Star Wars mı, Yüzüklerin Efendisi mi?

Naomi Klein’in Eric Hoffer’in ruhunu çağırdığı “İşte Bu Her Şeyi Değiştirir” adlı kitabı elitlerden ümidini kesmiş bir araştırmacı- gazeteci ve entelektüelin kitlesel hareketleri yeniden meydanlara davet etmesi İngiltere ile ABD arasında kültürel bir rekabetin varlığının altını çizmeyi gerekli kılmaktadır.

Washington DC’de eriyen asfalttan dolayı pistten ayrılıp uçamayan elit yolcuları taşıyacak uçaktan hareketle küresel iklim değişikliğine mercek tutarken Naomi Klein’ın metaforik bir anlatımla değişik mesajlar mı gönderdiğine ilişkin spekülasyonlar da yapılabilir.

Fakat Naomi Klein’in “Şok Doktrini, Felaket Kapitalizminin Yükselişi” kitabı da kapitalizmin ve liberalizmin bir dönem önderliğini yapan İngiltere’nin ABD’deki neoliberal politikalara yönelik ciddi bir Wall Street and Washington’ın giderek artan oranda eleştirisi mahiyetinde değerlendirilmektedir.

Naomi Klein’ın irdelediği küresel iklim değişikliği ve fosil yakıtlar konusu Birleşmiş Milletler’in ana çalışma konuları arasında ciddi yer tutmaktadır. Fosil yakıtlar denince multidisipliner bir yaklaşım zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. ABD’nin Trump dönemindeki iklim değişikliğini önlemeye yönelik küresel etkinlik ve anlaşmalardan çekilmesi, yeni ABD Başkanı Biden’ın Trump’ın politikalarının aksini uygulamaya koyması, fosil yakıtların hidrokarbon stratejilerinin ek fasikülleri olduğu gerçeğini işaret ediyor olabilir.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik bilimsel araştırmalar ve yeni teknolojiler küresel ilgi odağı olmayı sürdürecektir. Bu bağlamda son yıllarda ABD’de açılan yeni petrol kuyuları ile ilgili verilerin stratejik bir izlenme ivmesi yakaladığı bilinmektedir. Bunun yanı sıra Almanya’nın yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik bilimsel araştırmaları ve teknolojileri de ABD’nin açtığı petrol kuyuları kadar ilgi çekmektedir.

Bütün bunlar Naomi Klein’ın stratejik bir çalışma alanı olarak mercek altına aldığı fosil yakıtlar ve felaket kapitalizminin yükselişi konuları, bilimsel stratejilere, ekonomik ve politik ideolojilere yönelik arayışların ciddiyeti konusunda ipuçları vermektedir.

Bu bağlamda Elon Musk’ın Starlink projeleri kapsamında “Star Wars filmleri ile Yüzüklerin Efendisi serisi arasında bir ilişki olabilir mi” sorusu anlamlı olabilir mi?

Frodo Baggins ile Star Wars karakterinden birini eşleştirmek yerine Elon Musk’la eşleştirmek sanki daha popüler ve isabetli gibidir. Star Wars, futuristik karakteri ile Yüzüklerin Efendisi ve benzerleri serisinin mitolojik ve büyüsel içeriği aslında birbirinin aynı olarak yorumlanabilir.

İngiltere ile ABD arasında birçok politika konusunda farklılıklar görülebilir. Ancak ne zaman İngiltere ve ABD ayrışmaya ve iki ayrı kulvarda gitmeye başlamışsa, tarihte, radikal süreçler ve dönüşümler ortaya çıkmıştır. ABD’nin küresel liderliği yitirme eğilimine girdiği İngiltere’nin ise yeni bir küresel atmosfer inşa etme yolunda ilerlediğine ilişkin analizler her geçen gün artmaktadır.

Star Wars filminin Elon Musk karakteri ile zenginleştirilmesi sonucu elde edilecek içerik çeşitliliği ve derinliği ile Frodo Baggins karakterinin büyüsel ve mitolojik gönderimlerini eşleştirmek gibi bağlar kurmayı “Akıl Oyunları” filminin John Nash kahramanına uygun görmek te olasıdır.

Fakat metaforik bir anlatımla ABD ve İngiltere arasındaki kültürel ve entelektüel rekabet yeni bir Batı devrimi yaratabilir mi ya da Niall Ferguson’ın da altını çizdiği gibi Batı uygarlığının sonuna mı gelindi?

Bu stratejik ve kritik zor soru aslında istediği geleceği mimarize etmek için tüm Batılı ülkelerin entelektüellerinin yanıtını aradığı geniş soru tartelalarından sadece birini oluşturmaktadır.

Bu bağlamda Yüzüklerin Efendisi serisi ile küresel kültürel arenada magistrstratejik bir kulvar açılması önemlidir. ABD’nin de Star Wars üzerinden futuristik stratejilere yönelmesi bir zorunluluktur. Bu durumda soru şu olabilir mi? Mitostratejiler mi yoksa futuristik stratejiler mi küresel kültürel bir hegemonya üretebilir?

Eğer Uzakdoğu gibi egzotik ve mitolojik bir tarih hazinesine dalış yapacak bir ülkeyseniz ve 400-500 yıllık deneyimleriniz tarihle ve özellikle mito-tarihle yani bilinçaltının orjini ile yol almak her zaman iletişimsel bir büyü etkisi yapar.

