Uygar bir proje inşa etmek

Bu zor zamanda görevi üstlenmek ve toplumu içinde ve dışında gelişimi takip etmek konusunda uzun süreli bir deneyime sahip babası Kral Selman’ın vizyonunu taşımak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın kaderidir. Kral Selman, bu deneyimine dayanarak modernizasyon projesine taze kan pompalayıp gençleştirmeye karar verdi ve Veliaht Prens bu projenin başına böyle geçti. Zamanının ötesine geçen ama aynı zamanda çoğu vatandaşın tercihleriyle eşleşen bir vizyon sundu. Bu nedenle Suudi Arabistan’daki modernizasyon projesine yönelik muhalefet, bazıları açık, bazıları da halkı yanlışa sevk eden süslü sloganların arkasına gizlenmiş çeşitli taraf ve güçlerden geliyor.

Detaylarıyla birlikte proje çoğu insan için yeni, ancak aynı zamanda halkların gelişimini okuyanlar için de değerli bir proje. Suudi Arabistan büyük bir ülke ve yerleşim bölgeleri birbirine epey uzak. Aynı zamanda çeşitli yan kültürlere, kıyılarında ve dağlarında yer altı ve üstü devasa kaynaklara sahip. İslam dininde bir statüsü, Araplar arasında bir gücü, dünyada da bir konum ve pozisyonu var.

Dış güçler sadece modernizasyon projesine değil, aynı şekilde Suudi Arabistan’ın bölgesinde, çevresinde ve dünyada oynadığı role, Ortadoğu arenasında yaygın olana aykırı bir model oluşturma rolüne de düşman. Bir bütün olarak projeye karşı bir meydan okuma söz konusu. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın açıklamalarını takip edenler, bunların farkında olduğunu ve bir kafa karışıklığı ya da erteleme olmaksızın çok net bir şekilde onlarla yüzleştiğini göreceklerdir. Kiminle karşı karşıya olduğunu bilmek savaşın yarısını kazanmak demektir.

Önümüzdeki sahne, yalnızca Suudi Arabistan’daki modernizasyon projesine karşı değil, aynı zamanda Suudi Arabistan’dan başlatılmak istenen Arap projesi için sağlam bir temel oluşturmaya yönelik zorluklarla dolu. Bahsi geçen proje, Arapların özlemini çektiği medeni bağlama hem de güçlü bir giriş yapmaktır. 21’inci yüzyılda tarihin önünde takılıp kalmaya zamanımız yok, aksine şimdi harekete geçme ve etkileme zamanı. Tarafsız ve açık bir şekilde görmek isteyenler için Suudi Arabistan’da inşa edilen bir dizi mega altyapı projesi sır değil. Suudi Arabistan üniversitelerinin, zaman olarak kendilerinden önce kurulmuş bölgesel komşularının üniversitelerinde üretilenleri geride bırakan göreceli bir bilgi ürettikleri sır değil. Suudi Arabistan toplumunun genç bir toplum olduğu ve şimdi gençlerin önceki nesilden farklı talepleri olduğu da bir sır değil.

Modernizasyon projesine yönelik eleştiriler farklı formlar taşıyor. Bazıları tavsiye verirken, bazıları da kusur arıyorlar. Kimileri de kasıtlı yanıltma, korkutma ve dezenformasyona başvuruyorlar. Modernizasyon projesinin aceleci ve hızlı ilerlediğini söyleyenler gibi sosyal yapının bozulması olasılığından bahsedenler de var. Bir diğer grup, Suudi Arabistan toplumunun modernleşmesini kendisine ve projesine doğrudan veya dolaylı bir tehdit olarak görüyor ve Suudi Arabistan’a kültür, eğitim hatta ekonomi öğreten “baba” rolünü oynamaya devam etmek istiyor. Mega projeleri hızla inşa etmek kolaydır ve güç dahilindedir. Asıl zor olan, modernizasyon projesine sürdürülebilir ve olumlu bir katkı sağlamak ve korumak amacıyla insani altyapıyı takviye etmek için kurumlar tesis etmek ve toplumda sağlam standartlar oluşturmaktır. Bu nedenle, son dönemde bir yandan yargı ve adalet, diğer yandan eğitim alanında önerilen reformlar, arzu edilen modernizasyonun temel ayaklarından biridir. Geçtiğimiz haftalarda da ana hatları açıklanan bu reformların bir sistem olarak tamamlanmasına çalışılıyor.

