Aramco, Suudi Arabistan'ın ilk rüzgar türbinini piyasaya sürdü. TURAIF, Suudi Arabistan, 18 Ocak 2017

Rüzgar enerjisinin Suudi Arabistan’ı kim olacak?

Rüzgar enerjisi 20 yıl sonra petrolü tahtından indirecek mi?

OPEC geçen hafta çarpıcı bir rapor açıkladı. OPEC, 2045 yılında günlük 109 milyon varil (2019 yılında bu oran günlük 100 milyon varildi) küresel petrol tüketimi oranına ulaşılacağı ve bu oranın da fosil enerji tüketiminde görülebilecek en yüksek oranı olarak kayıtlara geçeceğini ifade ediyor.

Bir başka ifadeyle, 20 sene sonra küresel petrol tüketimi 2019 rakamına göre, sadece yüzde 10 artmış olacak ve 2040’da zirveyi gördükten sonra her yıl azalacak.

Petrol devi şirketler Total ve BP ise çok daha karamsar. Bu iki şirket petrol tüketiminde zirveyi 2030 yılında göreceğimizi ve daha sonra tüketimin azalmaya başlamasını bekliyorlar. Bu sebeple her iki şirket de önümüzdeki 10 yıl içinde petrol arama çalışmalarını azaltacağını bunun yerine düşük karbon emisyonu yaratan yenilenebilir enerji kaynaklarını odaklanacaklarını açıkladılar.

Bu konuda bir başka çalışma ise Bloomberg NEF ekibinden gelmiş.

Bloomberg NEF’in hesaplarına göre 2019 yılında günlük tüketilen 100 milyon varil petrolün yüzde 42’si yani 42 milyon varili karayolu taşımacılığında kullanılmış. 2030 yılında bu rakam günlük 47 milyon varile kadar çıkacak. Ancak elektrikli ve hibrit araçların iyice yaygınlaşması sonucu 2040 yılında kara yolu taşımacılığında tüketilen petrol oranı yenide günlük 41 milyon varile düşecek.

Görüldüğü üzere hem küresel ekonominin yavaşlaması hem de ülkelerin arka arkaya açıkladıkları sıfır karbon emisyonu taahhütleri sonrasında alternatif enerji kaynaklarına artan ilgi fosil enerji üreticilerini ve dağıtıcılarına zor kararlar aldırmaya başlamış.

Rüzgar enerjisinin Suudi Arabistan’ı kim olacak?

Başı bir yandan Brexit ile diğer yanda da artan Covid vakalarıyla dertte olan Birleşik Krallık’ta Başbakan Boris Johnson, geçen hafta önemli bir açıklama yaptı.

Başbakan Johnson, limanlara yapacakları 160 milyon sterlinlik alt yapı yatırımı sonrasında, deniz üzerine kurulacak devasa offshore rüzgar türbinleriyle, 10 yıl içinde Birleşik Krallık’ın mevcut 10 GWatt’lık kurulu rüzgar enerjisi kapasitesini, 40 GWatt’a çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Bu sayede 10 yıl sonra İngiltere’de evlerde kullanılan elektriğin tamamı rüzgar enerjisinde temin edilmesi hedefleniyor.

Boris Johnson bu iddialı açıklamayı yaptıktan sonra şunu da ekledi “Petrolde Suudi Arabistan neyse, rüzgar enerjisinde de Birleşik Krallık o olacak!

Rüzgar enerjisi küresel elektrik tüketiminin tamamını karşılayabilir mi?

Öncelikle mevcut rakamlara bakalım.

2019 sonu itibariyle yeryüzünde kurulu rüzgar gücü kapasitesi 650Gwatt. 2019’da bu kapasite bir önceki yıla göre yüzde 10 artmış.

Rüzgar enerjisinde ilk 5 ülke Çin, ABD, Almanya, Hindistan ve İspanya toplam kurulu gücün yüzde 73’ünü oluşturuyorlar. Yeni yapılan rüzgar enerjisi santrallerinin ise yüzde 60’i Çin ve ABD’den geliyor.

Rüzgar enerjisinde bundan 5 sene öncesine kadar bütün türbinler karada Onshore) kurulurken, son dönemde deniz üzerine kurulan (Offshore) türbinlerin sayısı hızla artmaya başlamış.

2019 yılında 60 Gwatt’lık kurulu güç kapasitesine sahip rüzgar enerjisi santrali kurulmuş. Bunun 6 GWatt’ı offshore türbinlerden oluşuyor. 2010 Yılında kurulan offshore rüzgar enerjisi santrallerinin büyüklüğünün sadece 1 GWatt olduğu düşünürse, 10 senede offshore alanına büyük bir ilginin olduğunu söyleyebiliriz.

Offshore rüzgar türbinlerine olan bu ilgi Uluslararası Enerji Ajansı’nın da radarına girmiş. UEA’nın hesabına göre önümüzdeki 20 yılda off shore rüzgar türbinlerine 840 milyar dolarlık yatırım yapılacak ve 2030 yılında rüzgar enerjisinde üretilen elektriğin maliyeti bugünkü ortalama satış fiyatından yaklaşık yüzde 40 daha ucuz olacak.

UEA’nın hesaplarına göre bu yatırım yapıldığı taktirde, potansiyel olarak rüzgar enerjisi ile 20 sene sonra yerkürenin toplam tükettiği elektriğin 11 katından daha fazlasını üretme gücüne sahip.

Covid-19’du, ABD seçimleriydi derken atlamayalım.

20 yıl içinde petrol ve doğal gaz üreticilerini bekleyen senaryo oldukça dramatik fosil enerji fakiri ülkeler için ise iyi haberler var.

Ancak bunu bugünden görüp, hesabını kitabına yapana tabii.

Habertürk / Cüneyt Başaran