Birleşmiş Milletler Ortadoğu Barış Süreci Elçisi Nikolay Mladenov (WAFA)

Filistin uluslararası konferans çağrısını yineledi

El Maliki, Güvenlik Konseyi nezdinde bunun “son girişim” olduğunu, “tek taraflılığa değil çoğulculuğa” dayalı bir barış taahhüdü olduğunu onayladı

Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerini Filistin Devlet Başkan Mahmud Abbas’ın bölge barışı için uluslararası konferans düzenleme çağrısına cevap vermeye çağırdı. Abbas daha önce bu konferans talebini, tek taraflı olmayan, çoğulculuk ilkesi üzerine kurulmuş bir girişim için son çağrı olarak nitelendirmişti. Washington ve İsrail, BM’nin bu dosyayı ele alma şeklini, son altmış yılda olduğu gibi şimdi de eleştiriyor. Amerikan delegesi bunun “İsrail ve Filistin halklarını hayal kırıklığına uğrattığını” belirtti.

Rusya’nın başkanlığı altında yapılan BMGK, “Filistin meselesi de dahil olmak üzere Ortadoğu’daki durumu” tartışmak için aylık oturum düzenledi. Oturumda ilk olarak, pandeminin yayılmasıyla ilgili endişelerini dile getiren Birleşmiş Milletler Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov’un konuşması dinlendi.

BMGK Sekreteri, küresel ateşkes çağrısını hatırlatarak Filistin ekonomisine zarar veren Filistin-İsrail çatışmasının sonlandırılmasına istedi. Mladenov, şunları söyledi: “Barış yolunda ilerlememiz için iki devletli çözüm uygulanmalıdır.”

İsrailli yetkililerin Batı Şeria’da 5 bin yerleşim birimi inşa etme izni verdiğini hatırlatan Yetkili,  bu yerleşimlerin ” uluslararası hukuka göre yasadışı olduğu, barışa engel olması ve iki devletli çözümü baltalaması nedeniyle büyük bir tehlike teşkil ettiğini ” belirtti.

Mladenov, “Orantılı temsil sistemiyle yasama ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması anlaşması” da dahil olmak üzere “Fetih” ve “Hamas” hareketleri arasındaki uzlaşma çabalarını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Bahreyn, BAE ve Sudan ile İsrail arasındaki anlaşmalara atıfta bulunan Mladenov, Filistinli üst düzey yetkililerin normalleşme temelinde yaptığı açıklamalardan duyduğu endişeyi dile getirdi.

Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, Başkan Abbas’ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne “gelecek yılın başlarında tüm ilgili tarafların katılımıyla uluslararası bir konferans düzenlemeye, uluslararası hukuka, BM kararlarına ve üzerinde mutabık kalınan şartlara dayalı gerçek bir barış sürecine ulaşma” çağrısını hatırlattarak şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası Dörtlü ve Güvenlik Konseyi üyeleriyle işbirliği içinde gerçekleştirilmek istenen bu konferansın dikte yoluyla değil, müzakere ederek, tek taraflı değil çoğulculukla barışa olan bağlılığımızı kanıtlamaya yönelik son bir girişimdir. Şimdi inisiyatif alma zamanı geldi. Filistin halkı için özgürlük olmadan Ortadoğu sorununu çözmek ve çatışmaya son vermek mümkün değil.”

İsrail’in Birleşmiş Milletler temsilcisi Gilad Erdan ise, Filistin Bakanını eleştirdi ve Güvenlik Konseyi’nin İsrail tarafından imzalanan son barış anlaşmalarını görmezden gelerek yalnızca İsrail-Filistin çatışmasına odaklandığını belirtti. Konseyin değindiği konuların onlarca yıldır değişmediğini söyleyen Erdan, “bölgenin istikrarına yönelik tehditlerin yanı sıra Ortadoğu değişti” diye konuştu.

Tunus Dışişleri Bakanı Osman el-Cerendi de, “barış sürecini canlandırmak ve işgali sona erdiren adil ve kapsamlı bir barış sağlayan zaman çizelgesine göre ciddi müzakerelerin başlatılması ve Filistin halkının tüm meşru haklarını geri kazanarak başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırlarında bağımsız devletlerini kurmaları” çağrısında bulundu.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Vershinin, “Filistinliler ve İsrailliler arasında doğrudan müzakerelerin başlatılmasında rol oynaması gereken Uluslararası Dörtlü’de alınan kararlar temelinde barışa ulaşma” çağrısında bulundu ve Rusya’nın tutumunun, bu müzakerelerin koşulsuz başlatılması gerekliliği olduğunu vurguladı.  Veshinin,  Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın söylediği gibi, Moskova’nın “Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, Amerika Birleşik Devletleri ve tüm taraflarla işbirliği yapmaya” hazır olduğunu ifade etti.

ABD delegesi Kelly Craft, uluslararası bir konferans çağrısına ve Konsey’in bu fikre verdiği desteğe atıfta bulunarak, “Bu konuyu tartışmak için uluslararası ortaklarla görüşmeye bir itirazımız yok” dedi ancak şu soruyu sordu: “Bu, son altmış yılda bu konuda yapılan diğer toplantılardan ne kadar farklı?” Bir konferans düzenleme fikrinin 1991 Madrid Konferansı’na benzetildiğini de duydum. Madrid herkesi masaya getirmeyi başarırken, topu anlamlı bir şekilde ilerletmek için her iki tarafın da kapalı kapılar ardında cesur liderlik ve zor kararlar alması gerekiyordu. Yapmakta olduğumuz şeyi yapmaya devam edemeyiz ve bir şeylerin değişmesini bekleyemeyiz” dedi.

Çinli delege Jiang Zemin ise uluslararası adaletin merkezinde iki devletli çözümün bulunduğunu belirterek ülkesinin Abbas’ın uluslararası barış konferansı düzenleme girişimine destek verdiğini vurguladı ve “uluslararası toplumun da Filistin sorununu çözmek için bu girişimi destekleyeceğini umuyoruz” dedi.

Şarkul Avsat