Myanmar’da darbeciler 18 sivil protestocuyu öldürdü

Yetkililerin kullandığı şiddeti kınayan Birleşmiş Milletler, barışçıl bir biçimde toplanma hakkını vurguladı

Güvenilir verilere dayanan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), dün Myanmar’da protestocuları hedef alan güvenlik hamlesinde en az 18 kişinin öldürüldüğü bildirdi. Aynı zamanda şiddet kullanımını şiddetle kınadığını vurguladı.

Haber ajansları güvenlik güçlerinin dün silah kullanarak en az 8 protestocuyu öldürdüğünü bildirmişti. Nitekim dün, Myanmar’da dört hafta önce kaydedilen askeri darbenin en kanlı günü sayıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Sözcüsü Stephane Dujarric, Genel Sekreter Antonio Guterres’in çok sayıda can kaybı ve ciddi yaralanmalardan ‘oldukça rahatsız’ olduğunu, barışçıl protestoculara karşı kullanılan ölümcül gücün ve keyfi tutuklamaların kabul edilemeyeceğini aktardı. Aynı zamanda uluslararası toplumu bir araya gelerek Myanmar halkının seçim iradesine saygı duyulması ve baskıya son verilmesi gerektiğine dair Myanmar ordusuna net bir mesaj gönderme çağrısında bulundu.

OHCHR Sözcüsü Ravina Shamdasani ise konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere başvurdu:

“Myanmar’da protestoculara yönelik şiddet olaylarındaki artışı şiddetle kınıyor; orduyu barışçıl protestoculara karşı güç kullanmayı derhal durdurmaya çağırıyoruz. Gün içerisinde ülkenin çeşitli yerlerinde polis ve askeri güçler, barışçıl protestoculara ölümcül güçle karşılık verdi. OHCHR tarafından elde edilen güvenilir bilgilere göre, en az 18 kişi hayatını kaybederken 30’dan fazla kişi ise yaralandı. Haberlerde yer aldığına göre can kayıpları; Yangon, Dawei, Mandalay, Myiek, Bago ve Pokokku’daki kalabalığa karşı gerçek mermi kullanılması sonucunda kaydedildi. Aynı zamanda bazı yerlerde göz yaşartıcı gaz ve ses bombasının kullanıldığı bildirildi. Nitekim Myanmar halkı, barışçıl bir biçimde toplanma ve demokrasinin yeniden kurulmasını talep etme hakkına sahiptir. Ordu ve polis ise bu temel haklara saygı göstermeli, şiddet ve kanlı baskı ile karşılık vermemelidir. Şiddet kullanmayan protestoculara karşı ölümcül güç kullanılması, uluslararası insan hakları standartları temelinde gerekçelendirilemez.”

Şarku’l Avsat’ta yer alan habere göre, Myanmar’da iktidardaki askeri grup, iktidarı bırakmasını ve şubat ayı başlarında devrilen sivil lider Aung San Suu Çii’nin serbest bırakılmasını talep eden kapsamlı halk hareketini kontrol altına almaya çalışıyor.

İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, seçilmiş hükümet üyeleri de dahil olmak üzere keyfi olarak tutuklanan herkesin derhal serbest bırakılması çağrısını yineledi. Sözcü Shamdasani ise açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

“Siyasi yetkilileri, aktivistleri, sivil toplum üyelerini, gazeteciler ve tıp alanı uzmanlarını tutuklayan polis ve güvenlik güçleri, böylece artan muhalif sesi ve protestocuları hedef aldı. Polis, yalnızca bugün içerisinde, gösterilerde yer alan 7 gazeteciye ek olarak en az 85 sağlık çalışanı ve öğrenciyi tutukladı. Geçtiğimiz ay ise en az bin kişi, yalnızca fikir, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma haklarını kullandıkları için, çoğu zaman herhangi bir yasal işlem kaydedilmeksizin keyfi bir şekilde tutuklanarak göz altına alındı. Bazılarının nerede olduğu henüz bilinmiyor. Uluslararası toplum, protestocular ve Myanmar’da demokrasinin geri dönüşünü isteyenlerle dayanışma içerisinde olmalıdır.”