Al Arabiya muhabiri, Katar Emiri’nin davasını takip ederken tacize uğradı

Dünyanın dört bir yanında, yaklaşık 30 yıllık bir muhabirlik deneyimine sahip olan gazeteci Nureddin el Fridhi, Dünya Kupası TV haklarında yolsuzlukla suçlanan Katar Emiri el Halifi’nin yolsuzluk davasını takip ederken tacize uğradı.

Nureddin el Fridhi, şimdiye kadar sadece iki defa özel koruma tuttu. İlki 2002 yılında çatışma bölgesi olan Afganistan’daydı. İkincisi ise, geçtiğimiz hafta BeIN Sports Başkanı Nasır el Halifi’nin yargılandığı mahkeme binasının önünde canlı yayın yaptığı -tehlikeli herhangi bir çatışma bölgesinden oldukça uzak- İsviçre’de.

CANLI YAYIN SIRASINDA HAKARETE UĞRADI

Pan-Arap haber kanalı Al Arabiya’nın Brüksel merkezli deneyimli bir muhabir olan el Fridhi, yolsuzlukla suçlanan el Halifi’nin yolsuzluk davasını takip ediyordu.

El Fridhi, İsviçre’deki mahkeme binasının dışında canlı yayın yaptığı sırada, arkasında duran iki adam, yayını bozmak amacıyla görüntüler çekmeye ve yüksek sesle konuşmaya başladı.

El Fridhi, bu kişilerin Katar Emiri Tamim El Sani’nin bir fotoğrafını göstermeye başlamadan önce hakaret etmeye ve aşağılayıcı terimler kullanmaya başladıklarını açıkladı.

Deneyimli muhabir “Fark ettim ki, ikinci defa bir güvenlik görevlisinin yardımını istiyorum. İlki 2020 yılında Taliban’ın düşüşün ardından Afganistan’daydı, diğeri de burada İsviçre’de. 1991’den beri, Brüksel ve Paris’in popüler banliyölerinde kaç kez bulunduğumu ya da savaş sırasında Pakistan, Afganistan, Bosna ve Hersek’ten gelen haberlerde Avrupa’daki tüm göç meselelerini yakından takip ettiğimi tahmin edebilirsiniz” dedi.

Taciz ve rahatsız etme durumu, duruşma boyunca devam etti. Muhabir, İsviçre polisinin, yaşanan olay üzerine kendisine buranın “kamusal alan” olduğunu söylemesi üzerine özel bir güvenlik görevlisi ile çalışmaya başladığını ifade etti.

“KATAR’IN BÜYÜK SORUMSUZLUĞU”

El Fridhi, “Onların -polislerin- belirttikleri demokratik kurallarına, açıklamalarına ikna olmadım. O -el Halifi- korumalarının bize böyle davranmasına nasıl izin verir? Kanalımız hakkında istediğini düşünme konusunda özgür ama biz sadece çekim yapıyorduk” diye konuştu.

2011 yılına kadar Mısır’ın ulusal yayın kuruluşunun haber başkanı olan deneyimli gazeteci Abdullatif El Menawy yaşanan olayı kınadı ve gazetecilerin görevlerini yerine getirirken bu tür taciz olayları ile karşılamalarını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

El Menawy, Arab News’e verdiği demeçte, “Katar’a bağlı kişilerin Al Arabiya ekibine saldırması ve Katar Emiri’nin fotoğraflarını göstermesi basın özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır, Katar’ın bu olaydaki sorumluluğu açıktır” ifadelerini kullandı.

El Fridhi tarafından teşhis edilen yayın ekibini taciz ettiği görülen kişilerden biri, muhtemelen Ürdün vatandaşı Muhammed Ebu Gazala. Gazala, Halifi’nin yakın çevresinde yer alıyor.

El Menawy açıklamalarına şöyle devam etti:

“Hikâye tamamen değişiyor, bu Brüksel’deki popüler bir banliyöde veya herhangi bir kalabalık bölgede karşılaştığınız türden bir provokasyon değil. Bu kişi, bir yetkilinin, bir devlet görevlisinin koruması. Bay Halifi bir devlet görevlisi, çok zengin bir işadamı, Paris Saint-Germain’in sahibi, profesyonel futbolda -iş ve sporda- önemli bir rol oynuyor. ”

Paris Saint-Germain başkanı el Halife ve FIFA eski genel sekreteri Jerome Valcke, Dünya Kupası yayın haklarının BeIN Sports’ta kalması için yolsuzluk yapmak suçlamalarıyla geçtiğimiz hafta İsviçre’de yargılandı.

5 YILA KADAR HAPİS CEZASI

Halife ve Valcke, suçlu bulundukları takdirde beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Menawy “Bunun, FIFA’ya yıllık 1 milyar dolardan fazla gelir getiren bir iş birliği olduğunu biliyoruz ancak futbolu seven, özellikle dünya kupasını izlemeyi seven ama buna belli nedenlerden ötürü izleyemeyecek olan yüzlerce ve yüz milyonlarca -sadece Arap ülkeleri hakkında konuşuyorsak- insanı da düşünmek zorundayız. Bu nedenle bunu söylememe izin verin: ben bunu kabul etmiyorum. Futbol sadece işle ve stadyumdaki oyuncularla ilgili değildir, futbol çok sosyal bir olaydır, belki de bir ülkedeki veya bir toplumdaki en sosyal olaydır, özellikle de Dünya Kupası” şeklinde konuştu.

El Halifi, Valcke’yi “ağırlaştırılmış hatalı yönetim” yapmaya teşvik etmekle suçlanıyor.

Dava, Halifi, 2026 ve 2030 Dünya Kupaları’nın Orta Doğu ve Kuzey Afrika yayın hakları karşılığında Valcke’ye 5 Milyon Euro (5.9 milyon dolar) değerinde İtalya’nın Sardunya Adası’nda villa almaya söz verdiği BeIN kanalının Fransa’daki merkezinde yapılan 24 Ekim 2013’te görüşmeyle ilgili.

Arab News