Son çalışmalara göre Pfizer aşısının etkinliği yüzde 99

Son çalışmalar Pfizer aşısının koronavirüs enfeksiyonun patojenlerine karşı korumadaki etkinliğini doğruluyor.

İsrail Sağlık Bakanlığı verileri, “Pfizer” ve “BioNTech” şirketleri tarafından yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen aşının iki doz uygulanmasının büyük oranda bir etkinliği garantilediğini gösterdi. Söz konusu verilere göre aşı, ikinci dozunun uygulanmasının üzerinden iki hafta geçmesinin ardından, enfekte olunması durumunda hastaneye yatırılma durumunu, sağlık verilerinin kritik hale gelmesini ve ölüm riskini önlemede yaklaşık yüzde 99 oranında etkinlik gösterdi. Protokol, aşının 3 hafta ara ile iki doz halinde verilmesini öngörüyor.

9,3 milyona ulaşan nüfusu ile İsrail, nüfusa oranla en fazla aşı uygulayan ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. Ayrıca aşının pratikteki etkisini kesin olarak gösteren ilk ülke konumunda. Aşı, ikinci dozların uygulanmasından bir hafta sonra koronavirüs enfeksiyona karşı korunmasında yüzde 91,9 etkili oldu. Ateş ve nefes darlığı semptomlarını önlemede yüzde 96,9, hastaneye yatış gereken enfeksiyonları önleme ve ölümlerin önüne geçmede de yüzde 95,6, 96,4 ve 94,5 oranlarında etkinlik gösterdi.

Aşının ikinci dozun uygulanmasından iki hafta sonra, virüs enfeksiyonuna karşı etkinliği 95,8’e ulaştı. Ateş ve nefes darlığını semptomlarını önlemede yüzde 98, hastaneye yatış gereken enfeksiyonları, kritik hastalık durumları ve ölümü önlemede sırası ile yüzde 98,9, 99,2 ve 98,9 oranında etkinlik gösterdi.

İsrail aşı programına 19 Aralık’ta başlamıştı. Hükümet, mart ayı sonuna kadar 16 yaşın üzerindeki herkesi aşılamak için çalışıyor. Yaklaşık 4,3 milyon İsrailli aşının ilk dozunu aldı. 3 milyonu da ikinci dozu da yaptırdı. Söz konusu veriler, 9,3 milyonluk İsrail nüfusunun yarının en az bir doz aşı aldığını ortaya koyuyor.

İsrail yarısına yakının aşılandığı kampanya ile hükümetin normal hayata dönüşün başlangıcı olduğunu belirttiği plan yürürlüğe girdi. Ekonomi sektörleri pazar günü yeniden açıldı. Dükkanlar açılırken spor salonları, oteller ve tiyatrolar gibi eğlence yerleri, koronavirüs aşısının iki dozunu da söz konusu mekanlara girişten bir haftadan daha uzun süre önce yaptırmış olanlar veya hastalığı atlatarak bağışıklık kazandıkları belirlenenler ile sınırlı tutuldu. Söz konusu kişilere Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir uygulama üzerinden “yeşil pasaport” verilecek. Maske takma ve sosyal mesafeyi koruma kısıtlamaları ise yürürlükte kalmaya devam edecek. Sinagoglar, camiler ve kiliselerde ibadet edenlerin kapasitesinin yarıya düşürülmesi ise halen zorunlu.

İsrail’de kısıtlamaların hafifletilmesi, ülkede ilk vakanın ortaya çıkmasından tam bir yıl sonra, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun bir dönem daha görevde kalmak için seçimlere girdiği bir zamanda, hükümetin önümüzdeki ay ekonomiyi daha geniş kapsamda açma planı kapsamında gerçekleşti. Netanyahu, Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda “Tedarik ettiğimiz milyonlarca aşı sayesinde dünyada bu alanda kendini ayağa kaldıran ilk ülkeyiz” ifadelerini kullandı. Başbakan ayrıca “Aşı oldunuz mu? Yeşil pasaport alın ve hayata dönün” dedi.

DPA’nın bir kopyasına ulaştığı henüz resmi olarak yayınlanmayan bir başka çalışma, koronavirüse karşı Pfizer ve BioNTech şirketlerinin aşısının temel olarak virüs enfeksiyonunun komplikasyonlarına karşı koruma sağlayabileceğini gösterdi. Şimdiye kadar sadece aşının virüsün neden olduğu enfeksiyonu önleme kabiliyeti hakkında bilgiler vardı. Pfizer ve BioNTech şirketlerinin İsrail Sağlık Bakanlığı ile iş birliği içinde yürüttüğü çalışma taslağında, temelde aşıdaki etken maddenin virüsle enfeksiyonda komplikasyonların oluşumunu önlemede “yüksek etkinliğe sahip” olduğu gösterdi.

Ancak araştırmayı hazırlayanlar taslakta konunun ele alınma yönteminin, aşının enfeksiyon oluşumu üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinde abartıya yol açabileceğini belirterek araştırma sonuçlarını değerlendirmenin zor bir süreç olduğunu vurguladılar. Çalışma taslağı, Yediot Aharonot gazetesinin internet sitesinden İsrailli gazetecilere sızdırıldı. Araştırma henüz resmi olarak, uzmanlar tarafından inceleme yapılan özel bir dergide yayınlanmadı.

Çalışma taslağı, İsrail sağlık verilerine dayanıyor. Çalışmada aşı uygulanan ve uygulanmayan iki grup karşılaştırıldı. Almanya’da iktidardaki koalisyon hükümetini oluşturan partilerden Sosyal Demokrat Parti’sinden sağlık politikaları uzmanı Karl Lauterbach, çalışmanın sonuçlarıyla ilgili iyimserliğini dile getirdi. Şimdiye kadar BioNTech ve Pfizer şirketleri tarafından geliştirilen aşının enfeksiyon komplikasyonlarının ne ölçüde önleyeceği netlik kazanmamıştı. Zira 40 binin üzerine kişi üzerinde gerçekleştirilen geniş kapsamlı klinik çalışmanın ön sonuçlarında, komplikasyonların oluşumu değil hastalık ile enfekte olunmasını incelenmişti.

Önceki çalışmalara göre aşının hastalık ile enfeksiyonu önleme açısından yüzde 95 oranında etkinliğe sahip. Bu durum, araştırmada aşı olan grubun, diğerine göre yüzde 95 daha düşük enfekte olma riskine sahip olduğu anlamına geliyor. Ayrıca salgının olabildiğince hızlı şekilde kontrol altına alınması için sadece hastalığın önlenmesi değil, öncelikli olarak enfeksiyon zincirlerinin kırılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Şarkul Avsat