Bahai liderler, Sana’dan ayrılırken.

Husiler, 6 Bahai’yi sınır dışı etti

Yahudi bir Yemenli ailenin sınır dışı edilmesinden haftalar sonra Husi milisler, dinden dönme ve casusluk suçlamasıyla tutukladıktan ve sorguladıktan birkaç yıl sonra 6 Bahai lideri sınır dışı ettiklerini açıkladı.

Sana’daki ilgili kaynaklar, Birleşmiş Milletler’in (BM) çabalarıyla 6 Bahai liderin serbest bırakıldığını belirtti. Kaynaklar, 6 ay önce Birinci Derece Mahkemesi tarafından idam cezasına çarptırılan bir tarikat lideri de dahil, 4 ay önce yayınlanan ve Sana’da Husilerin kontrolündeki Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından desteklenen genel bir af kararına rağmen Husilerin kontrol altındaki bölgelerde bulunan hapishanelerden, söz konusu Bahaileri seçtiğini ifade etti.

Yemen’deki Bahai Derneği’nden bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, söz konusu 6 liderin Hamid bin Haydere, Velid Ayeş, Ekrem Ayyaş, Kifan Kadiri, Bediullah Sanai ve Vail el-Ariki olduğunu, BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ve İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ofisinin Husi milislerle esirleri serbest bırakılmak üzere müzakereleri yönettiği süreçte bu mahkumların Husi istihbarat hapishanesinden doğrudan Sana Havalimanı’na transfer edildiğini vurguladı.

Milislerin, 6 mahkuma Yemen’den ayrılmak istediklerini yazılı şekilde imzalattığını belirten kaynaklar, Yüksek Siyasi Konsey Başkanı Mehdi el-Meşat’ın hapishane dışında yargılanan 20 kadın ve erkek de dahil olmak üzere tüm Bahaileri affetme yönünde bir kararname yayınlamasına rağmen mahkumların taleplere boyun eğmek ya da hapishanede kalmak dışında başka seçeneklerinin bulunmadığına dikkati çekti.

Kaynaklar, 6 Bahai liderin kendilerine sığınma hakkı veren bir Avrupa ülkesine transfer edilmek üzere BM uçağı ile ikinci bir ülkeye transfer edildiğini vurguladı.

Uluslararası açıdan tanınmayan darbeci hükümette Dışişleri Bakanı Yardımcısı olarak atanan Husi lider Hüseyin el-Azzi, grubunun Bahaileri ülkeyi terk etmeye zorlamadığını ve bunun onların bir isteği olduğunu iddia etti. Yemen’deki Bahai Üniversitesi’nden bir kaynak, söz konusu iddialara yanıt verirken, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “6 mahkumun hapishanede kalmak yerine Yemen’i terk etme fikrini kabul etmekten başka seçeneği yoktu. Çünkü Husilerin şartı buydu” dedi.

Öte yandan Uluslararası Bahai Topluluğu 6 mahkumun serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılarken, yayınladığı bir bildiride, söz konusu mahkumlara ve diğer Bahailere yönelik tüm suçlamaları reddettiklerini vurguladı. Topluluk, tüm Bahailerin zulüm tehlikesi olmaksızın kendi inançlarına göre yaşama haklarının korunması çağrısında bulundu.

Uluslararası Bahai Topluluğu temsilcisi Dayan Allavi, söz konusu adımı memnuniyetle karşılarken, Bahailerin din veya inanç özgürlüğünün evrensel ilkeleri doğrultusunda inançlarını güvenlik ve özgürlük içinde uygulayabilmeleri gerektiğini vurguladı.

Husi milisler, 25 Mart’ta alıkoydukları tüm Bahailer hakkında genel bir af ilan etti. Yabancı bir ülke için muhbirlik yapmakla suçlanmasının ardından idam cezasına çarptırılan ve yıllarca darp edildiği hapishanede bulunan Hamid bin Haydere de dahil olmak üzere 6 Bahai lideri serbest bıraktı.

Haydere’ye yöneltilen suçlama, sayısı 5 bin olarak tahmin edilen tarikatın 5 lideri de dahil olmak üzere, 20’den fazla Bahai’ye de yönlendirildi. Husiler ayrıca, Yemen’deki Bahai kurumlarının dağıtılması çağrısında bulundu.

2016 yılının ortalarında Husi milisler, Bahai aktivistleri tarafından yönetilen bir kuruma baskın düzenlemiş, çalışma izinlerini iptal etmiş ve banka hesaplarını dondurmuştu. Aynı şekilde Husiler, kadınlar da dahil bazı Bahaileri ise tutuklamıştı.

Şarkul Avsat