Muhammed bin Selman’ın önünde katı bir şekilde duran ikinci sorun ise “yolsuzluk”, her “bir yolsuzluk riyalinin” “beş doğru riyali” kaçırdığı kanıtlanmıştır. Farklı bir dönem için inşa edilmiş bürokratik bir ortamda ve kamu parası ile özel para arasında bir ayrım olmadığını düşünenlerin varlığında bu, konuşması kolay ama uygulaması zor bir dosyadır. Suudi Arabistan’da yolsuzluk meselesi yerel medyada manşetlerden indi ancak alt başlıklarda zaman zaman yolsuzluğa bulaşan bazı zayıf karakterlilere dair haberler halen çıkıyor. Yolsuzluk manşetlerden düştü çünkü en hassas organlarda bile kendisine tolerans gösterilmeyen bir sosyal veriye dönüştü. Yazılı basını takip edenler bunu gözlemleyebilirler.

Yolsuzlukla mücadele veya hızını düşürme süreci, etkili caydırıcı ve kurumsal yasalarla desteklenen, radikal bir yeniden eğitime ihtiyaç duyan bir süreçtir. Öte yandan, Suudi Arabistan vatandaşlarının büyük bir kısmı sosyal ve ekonomik modernizasyon programlarını memnuniyetle karşılıyor ve destekliyor.Bir güvensizlik atmosferi yaratıp söylentiler yayarak bunu engellemeye çalışanlar var ve modern sosyal medya araçları da onlara bu konuda yardımcı oluyor. Görünen o ki asıl zorluk, modernizasyon projesini söylemlerle değil eylemlerle pekiştirmek için tüm sektörlerden, çizgilerden ve cinsiyetlerden (kadın ve erkek) çoğunluğu oluşturan proje destekçilerinin çabalarının nasıl organize edileceğidir.

Bu noktada kültür, üniversiteler, okullar, medya, hatta sosyal medya platformlarında öncüler oluşturma yoluyla onları anlayıp savunarak pozisyonları geliştirme ve politikaları pazarlamakta önemli ve etkili bir rol oynayabilir. Diğer yandan hem temel ve uygulamalı bilimler hem de sosyal bilimler için birden fazla “bilimsel kurullar” kurulması da düşünülmeli. Bu kurullara en iyi beyinler pompalanıp, bütçe sağlanmalı. Böylece kendisini değişkenleri inceleme ve çözümler geliştirmeye adayabilir, bilimsel ve sosyal olarak yaşamın her alanında yeniliği teşvik edebilir. Bu, modernizasyon projesine bilimsel bir temel oluşturacaktır. Diğer toplumlarda ve ülkelerde birçok modernizasyon projesinin başarısız olmasının nedeni, bilimsel üretim eksikliğidir. Çağ bilim çağıdır, dolayısıyla modernleşmenin de tek yolu budur.

Bölgemizdeki sorunun temelinde, toplumlara boyun eğdirme ve köleleştirme, liderliklerini de ölümcül savaşlara sürüklemenin bir yolu olan ideolojik propagandalara “alternatifi bir model” inşa edebilmenin yattığından ve bu görüşüme katılacaklar olacağından eminim. Bugün inşa edilen bu model, yarın başkaları tarafından da görülecek ve karşılaştırmalar yapılacaktır. Yine bu model, liderlerin krizlerle yüzleşme ve uzun vadeli çözümler sağlama yeteneklerine olan güvenini geri kazandıracak.

Son olarak, toplumlarımızın çoğunda sert darbeler yöneltebilecek dezenformasyon ve kaotik popülizmin ağına düşmekten kurtulmanın yolu;” fikir üretecek aracı kurumları” profesyonel ve bilimsel bir şekilde desteklemenin önemine dikkat etmektir.