ABD’nin Star Wars ve Starlink gibi futurisik kültürel ve teknolojik devamlı atakları da küresel kültürel, ekonomik vs. hegemonya üretebilir. Ancak bu durumda Mao’nun kültür devriminin pragmatik çağdaşlarının zihinsel ve bilinçaltısal kodlarını yakalamak için ne tür bir mitolojik atlasa gereksinim olduğu sorusu öne çıkmaktadır.

Yüzüklerin Efendisi serisinin mesajlarının kapsama alanına girmeyen tek coğrafya önemli oranda kolonileşme dönemi ve sonrası ABD coğrafyasıdır ki bugünkü ABD elitleri de Yüzüklerin Efendisi serisinin mitolojik mesajlarının aslında aktörleridir. Fakat bu tarihsel gerçeklik, bu çağdaş aktörleri, küresel atmosferde mekânın sahibine yönelik bir kuantum sıçraması ile uzaya yerleşmeyi daha stratejik bir konuşlanma olarak benimsetmiştir.

ABD ile İngiltere arasında küresel stratejilerde bir ayrışma varsa veya olacaksa -ki bunun bütün verileri belirmektedir-, bu durumda sorulacak diğer soru, “İngiltere, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’ye bıraktığı küresel hegemonyayı geri almak ya da onu bir siyasal, ekonomik, askeri, finansal ve entelektüel evrimden geçirterek yeniden boyutlandırmak mı istemektedir?” sorusudur.

Dr. Strange filmindeki Hong Kong-Londra-New York üçlemesi ve denklemi, bu evrilmenin imalatındaki felsefi ve mitolojik zemine yönelik bir çalışma mıdır?

Bunun gibi yüzlerce mega soru küresel elitlerin zihninde gezinirken Fransa’dan müthiş bir çıkış geldi. Siyaset bilimci Olivier Duhamel’in ensest olayı ifşa edildi. ABD’deki meeto hareketinin Avrupa’da #senDe anlat hashtagi ile gündeme gelmesi beklenen bir gelişmeydi. Siyaset bilimci Olivier Duhamel’in üvey kızı Camille Kouchner’in yazdığı kitap Fransa’yı ve Avrupa’yı ciddi anlamda sarstı. Ve Fransız entelektüellerinin akademik ve felsefî ağırlıklarına ve Fransız kültürel ağına yönelik hasar oluşturma potansiyeli de içeren bu ifşa, yine küresel hegemonya rekabetinde önemli bir “koz” oluverdi.

Fransa’da ortaya çıkan bu skandal, ABD merkezli meeto hareketinden enerji aldığı gibi, Fransa’ya ahlaki değerler alanında küresel bir aktör olma, Paris’i, insanı ve kadınları koruma kalkanı oluşturacak bir küresel kültürel ahlâkî ve vicdanî bir kampanyaya yöneltir mi? Böylesi bir durumda Batı uygarlığının Niall Ferguson’a göre de akıbetinde olumlu bir kırılma sağlanabilir mi?

Star Wars, Starlink ve Yüzüklerin Efendisi serisi arasındaki olası ilişkilerin kurulması veya oluşturulması antropolojik ve kültürel bir bilinçaltı madenciliğini ve mühendisliğini gerektirmektedir. Bütün bunların dışında Yüzüklerin Efendisi serisinin İngiltere’nin yeni küresel aktivasyon alanlarına yönelik ciddi bir bilinçaltı yayını olduğunu ve bunun sonuçlarını hasat edeceğini öngörmek olağandır.

ABD’nin insanın en temel gereksinimlerini karşılayan sosyal medya platformları ve internet üzerindeki tekeli ve teknolojik üstünlüğü, popüler kültürün tüm detaylarını ve varyantlarını elinde tutması ve geliştirmesi, entellektüel derinliğinin ve bilimsel araştırmalar çeşitliliğinin ve bu alandaki liderliğinin önümüzdeki yıllara ve her güne “olağanüstü” nitelik kazandıracağını teslim etmek gerekmektedir.

ABD’de açılan her petrol kuyusunun, Almanya’nın yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik her araştırması ve teknolojisinin, İngiltere’nin karbon salınımına yönelik ciddi sinematografik irdelemelerinin, Fransa’daki #senDe anlat kampanyasının, Çin’in BBC World’le ilgili yasağının, sanal paralar piyasasının ve Elon Musk’ın Starlink projelerinin ne tür bir küresel linke dönüşeceğini izlemek yani tarihe tanıklık etmek konumundayız.

Batı’da olup biten bütün bu olayların Ortadoğu’dan dünyaya akan fosil yakıtlar bağlamında gelişmesi, yeni kurulacak düzenin fosil bazlı karakterinin oranı değişerek te olsa devam edeceğini göstermektedir. ABD’de açılan petrol kuyusu sayısının dikkatle takibi verilerden sadece biridir.

Bu durumda Naomi Klein’ın sinematografik çarpıcı karelerle başlayan kitapları Hollywood’un film tekniklerine karşı, enformatik sendromu devreye almaktadır.

Mücadele Batı’da, sonuçlar öncelikle Doğu’da sonra Küre’de görülecektir.

Değişen, Jedi ve kılıcının yerine Elon Musk ve Starlink’in oyuna dahil olmasıdır.

Yedekler kulübesi ise gizem doludur.

Şarkul Avsat / Ömer Özkaya