Paris Barış Forumu’nun gündeminde Kovid-19 vardı

Üçüncüsü düzenlenen Paris Barış Forumu’nun gündeminde ‘aşı diplomasisi’ tartışıldı. Fransa’nın başkentinin iki gün boyunca ev sahipliği yaptığı ancak bu yıl Kovid-19 salgını dolayısıyla internet üzerinden düzenlenen foruma geçen iki yılın aksine çok az sayıda uluslararası lider katılım gösterdi. ABD ve Rusya’nın yer almadığı foruma Çin ise düşük düzeyde katıldı. Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva ve Melinda Gates de foruma katılanlar arasındaydı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri, Almanya Şansölyesi, Avrupa Komisyonu Başkanı, Kanada Başbakanı, İspanya Başbakanı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü ve çok sayıda yetkili, foruma internet üzerinden yaptıkları konuşmalarla katıldı.

Organizasyon kurulu; dünyanın dört bir yanından hükümet veya uluslararası fonlar, sivil toplum kuruluşları, sivil toplumlar ve akademik kurumlardan yüzlerce kişinin katıldığı online platform kurdu. Dünya meseleleri ve çok kutuplu yönetim başlıklarının tartışılması için düzenlenen foruma bu yıl yeni tip koronavirüs salgını damgasını vurdu. Tartışmaların merkezinde salgının ana odak noktası ile üstesinden nasıl gelineceği ve yoksul ülkelerin aşı almasına yardımcı olacak parayı geçtiğimiz bahar aylarında başlatılan özel bir fon aracılığıyla sağlanması vardı.

İlk aşamada hedef, başta Afrika ülkeleri olmak üzere yoksul ülkeler için 100 milyon aşı satın almak için gerekli olan en az 500 milyon dolar toplamak olacak. Zira ABD merkezli ilaç şirketi Pfizer’ın bildirdiğine göre tek bir aşının maliyeti yaklaşık 20 dolar olacak. Bu, ülkelerin ihtiyaçları olan aşıları satın almak için gerekli meblağı sağlayamayacağı anlamına geliyor. Bu konudaki rekabet ise kıyasıya ürüyor. Yapılan değerlendirmeler ABD ve AB gibi aşı çalışmalarına mali katkıda bulunan veya daha önce milyonlarca aşı satın alan ülkelerin önceliğe sahip olacakları yönünde. Ancak Afrika Kıtası gibi geniş bölgelerin aşılardan mahrum kalması halinde salgının küresel düzeyde kontrol altına alınmasını beklemenin mantıksız olacağı ifade ediliyor. Küresel ekonomik döngünün yeniden başlatılması ise her şeyden önce salgının kontrol altına alınmasını gerektiriyor. Bunun da başarının henüz yeni yeni sağlandığı aşı ve ilaçlar ile gerçekleştirileceği öngörülüyor.

Nitekim Paris Barış Forumu açılış konuşmalarında da aşılara ve potansiyel ilaçlara küresel erişim ihtiyacına odaklanıldı. İlk konuşma kendisine verilen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Virüsü kontrol altına almayı insanlığın bir kısmını terk ederek başaramayız” açıklamasında bulundu. Kanada Başbakanı Justin Trudeau da “uluslararası toplumun aşılara herkes için adil ve eşit erişim sağlaması gerektiğini” vurgularken Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall de “herkesi etkileyen salgınla mücadelede ülkeler arası dayanışmanın önemine” dikkat çekti. Uluslararası Frankofoni Örgütü Genel Sekreteri Louise Mushikiwabo da açıklamasında “Aşılara üzerinde hegemonya kurma yarışında, aşının kamu yararına olmasını isteyenlerdenim” ifadesini kullandı.

Ancak foruma katılanlar, herkesin arzuladığı bu hedefe “ulaşmanın zor olacağı”, “kıtalar ve ülkeler arasındaki eşitsizliğe bir kez daha tanık olunmasından korktuklarını dile getirdiler. Paris Barış Forumu Direktörü Pascal Lamy, “Önümüzdeki yaz dünya ikiye bölünecek. Kuzey (zengin ve gelişmiş) ülkelerinin aşıya kolayca ulaşabilecek olması dünyanın geri kalanı tarafından kabul edilmeyecek” dedi. Lamy sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu durumu aşmak ve eşitliği sağlamak için 20 milyar euroya ihtiyaç var. Silah alımlarına harcanan para göz önüne alındığında bu miktar yetersiz görünüyor.”

Paris Forumu’nun, amacı test ve aşı satın alarak bunları dağıtmak olan ortak fon için 500 milyon dolar toplama yönündeki ‘mütevazı’ hedefine ulaşması bekleniyor. Forum organizatörleri dün sabah, Fransa’nın 100 milyon euro, Avrupa Komisyonu’nun da buna eşdeğer bir meblağ, İspanya’nın ise 50 milyon euro bağış yapacağını belirten bir açıklama yayınladı. İngiltere ise toplanan her 4 dolar karşılığında bir İngiliz sterlini ödeme sözü verdi. Bill ve Melinda Gates Vakfı’nın da WHO ve IMF’nin yönettiği ortak fona 70 milyon dolar bağış yapması bekleniyordu. Ancak bu miktar, ABD Başkanı’nın Çin’in tarafını tutmakla suçladığı WHO’nun istediği miktardan oldukça uzak sayılıyor. Ortak fona katkılarını açıklamayacak olan Pekin ise Afrika ve diğer bölgelerdeki ülkelere ‘doğrudan’ yardım etmeye karar verdiğini duyurmuştu. Nitekim Çin, 60 ülkeye WHO’dan geçmeden aşı sağlama sözü verdi. WHO ise salgını dünya çapında kontrol altına alma ihtiyacının toplam maliyeti 38 milyar dolara ulaşan iddialı bir programdan geçtiğini öne sürdü. Çizelgeden, kurumlardan ve fonlardan alınan vaatler, gerekli tutarların yüzde 7’sini geçmiyor. 3 milyar doların altında kalıyor. Paris Forumu katılımcıları, Joe Biden’ın ABD başkanlık seçimlerindeki başarısının bu yöndeki uluslararası çabaları beslemeye yardımcı olacak bir faktör olmasını umuyor. Zira Biden, ABD’nin WHO’dan çekilme kararının gözden geçirileceği sözü vermişti.

Şarkul Avsat