İran’ın Suriye’nin doğusundaki nüfuz alanı: Deyrizor

Suriye’nin Irak sınırında yer alan ve Fırat Nehri’nin batı yakasında bulunan Deyrizor, İran’ın ve Suriye’deki İran yanlısı grupların en önemli nüfuz alanıdır.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) aktardığı bilgiye göre ABD, perşembeyi cumaya bağlayan gece, bu bölgedeki İran destekli Iraklı grupları hedef aldı ve bombardımanda en az 22 savaşçı öldürüldü.

İran’ın rejime destek olmak için davetle girdiği Suriye’deki askeri nüfuzu, kendisine sadık çeşitli milletlerden silahlı grupların bölgede konuşlandırılmasıyla giderek güçlendi.

Ancak bu durum, Washington için bir endişe kaynağı olurken müttefiki İsrail için de bir tehdit oluşturuyor.

İran yanlısı gruplar Fırat Nehri’nin batı yakasındaki Deyrizor kırsalında yoğunlaşırken ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) de Fırat’ın doğu yakasında konuşlanmış durumdalar.

SOHR, Deyrizor’da, özellikle sınır şehirleri Elbukemal ve Deyrizor arasında kalan ve el-Meyadin’den geçen bölgede İran yanlısı Irak, Afganistan ve Pakistan gruplarından yaklaşık 15 bin savaşçı olduğunu tahmin ediyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) Suriye’de binlerce unsuru ve askeri danışmanı var.  Fakat Tahran yaptığı açıklamalarda yalnızca rejim güçlerine yardım eden danışmanlardan bahsediyor.

Öte yandan Iraklı gruplar, İran’ın talebi üzerine rejim güçlerinin safında savaşıyor. Bu gruplar, önce Irak ve ardından Suriye’de IŞİD’e karşı yapılan operasyonların sona ermesinden bu yana ağırlıklı olarak Irak ile Suriye arasındaki sınır şeridinde konuşlandırılmış haldeler ve yoğun olarak Elbukemal şehrinde bulunuyorlar. Iraklı grupların en önemlilerinden biri Ketaib Hizbullah (Hizbullah Tugayları)’dır.

Suriye’nin doğusunda kendilerini hedef alan hava bombardımanları nedeniyle çok sayıda Ketaib Hizbullah unsuru öldürüldü.

Bahsi geçen hava bombardımanlarının sonuncusu perşembeyi cumaya bağlayan gece ABD tarafından düzenlendi. Ketaib Hizbullah sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre grubun unsurları, Irak sınırlarını korumak için ‘askeri danışman’ olarak Suriye’de bulunuyorlardı.

Analistler, Haşdi Şabi Güçleri’nin en önde gelen gruplarından biri olan Hizbullah Tugayları’nı, DMO ve Hizbullah’ın ardından bölgede Tahran liderliğindeki üçüncü güç olarak görüyorlar.

Aynı zamanda Suriye’deki İran destekli Iraklı gruplar arasında Ketaib Seyyid eş-Şuheda (Seyyid eş-Şuheda Tugayları) Ketaib el-İmam Ali (İmam Ali Tugayları) ve Hareket Hizbullah en-Nuceba (Hizbullah Nuceba Hareketi) bulunuyor.

Bölgede İran tarafından desteklenen en önemli askeri güç ise Hizbullah’tır. 2013 yılından bu yana açık bir şekilde rejim güçleriyle birlikte çatışmalara katılıyor.

Son iki yıldır, çatışmaların yoğunluğu azaldığından ve rejim güçleri ülkenin yaklaşık üçte ikisinin kontrolünü yeniden ele geçirdiğinden dolayı Suriye’deki Hizbullah unsuru sayısı da azaldı.

Öte yandan DMO, Şii Afganlardan oluşan Fatımiyyun Tugayı ile Afgan ve Pakistanlı Şii savaşçılardan oluşan Zeynebiyyun Tugayı’nı kurdu.

Suriye’de birkaç çatışmaya katılan bu gruplar, bugün Deyrizor’da ve Suriye’nin diğer bölgelerinde önemli yerleri koruyorlar.

SOHR’a göre Fatımiyyun Tugayı, Suriye’de İran destekli en büyük gruplardan biri ve Washington 2019’dan beri hem Fatımiyyun Tugayı’na hem de Zeynebiyyun Tugayı’na yaptırımlar uyguluyor.

İran, Deyrizor’da yabancı uyruklu unsurlardan oluşturduğu grupların yanı sıra yerel unsurlardan da gruplar kurdu.

Kurulan bu gruplara, cazip ödemelerin yapıldığını duyan binlerce Suriyeli savaşçı katıldı. İran güçleri ve İran yanlısı grupları, bölgede askeri karakollar ve kışlalar kurdu.

Söz konusu gruplara ait silah ve mühimmat taşıyan kamyonlar, depolar ve askeri noktalar, özellikle El-Meyadin ile Elbukemal arasındaki bölgede hava saldırılarının hedefi oldular.

Bu saldırıların çoğunun, ‘İran’ın Suriye’de konuşlanmasını’ önleme çabalarını sürdüren İsrail tarafından gerçekleştirildiği düşünülüyor.

Independent Arabia‘ın haberine göre, bu sınır bölgesi, İran yanlısı diğer gruplar ve Iraklı gruplar için bölgeye silah ve savaşçı transferinin yanı sıra Irak ile Suriye arasında her türlü malların taşınmasında önemli bir güzergahtır.

Araştırmacı Navvar Şaban (Oliver), kasım ayında Atlantic Council Araştırma Merkezi’nden yayınlanan bir raporunda, İran’ın nüfuzunun artık askeri ve güvenlik alanındaki varlığı ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda Suriye toplumuna nüfuz etmeye ve ekonomik sistemdeki varlığını güçlendirmeye odaklandığını vurguladı.

Buna örnek olarak İran destekli bir grubun tek başına 2019 yılında Deyrizor’da 16 okulu onardığını gösteren Şaban, bunun yanı sıra yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sırasında halka C vitamini ve tıbbi maskeler sağlamak için birkaç tıp merkezi kurduğunu kaydetti.

‘DeirEzzor24’ adlı haber sitesi aracılığıyla Deyrizor’daki durumu belgeleyen aktivist Ömer Ebu Leyla, İran’ın Suriye’nin doğusundaki nüfuzunun yüzde 60’ının artık askeri olmadığını söyledi.

Ebu Leyla, İran’ın bölgedeki nüfuzunun daha çok, genel hizmetleri sağlamak, kültür merkezleri kurmak ve güvenliği tesis etmek üzerine olduğuna işaret etti.

Ebu Leyla, ayrıca şunları belirtti:

İran’ın Fırat’ın batısında bulunmasının ana nedeni, İranlı ve İran yanlısı grupların kontrol ettiği şehirlerde güvenliği sağlama başarısıdır. Bu şehirlerde cinayet vakaları veya IŞİD hücreleri yoktur. İnsanların sempatisini kazanmak için genel olarak Irak’tan gelen gıda yardımlarının dağıtımı da tüm hızıyla devam ederken buradaki insanlara ‘sağlık, eğitim ve temel hizmetler karşılığında sizlerin sadakatini kazanmak için zor günlerde yanınızdayız’ mesajı veriliyor.

Independent Türkçe, Independent Arabia