr Koalisyonu ile Adnan ez-Zurfi’nin Vefa Partisi de aynı şekilde erken seçimlerin düzenlenmesini talep ediyorlar. Kurtarılmış Şehirler Koalisyonu ise erken seçimler için BM gözetiminde biyometrik kimlik kartlarıyla oy kullanılmasını şart koşuyor. Diğer birçok siyasi grup ise erken seçimlerin düzenlenmesine istekli değil. Bunlar arasında Kanun Devleti Koalisyonu, Ulusal Hikmet Akımı, Iraklı Güçler Birliği Koalisyonu ve etkili Kürt partileri yer alıyor. Söz konusu siyasi gruplar siyasi nüfuzu ve devletin üst kademelerini elinde tutuyor ve halihazırda yönetime açık bir şekilde ortak durumdalar. Dolayısıyla erken seçimlerin mevcut fırsatlardan daha fazla fırsat sunacağı kanaatinde değiller.”

Şarkul Avsat