ABD darbesi Tahran’da endişeleri artırdı

Batılı kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump’ın iktidarının son haftalarında Tahran’da ABD’nin İran’a yönelik askeri bir saldırı olasılığı konusunda endişelerin arttığını ortaya koydu.

İngiliz gazetesi Express, Uluslararası ve Bölgesel Çalışmalar Merkezi (CIRS) Uluslararası Güvenlik ve Hukuk Öğretim Görevlisi, Dr. Anicee Van Engeland, “Beyaz Saray’dan ayrılmasından 50 günden daha kısa bir süre önce, Trump’ın kendi hesabına sayılacak bir başarı elde etme noktasında dizginleri serbest bırakma ihtimalinin bulunduğunu belirtti. Van Engeland, “Özellikle de 2024’te ABD’de yapılacak başkanlık seçimlerinde ABD’nin düşmanlarına karşı koyabilen güçlü bir başkan olarak yeniden iktidara dönmeyi düşünmeye başlamasıyla ilgili Tahran’da endişeler arttı” ifadelerine yer verdi.

Bu arada, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi dün (Cumartesi), nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade suikastından sonra, nükleer taahhütlerin uygulanmasının durdurulması çağrısında bulunan bir parlamento girişimiyle ilgili olarak hükümet ile Şura Meclisi arasında meydana gelen keskin bir anlaşmazlığın ardından, ülkenin nükleer politikaları konusunda birlik çağrısı yaptı. İran Anayasayı Koruma Konseyi Çarşamba günü “Yaptırımların Kaldırılmasına Yönelik Stratejik Girişim” taslağını onayladı. Ancak yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin bu yasayı imzalaması gerekiyor. Öte yandan hükümet bu yasa tasarısına karşı güçlü bir muhalefet sergiliyor.

Söz konusu yasa, hükümeti ve İran Atom Enerjisi Kurumu’nu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’ndan gelen müfettişlerin ziyaretlerini durdurmaya ve “ulusal sanayinin barışçıl ihtiyaçları” adına “yıllık yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş 120 kg uranyum üretme ve depolamaya” çağırıyor.

Yasa kapsamındaki bu talep, yıllarca süren çetin müzakerelerin ardından Tahran’ın 2015 yılında büyük güçlerle imzaladığı anlaşma kapsamında nükleer programında uymayı taahhüt ettiği yükümlülüklerle çelişiyor. İran’ın bu yeni adımı, Başkan Donald Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesinin ardından Washington’u anlaşma masasına geri döndürme çabalarını karmaşık hala getirebilir.

İran medyasında dün yayınlanan bir açıklamada, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin yasa tasarısının “ulusal çıkarlar açısından belirli bir sorun teşkil etmediği” ifadelerine yer verildi. “Öte yandan, ulusal çıkarlara zarar veren ve endişe yaratan asıl şey, ülkenin ve ülkedeki yargı organlarının konumuna zarar veren bu tartışmadır” denildi. Konsey, “parti çıkarları uğruna ulusal menfaatleri feda eden İran muhalefetinin, ülkeye hiçbir faydası olmayan ve yanlış mesajlar veren son açıklamalarını ve tavırlarını” kınadı.

Yetkilileri, İran’ın menfaatlerinin “politikacıların oyuncağı” haline getirilmesini engellemeye ve “ulusal birliği güçlendirmeye” odaklanmaya çağırdı. Kasım ayı başlarından hazırlanan yasanın onay süreci, İran’ın önde gelen nükleer fizikçilerinden Muhsin Fahrizade’nin 27 Kasım 2020 tarihinde İsrail tarafından gerçekleştirildiği ileri suikast saldırıyla birlikte hızlandırıldı.

Fahrizade suikastı, özellikle Şubat ayında yapılacak seçimlerden sonra muhafazakarların egemen olduğu Şura Konseyi’ndeki milletvekilleri tarafından nükleer yükümlülükler konusundaki iç tartışmaların kapısını yeniden araladı. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin açıklaması, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Ruhani ile Şura Konseyi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf arasında kamuoyuna yansıyan tartışmanın ardından geldi.

Ruhani Çarşamba günü yaptığı açıklamada, bu yasa tasarısının diplomatik çabalara “zarar verdiğini” ifade etti. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif geçtiğimiz Perşembe günü, ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’ı Washington’un “haydutça” davranışlarını sona erdirmeye ve ülkesine uygulanan yaptırımları kaldırmaya çağırarak, nükleer anlaşmanın yeniden müzakere edilmesi yönünde hiçbir görüşmeyi kabul etmediklerini belirtti.

Şarkul Avsat