Koronavirüs aşıları hakkında 8 efsane

Dünya genelinde birçok ülke yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılama kampanyaları başlatsa da, birçok vatandaş yayılan bazı söylentiler nedeniyle bu aşıların etkinliği ve güvenliği konusunda endişe yaşıyor.

George Washington Üniversitesi Milken Enstitüsü Halk Sağlığı Okulu’nda profesör olan Dr. Leana Wen, insanların korkularını hafifletmek ve bu aşılar hakkında doğru bilgiler vermek amacıyla CNN’e aşılar hakkındaki en ünlü 8 efsaneyi anlattı;

1- Koronanavirüs aşısı sizi hasta edecek

Wen bu konuda, “Bu yaygın bir efsane. Koronavirüs aşısı yaptırırsanız koronavirüse yakalanacağınızı söylerler. Bunu her yıl grip aşısı için de duyuyorum. Bunların hiçbiri doğru değil. Birisi bundan endişe duyuyorsa, ABD’de test edilen koronavirüs aşılarının hiçbirinde canlı virüs bulunmadığını bilsin. Yani koronavirüs aşısından koronavirüs kapmak mümkün değil” yorumunda bulundu.

2-Yeni bir teknoloji olan mRNA genleri değiştirebilir

Dr. Leana Wen, “İnsanların Pfizer/BioNTech ve Moderna aşıları için kullanılan mRNA teknolojisi ile üretilen aşının genetik kodları etkileyip etkilemeyeceğinden ve genlerini değiştirip değiştirmeyeceğinden endişe duyduğunu duydum. Bu doğru değil. MRNA teknolojisinin ne olduğunu açıklamak faydalıdır. MRNA tarafından yapılan protein daha sonra bir bağışıklık tepkisini aktive ederek, vücudumuza gelecekte koronavirüse nasıl tepki vereceğini öğretir” dedi.

3- mRNA tekniği daha önce denenmedi

Daha önce denenmediği ve çok hızlı bir şekilde geliştirildiği için birçok insanın mRNA teknolojisi hakkında endişelendiğini dile getiren Wen durumu şöyle anlattı;

“Evet, bilim adamları aşıları rekor sürede geliştirdiler. Ancak bunun nedeni, tüm küresel bilim topluluğunun çalışmaya başlamasıydı. Sıfırdan başlamadılar. SARS ve MERS salgınlarından sonra, aşı geliştirmeye başlamak için çok sayıda çalışma yapıldı. Klinik araştırmaların her aşaması, diğer aşılarda olduğu gibi klinik denemelerde on binlerce gönüllünün katılımıyla takip edildi” şeklinde konuştu.

4-Aşılar birçok alerjik reaksiyona neden olur

Pek çok insanın, bu aşıların birçok alerjik reaksiyonu tetiklediğini ve bu nedenle güvenli olmadığını iddia ettiğine değinen Wen, “Aşılara karşı alerjik reaksiyonlarla ilgili bazı raporların olduğu doğrudur. Hemen hemen her tıbbi üründe alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir. Acil serviste, yiyeceklere ve ilaçlara karşı alerjik reaksiyonları her zaman tedavi ediyoruz. Tedavi edilmeleri Kovid-19’dan çok daha kolaydır” ifadelerini kullandı.

5-Aşının sağladığı bağışıklık süresini bilmiyoruz, bu yüzden almanın bir anlamı yok

Dr. Wen konuya ilişkin, “Aşıdan bağışıklığın ne kadar süreceğini bilmediğimiz doğrudur. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar, en az birkaç ay sürmesi gerektiğini öne sürüyor. Ayrıca, yeni aşıların yapılandırılması gerektiğine dair yeterli mutasyonların ortaya çıkması ve aşıyı almış kişilerin, tetanoz aşısında olduğu gibi, bir takviye aşısına ihtiyaç duyması da mümkündür. Koronavirüs aşısı, grip aşısı gibi her yıl yaptırmanız gereken bir şey haline gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Wen ayrıca, “Grip aşısını düşünün: Sırf her yıl yaptırmanız gerektiği için asla yaptırmayacağınız anlamına gelmez” diyerek uyardı.

6- Sadece yaşlılar ve sağlık sorunları olanlar aşı yaptırılmalıdır

ABD’li doktor, aşının herkese verilmesi gerektiğinin altını çizerek, genç ve sağlıklı olanların dahi koronavirüse yakalandığını ve riskli gruba göre daha az ihtimal de olsa hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Dr. Wen, “En önemlisi aşılama yoluyla sürü bağışıklığı için çabalamalıyız. Bu, virüsün yayılmasını önemli ölçüde yavaşlatacak ve hatta umarız duracaktır. Dr. Anthony Fauci gibi halk sağlığı uzmanları, bu noktaya ulaşmak için nüfusun yaklaşık yüzde 70 ila 85’inin aşılanması gerektiğini tahmin ediyor” dedi.

7- Aşı insanları maske takmaktan kurtaracak

Wen konuya ilişkin açıklamasında, “Şu anda anladığımız kadarıyla Kovid-19 aşısı birinin hastalanmasını önlüyor, hastaneye yatış ve ölümlerle sonuçlanan ağır hastalıklara karşı koruma sağlıyor. Bu gerçekten önemli. Ancak aşının, başkalarına bulaşabilecek bir koronavirüs taşıyıcısı olmasını engelleyip engellemediğini bilmiyoruz. Ayrıca aşının yüzde 95 etkili olduğu görülüyor, bu şaşırtıcı ama yüzde 100 değil” dedi.

Dr. Wen, “Bu nedenle insanlar aşı olduktan sonra bile dikkatli olmak zorundadır. Yine de bir noktada, aşılama yoluyla sürü bağışıklığına yaklaştıkça, maskeleri ortadan kaldırabileceğiz” dedi.

8- Aşı, uzun vadede ortaya çıkacak sağlık sorunlarına neden olur

Dr. Wen, “Aşıların nispeten yeni olduğunu kabul etmeliyiz, bu yüzden neden olabilecekleri uzun vadeli sonuçları bilmiyoruz. Aşı geliştirme konusunda uzun bir geçmişimiz var ve bilimsel bir bakış açısına göre, bu aşıların uzun vadede zarar gördüğüne dair bir kanıt yok” dedi.

Virüsten her gün binlerce insan insanın ölmesine odaklanılması gerektiğini dile getiren Wen, “Bu nedenle, bu krizi aşmak için doğrulanmamış iddiaları ve korkuları bir kenara bırakmalıyız” diyerek çağrıda bulundu.

Şarkul Avsat